ABD saldırıları ve Maduro’nun kaçırılması uluslararası krize yol açtı

ABD’nin Venezuela’ya yönelik geniş çaplı hava saldırıları ve Devlet Başkanı Nicolas Maduro’nun gözaltına alındığı iddiası, bölgeyi alarma geçirdi; Kolombiya sınır hattına asker yığarken, Avrupa ve dünyadan itidal çağrıları yükseldi.

MADURO'NUN KAÇIRILMASI

ABD’nin Venezuela’ya yönelik başlattığı geniş çaplı hava saldırıları ve Devlet Başkanı Nicolas Maduro’nun ABD güçleri tarafından gözaltına alındığı yönündeki açıklamalar, yalnızca Venezuela’da değil tüm bölgede ve uluslararası alanda ciddi bir krize yol açtı. ABD Başkanı Donald Trump, Truth Social üzerinden yaptığı açıklamada, Maduro ve eşi Cilia Flores’in “yakalanarak ülke dışına çıkarıldığını” duyurdu.

CARACAS BOMBALANDI, OLAĞANÜSTÜ HAL İLAN EDİLDİ

3 Ocak sabaha karşı Caracas başta olmak üzere Miranda, Aragua ve La Guaira eyaletlerinde çok sayıda patlama meydana geldi. Görgü tanıkları, askeri tesislerin hedef alındığını, başkentin geniş kesimlerinde elektriklerin kesildiğini bildirdi. La Carlota askeri havaalanı, Fuerte Tiuna askeri kompleksi ve başkent çevresindeki bazı hava üslerinin vurulduğu iddia edildi. Venezuela hükümeti saldırıların ardından ulusal olağanüstü hal ilan etti.

Devlet Başkan Yardımcısı Delcy Rodríguez, Maduro ve eşinin nerede tutulduğuna dair hükümetin bilgi sahibi olmadığını belirterek “derhal yaşam kanıtı” talep etti. Savunma Bakanı Vladimir Padrino López ise tüm silahlı kuvvetlerin ülke genelinde seferber edildiğini açıkladı ve Venezuela’nın “yabancı askeri varlığa direnç göstereceğini” söyledi.

ABD: “BAŞKA BİR ASKERİ ADIM PLANLANMIYOR”

ABD cephesinde ise Dışişleri Bakanı Marco Rubio’nun, Cumhuriyetçi Senatör Mike Lee’ye Maduro’nun ABD’de yargılanmak üzere gözaltına alındığını ve “Venezuela’ya yönelik başka bir askeri adım beklenmediğini” söylediği aktarıldı. ABD’li yetkililere göre operasyon, ABD ordusunun seçkin özel birimi Delta Force tarafından yürütüldü.

Gelişmelerin ardından Kolombiya Devlet Başkanı Gustavo Petro, ulusal güvenlik konseyi toplantısı sonrası Venezuela sınırı boyunca güvenlik güçlerinin konuşlandırıldığını açıkladı. Petro, olası kitlesel mülteci akınına karşı insani yardım ve acil müdahale kapasitesinin seferber edildiğini duyurdu. Kolombiya ile Venezuela arasında 2 bin kilometreyi aşan kara sınırı bulunuyor.

Petro, saldırıları “Venezuela’nın egemenliğine yönelik bir saldırı” olarak nitelendirerek Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’ni acil toplantıya çağırdı.

AVRUPA’DAN İTİDAL ÇAĞRISI

Saldırılara Avrupa’dan da tepkiler geldi. İspanya Dışişleri Bakanlığı, Venezuela’da gerilimin düşürülmesi, itidal ve uluslararası hukuka saygı çağrısı yaparak, Madrid’in barışçıl bir çözüm için arabuluculuk yapmaya hazır olduğunu açıkladı.

İtalya Başbakanı Giorgia Meloni, Venezuela’daki gelişmeleri yakından izlediklerini belirterek, ülkede yaşayan yaklaşık 160 bin İtalyan vatandaşının durumu hakkında bilgi topladıklarını söyledi. Meloni, Dışişleri Bakanı Antonio Tajani ile sürekli temas halinde olduklarını ifade etti.

KÜRESEL TEPKİLER VE MÜTTEFİKLER

Küba, İran ve Rusya, ABD’nin saldırılarını sert bir dille kınayarak “egemenliğin ihlali” ve “silahlı saldırganlık” olarak tanımladı. Moskova, Washington’un adımının uluslararası hukuku tehlikeli biçimde aşındırdığını belirtti. Çin ve Rusya’nın Venezuela ile ekonomik ve stratejik ilişkilerini sürdürdüğü, Küba ve Nikaragua’nın ise Caracas’ın bölgedeki en yakın müttefikleri olduğu hatırlatıldı.

“NE OLACAĞI BELİRSİZ”: İÇ SAVAŞ UYARISI

Uzmanlar, Maduro’nun gözaltına alınmasının ülkede siyasi geçişi otomatik olarak garanti etmeyeceği görüşünde. Analistlere göre ordu, önceden bir müzakere olmaksızın kontrolü devretmeye yanaşmayabilir. Muhalefetin öne çıkan isimlerinden Maria Corina Machado olası bir Batı destekli alternatif olarak gösterilse de, muhalefetin önemli bir bölümü de ABD müdahalesine karşı çıkıyor.

Uzmanlar, mevcut tablo devam ederse Venezuela’nın iç savaş ya da uzun süreli yıkıcı bir çatışma riskiyle karşı karşıya kalabileceği uyarısında bulunuyor. ABD’nin bu hamlesi, Soğuk Savaş’tan bu yana Latin Amerika’daki en büyük askeri tırmanış olarak değerlendiriliyor.