Başûrlu Gazeteci Niyaz Abdullah, Ortadoğu’da yaşanan gelişmelerin ve küresel-bölgesel güçlerin kurduğu yeni jeopolitik dengelerin en çok Kürtleri etkileyeceğini belirterek, Rojava’da yaşanan gelişmelerin ardından Başûr’a yönelik tehditlerin daha görünür hale geldiğini söyledi.
Kürdistan bölgesinde bölgesel gelişmelerin yol açtığı krizlerin yanı sıra, halkın yaşamını doğrudan etkileyen krizlerin de mevcut olduğunu belirten Niyaz Abdullah, bölgesel müdahaleler ve Bağdat'ın baskılarına karşı tüm siyasi aktörlere dar parti hesaplarını bir kenara bırakarak acilen ortak bir ulusal strateji etrafında birleşmesi çağrısı yaptı.
Kürdistan Bölgesi'nin bugün ciddi siyasi, ekonomik ve idari sorunlarla karşı karşıya olduğuna işaret eden Niyaz Abdullah, yönetimde uzun yıllardır devam eden parti çıkarları, yolsuzluk, kötü yönetim ve kurumsal zayıflıkların faturasının doğrudan halka kesildiğini ifade etti. Bu tablonun yalnızca iç sorunları derinleştirmekle kalmadığını, Hewlêr ile Irak hükümeti arasındaki ilişkileri de daha karmaşık hale getirdiğini vurgulayan Niyaz Abdullah, özellikle 2017 referandumu sonrasında yaşanan gelişmelerin Kürdistan Bölgesi'nin siyasi konumunu zayıflattığını ve Bağdat ile yaşanan anlaşmazlıkları artırdığını kaydetti.
Federal sistem çerçevesinde sahip olunan anayasal hakların önemli bir kısmının uygulanmadığı yönünde eleştiriler bulunduğunu hatırlatan Niyaz Abdullah, buna karşın bölgedeki siyasi partilerin ve yöneticilerin de kendi sorumluluklarını yerine getirmediğini, ulusal çıkarlar yerine parti çıkarlarını öne çıkarmalarının Başûr’daki kazanımları tehlikeye attığını vurguladı.
Türkiye ve İran'ın bölgedeki etkileri, Bağdat ile yaşanan anlaşmazlıklar ve iç siyasi bölünmüşlüğün Kürdistan Bölgesi'ni çok yönlü bir baskı altında bıraktığına dikkat çeken Niyaz Abdullah, bu durumun sonucunda ekonomik krizlerin derinleştiğini, halkın yaşam koşullarının ağırlaştığını ve genç nesiller arasında umutsuzluğun arttığını ifade etti.
Bütün bunlara rağmen Kürdistan Bölgesi'nin sahip olduğu siyasi tecrübe, kurumlar, halk desteği ve uluslararası ilişkilerin hala önemli bir güç olarak görüldüğünü belirten Niyaz Abdullah, başta KDP ve YNK olmak üzere tüm siyasi güçlerin dar parti hesaplarını bir kenara bırakarak ulusal sorumlulukla hareket etmeleri gerektiğini vurguladı.
Kürdistan'ın tüm parçalarının ve siyasi aktörlerinin ortak bir ulusal strateji etrafında birleşmesi, diplomatik ilişkilerin güçlendirilmesi, seçim süreçlerinin sağlıklı biçimde yürütülmesi ve ulusal çıkarların esas alınması gerektiğinin altını çizen Niyaz Abdullah, özelikle seçimlerin üzerinden yaklaşık iki yıl geçmesine rağmen hükümetin halen kurulamamasının hem Bağdat’ın Kürdistan Bölgesi üzerindeki baskılarını artırdığını hem de bölgenin siyasi iradesini zayıflattığını belirtti.
Niyaz Abdullah, bu durumun iç sorunların çözümünü geciktirdiğini ve halkın yönetime olan güvenini olumsuz etkilediğini söyledi. Mevcut siyasi tıkanıklığın aşılması için tarafların ulusal sorumluluk bilinciyle hareket etmesi gerektiğini ifade eden Abdullah, aksi halde Kürdistan Bölgesi'nin hem Bağdat'ın baskıları hem de bölgesel güçlerin müdahaleleri karşısında daha kırılgan bir konuma sürüklenebileceği uyarısında bulundu.