Bozan: Komisyon, Kürt sorununu ortaya çıkaran sebeplere odaklanmalı

DEM Parti Mersin Milletvekili Ali Bozan, silahın bir sonuç olduğunu vurgulayarak, Meclis çatısı altında kurulacak komisyonun Kürt meselesinin sebeplerini ortadan kaldıracak çalışmalar yürütmesi gerektiğini ifade etti.

ALİ BOZAN

Meclis tatile kısa süre önce Meclis Başkanı Numan Kurtulmuş, grubu olan partilerle bir araya gelerek komisyon için görüşme yaptı. Yakın zamanda ise Kurtulmuş’un imzasıyla Meclis'te hem grubu bulunan hem de diğer siyasi partilere gönderilen yazıda, komisyonda yer alacak milletvekillerinin isimlerinin 31 Temmuz Perşembe günü saat 17.00'ye kadar TBMM Başkanlığı'na bildirilmesi istendi.

Yazıda; AKP’den 21, CHP’den 10, DEM Parti ve MHP'den 4’er, İYİ Parti ve Yeni Yol Partisi’nden 3’er, HÜDA PAR, Yeniden Refah Partisi, TİP, EMEP, DSP ve DP’den de 1’er milletvekilinin ismi istendi.

Komisyonun teknik içeriğine dair bazı detaylar kamuoyuna yansırken, nasıl işleyeceğine ilişkin ayrıntılar ise henüz bilinmiyor. Peki, halkın komisyona dair beklentileri nelerdir?

Mersin’de “Barış ve Demokratik Toplum Buluşmaları” gerçekleştiren DEM Parti Mersin Milletvekili Ali Bozan, halkın komisyona bakışını aktarırken, komisyondan beklentilerini de aktardı.

‘MESELENİN SEBEPLERİNE BAKAN BİR KOMİSYON OLMALI’

Ali Bozan, iktidarın komisyonu sadece silah bırakma sürecini izleyen bir yapı olarak tasarladığı izlenimini verdiğini belirtirken, komisyonun esas olarak Kürt sorununun sebeplerine bakması gerektiğini vurguladı:

“Özellikle Meclis’in 1 Ekim'e kadar tatilde olması münasebetiyle, insanların komisyona dair kaygıları daha da artıyor. Çünkü insanlar, sorunun hukuki ve politik zeminde bir an önce çözülmesi için adımlar atılmasını bekliyor. Ama Meclis tatilde olduğu için bu mümkün olmayacak. Bu nedenle komisyona daha fazla değer atfediliyor. Bu anlamda komisyonun çalışmaları önemli.

Ama komisyonun çalışmalarına -en azından bugüne kadar iktidar cephesinden kamuoyuna yansıyan kısmına- baktığımızda, sınırlı yerden bakan bir duruş söz konusu. Meseleyi sadece silaha ve şiddete indirgeyen, PKK'nin silah bırakmasını takip edecek bir komisyon şeklinde bir bakış açısı söz konusu. En azından iktidarın yansıttığı bu. Ama bizim bugüne kadar gerçekleştirdiğimiz halk toplantılarında bu, kabul gören bir durum değil.

Sayın Öcalan'ın da hep bahsettiği gibi, silah bu meselenin sebebi değil, sonucu. Bu nedenle komisyonun, Kürt meselesinin sebeplerini ortadan kaldıracak çalışmalar yürütmesi gerekiyor. Çünkü sebepleri ortadan kaldırmadığımız sürece, sonuçları dilediğimiz kadar tartışalım, dilediğimiz kadar ortadan kaldıralım bir anlamı olmayacak. O nedenle, meselenin sebeplerini ortadan kaldıracak çalışmaların yürütülmesi gerekiyor.”

‘HALK, HUKUKİ VE POLİTİK BİR KABUL BEKLİYOR’

Bozan, yaptıkları halk toplantılarında, insanların Kürt sorunu temelinde hukuki ve politik zeminde bir kabulün ortaya konması gerektiğini beklediklerini de ekleyerek şöyle devam etti:

“Bizim hem halk toplantılarında dile getirdiğimiz hem de bugüne kadar İmralı’da Sayın Öcalan'la yapılan görüşmelerde ortaya çıkan bir sonuç var: Bugüne kadar Kürt’ün varlığının, dilinin, tarihinin, kimliğinin ve coğrafyasının inkârı söz konusuydu.

Evet, bu inkâr ortadan kalktı. Ama bu aşamada şunu gerçekleştirmek gerekiyor: Bu defa varlığı kabul etmek gerekiyor. Kürt’ün dilini, kimliğini, tarihini, coğrafyasının varlığını kabul etmek gerekiyor. Ve bunun da hukuki ve politik zeminde kabul edilmesi gerekiyor.

