“Umut hakkı”nın yalnızca hukuki bir düzenleme değil, aynı zamanda demokratik çözüm ve barış süreci açısından temel bir zorunluluk olduğunu belirten Nejdet Atalay, Avrupa Konseyi ve ilgili kurumları sorumluluk almaya çağırdı.
Strasbourg’da bir araya gelen Kürdistanlılar Avrupa Konseyi’ne, AİHM’in ‘Umut Hakkı’ kararının uygulanmasını sağlamak için tüm denetim mekanizmalarını kullanmasını talep ederek, "Türkiye’ye baskı kurun ve kararı uygulayın” diye seslendi.
DEM Parti Demokratik Yerel Yönetimler Kurulu, Amed’de düzenlediği iki günlük konferansın sonuç bildirgesinde, Önder Apo’nun statüsünün belirlenmesini, özgürlük ve demokratik entegrasyon yasalarının çıkarılmasını istedi.
AK'nin “umut hakkının” uygulanması konusunda daha fazla sorumluluk üstlenmesi gerektiğini belirten Hişyar Özsoy, “Umut hakkının tanınması, Sayın Öcalan’ın kişisel özgürlüğünün ötesinde bir anlam taşıyor ve sürece önemli katkı sağlayacaktır" dedi.
DEM Parti Amed Milletvekili Adalet Kaya, barış sürecindeki belirsizliğin toplumsal soru işaretlerini artırdığını belirterek, kalıcı çözüm için hukuki güvencelerin oluşturulması, İmralı’daki iletişim kanallarının açılması gerektiğini söyledi.
Tek seferlik yasayı çıkarabilmek için o yasanın etkili olacağı Türkiye koşullarını yaratmak gerektiğini vurgulayan Yüksel Genç, CHP’ye yapılan müdahaleleri örnek göstererek, “Demokratik siyaset alanı yokken, silah bırakanlar nasıl gelecek?” dedi.
Kürdistanlı siyasetçiler, Avrupa Konseyi (AK) önünde yaptıkları açıklamayla AK Bakanlar Komitesi’ni Önder Apo için “umut hakkını” derhal tanımaya çağırdı.
82 Nobel ödüllü isim, Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi’ne yaptıkları yeni çağrıda, Önder Apo hakkında “umut hakkı”nın uygulanması için somut adımlar atılmasını istedi.
Barış ve Demokratik Toplum Süreci devam ederken iktidarın adım atmamasının kabul edilemez olduğunu belirten KCK Yürütme Konseyi Üyesi Mustafa Karasu, “Türkiye’nin en temel sorunu böyle araçsallaştırılamaz. Eğer böyleyse çok tehlikeli, çok kötü” dedi.