‘26 yıl sonra gelen video halklar için direnç kaynağı oldu’

ÖHD İstanbul Şube Eş Başkanı İshak Demirel, Önder Apo’nun videolu çağrısının halklar için direnç kaynağı olduğunu belirtirken, sürecin tek taraflı yürümeyeceğini ve devletin ciddi adımlar atması gerektiğini kaydetti.

Özgürlük İçin Hukukçular Derneği (ÖHD) İstanbul Şube Eş Başkanı İshak Demirel, 9 Temmuz'da yayınlanan videolu çağrının tarihi bir önemde olduğunu belirterek, halklar açısından bir direnç kaynağı olduğunu söyledi. 

‘SESİNİ VE GÖRÜNTÜSÜNÜ GÖRMEK HALKLARA BİR DİRENÇ OLMUŞTUR’

ANF’ye konuşan Demirel, “27 yıl sonra gelen video hem oluşturduğu manevi hissiyat hem de içeriği bakımından tarihi önemdedir. Bu video ile uzun yıllardır Sayın Abdullah Öcalan’ın sesini ve görüntüsünü görmek isteyen halklara bir direnç olmuş hem de devam eden sürecin yol haritasını göstermiştir. 27 yıl sonra gelen bu 7 dakikalık video tarafların sürece eski dönemlere oranla daha ciddiyetle de yaklaştığını göstermektedir. Bu durumu elbette Ortadoğu’da gelişen durumlardan bağımsız göremeyiz” dedi. 

‘TBMM’DE KOMİSYONUN BİR AN ÖNCE KURULMASI GEREKİR’

Önder Apo’nun çağrısında yer alan silahların bırakılması ve demokratik siyaset vurgusunun önemli olduğunu söyleyen Demirel, sözlerine şöyle devam etti: “Sayın Abdullah Öcalan, 27 Şubat çağrısının arkasında olduğunu belirttikten sonra sadece Kürt halkına değil küresel bir çağrıda bulunmuş ve Türkiye’de gerçekleşecek barışın Demokratik Modernite kapsamında küresel bir etkisinin olacağını dile getirmiştir.

Bu tarihi videoda silahların gönüllüce bırakılması ve yeni dönemin demokratik siyaset yoluyla başlatılması temel argüman olarak görülmektedir. Barış ve Demokratik Toplum çağrısında yer alan ve videoda da belirtilen temel hususlar demokratik siyaset ve hukuki boyuttur. Silahların bırakılmasından sonra daha belirgin olarak ortaya konması gereken ve atılması gereken adımlar bulunmaktadır. Bu hususta ilk olarak videoda belirtilen ve ülke gündeminde de yer alan TBMM’de kurulması düşünülen komisyonun bir an önce kurulması gerekir.  Sürecin toplumsallaştırılmasından bahsettiğimiz için kurulacak bu komisyonun demokratik usullerle ve tüm partilerin katılımıyla oluşturulması önemlidir. Bu komisyon yetkili ve kapsamlı olmalı, var olan sorunları tespit edip buna göre gerekli değişikliklerin yapılmasını sağlamalıdır. TBMM’nin gerekirse tatile girmeden bu komisyon çalışmalarına başlaması elzemdir. “

‘DEVLETİN ARTIK CİDDİ ADIMLAR ATMASI GEREKİYOR’

Artık devlet tarafından ciddi adımların atılması gerektiğini vurgulayan Demirel, yasalarda değişiklikler yapılması gerektiğini, hasta ve infazı yakılmış tutsakların serbest bırakılması gerektiğini belirtti. 

Demirel sözlerine şöyle devam etti: “Barış ve Demokratik Toplum çağrısının gerekliliği olan demokratik siyaset ve hukuki boyutun tanınması komisyonun çalışmalarında asli unsur olmalıdır.  Bugüne kadar gelen süreçte görülen sürecin tek taraflı yürümeyeceğidir. Devlet tarafından bugüne dek ciddi bir adım atılmamışsa da bugünden sonrası pratik ve somut adımların atılması gerekmektedir. Bu kapsamda vatandaşlık tanımı ve anadilde eğitim haklarının yanında Anayasa, infaz kanunu, ceza kanunları ve diğer kanunlardaki değişikliklerin özgürlükler hukuku kapsamında yapılması hukuki boyutun tanınması aşaması açısından önemlidir. Bunun yanında hasta ve infazı yakılmış tutsaklar başta olmak üzere siyasi tüm tutsakların da serbest bırakılması bir gerekliliktir.”

‘DEVLET TARAFINDAN YAPILMASI GEREKENLER BİR AN ÖNCE YAPILMALIDIR’

Önder Apo’nun bireysel anlamda bir özgürlük talebinin olmadığına dikkat çeken Demirel, buna karşılık umut hakkının uygulanmasının artık önemli olduğunu dile getirdi. 

Demirel şunları söyledi: “Sayın Abdullah Öcalan kendi bireysel özgürlüğünü bireysel bir sorun olarak görmediğini belirtmiştir. Uzun süredir gündemde olan ve hukukçular olarak bizlerinde taleplerinden biri olan umut hakkının uygulanması da süreç açısından önemli bir husustur. AİHM kararı, Bakanlar Komitesi talebine rağmen umut hakkı Türkiye tarafından ısrarla uygulanmamaktadır. Süreçten bağımsız dahi bu hakkın uygulanması gerekirken sürece rağmen uygulanmaması devlet tarafından sürecin ağır yürütüldüğünü göstermektedir. 27 Şubat, öncesi ve sonrası ile 9 Temmuzdaki video açıkça göstermektedir ki Sayın Abdullah Öcalan ve Kürtler tarafından süreç ciddiyetle ve samimi şekilde yürütülmektedir. Sürecin sağlıklı yürütülmesi ve başarıyla sonuçlandırılması için adımların iki taraflı ve hızlı şekilde atılması gerekir. Sürecin temel yapı taşları olan demokratik siyaset ve hukuki boyutun tanınması da ancak devlet tarafından yapılması gerekenlerin bir an önce yapılmasıyla sağlanabilir.”