Çünkü bizim yaptığımız bütün halk toplantılarında şunu gördük: Yurttaşların -sadece Dem Partililer değil bu arada- çok büyük bir kısmı mevcut siyasal iktidara maalesef güvenmiyor. Özellikle geçmiş pratiklerinden kaynaklı ve sadece mevcut iktidara da değil.

Çünkü mevcut iktidar, yani AKP ve Cumhur İttifakı, sadece 23 yıldır iktidarda ama onlardan önce de bir devlet pratiği vardı. Ve bu devlet pratiği de Kürt’ün varlığını inkâr ediyordu. Bugüne kadar kimi girişimler oldu, kimi sözde kabuller oldu.

O nedenle bizim yaptığımız halk toplantılarında insanlar artık şunu diyor: Hukuki ve politik zeminde kabulün ortaya konması gerekiyor. Bu da ancak yasal ve anayasal düzenlemelerle gerçekleşebilir. Tam da bu noktada komisyonun çalışmaları oldukça önemli.”

‘KOMİSYON ÖNEMLİ AMA KESİNLİKLE EKSİK YANLARI VAR’

Ali Bozan, komisyonun yasayla kurulmuş olması gerektiğini vurgularken, mevcut yapının eksiklerine de dikkat çekti ve komisyonun, Meclis açılana kadar bu eksiklikleri gidermek için çaba göstermesi gerektiğini ifade etti:

“Başta da dediğim gibi, komisyona sadece PKK’nin silahlarının imha sürecini takip edecek, bunu izleyecek bir çerçeve çizilirse bu yaklaşım son derece sınırlı kalır. Aslında kamuoyunda da hukuki düzenlemeler anlamında sınırlı bir bakış açısı söz konusu. Çünkü genelde sadece cezaevlerine yönelik ya da kamuoyunda çok tartışıldığı için kayyımlara yönelik düzenlemelerden bahsediyor. Ama bu, çok sınırlı ve dar bir bakış açısıdır.

Şu anda cezaevlerinde 6-7 bin politik tutsağın bulunduğundan bahsediliyor. Yani yarın devlet dese ki, ‘Bu 6-7 bin politik tutsağı serbest bıraktım, kayyım atadığım 10 DEM Partili belediyeyi de iade ettim.’ Bu mesele çözülecek mi? Hayır. Aynı şekilde diyelim ki, örgüt 6-7 bin silah imha etti, bu mesele çözülecek mi? Hayır. Çünkü bunların tamamı sadece sonuçtur. O nedenle sebepleri ortadan kaldırmak gerekiyor.

Halk toplantılarında, sayıca sınırlı da olsa insanlar şunu soruyor: ‘Sürgündeki Kürtler ne olacak? Mahmur Kampı ne olacak? Şêx Said'in, Seyit Rıza'nın mezar yerlerini öğrenebilecek miyiz? Bu şahsiyetlerin itibarları iade edilecek mi? Yine aynı şekilde isimleri değiştirilen binlerce köy, ilçe, kasaba var. Bunların isimleri tekrardan kendi ana dillerine dönecek mi? Kürtler diledikleri şekilde ana dillerinde eğitim görebilecek mi? Kürtçe, kamusal alanda özgürce kullanılabilecek mi?

İşte tam da bu yüzden diyoruz ki: Mesele, sebepleri ortadan kaldırma meselesidir. Yani silah bırakma, cezaevindeki siyasi tutsaklar, kayyımlar gibi konular bu meselenin sonuçlarıdır. Sebepleri tartışmamız gerekiyor.

Bizim talebimiz, komisyonun bir yasayla kurulmasıydı. Ama maalesef şu anda komisyon yasayla değil, Meclis Başkanı'nın inisiyatifiyle kuruluyor. Haliyle, komisyonun yetkilerinin ve tartışma alanlarının dar olacağı muhakkak. Tabii, yasayla kurulmamış olması komisyonu önemsemediğimiz anlamına gelmiyor.

Aksine, komisyonun kuruluyor olması çok çok kıymetli. Çünkü yüz yıllık Cumhuriyet tarihinde ilk defa Meclis’te, Kürt meselesinin çözümü için bir komisyon kuruluyor ve tartışmalar yürütülecek. Bu anlamda, önemli ama kesinlikle eksik yanları var. Eksik yanlarının da zaman içerisinde -özellikle de Meclis’in kapalı olduğu bu iki aylık süre içerisinde- giderilebileceğini düşünüyoruz. Çabamız, gayemiz onun için olacak.”