DBP, TJA, Kürt Kadın Birliği ve Amed Barosu Êzidî Soykırımı'nı kınadı

Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) Kadın Meclisi, TJA, Bakur Kürt Kadın Birliği Platformu ve Amed Barosu 11’inci yıldönümünde Êzidî Soykırımı'nı kınayarak, soykırımın tanınmasını istedi.

ÊZIDÎ SOYKIRIMI

DBP Kadın Meclisi 3 Ağustos 2014’te başlayan ve Êzidîlerin 74’üncü ferman olarak andığı soykırım saldırılarına ilişkin yazılı açıklamada bulundu.

Kadın Meclis,, DAİŞ’in ideolojik mirasının farklı biçimlerde yeniden canlandırıldığına dikkat çekerek, HTŞ gibi yapılarda cisimleşen bu zihniyetin, erkek egemenliğini ve sömürgeci politikalarını sürdürdüğünü belirti.

Açıklamada “Alevi ve Dürzi halklarına yönelik gerçekleştirilen katliamlar da Êzidî soykırımının bir devamı niteliğindedir” denildi. 

Kadın Meclisi “Êzidî kadınların mücadelesini, adalet arayışlarını ve yeniden yaşam kurma iradelerini sahipleniyoruz. 74. fermanın sorumlularının yargılanması, kayıpların bulunması ve faillerin uluslararası mahkemelerde hesap vermesi için mücadelemizi sürdüreceğiz” diye ekledi. 

ŞENGAL’İN STATÜSÜ TANINMALI

Bakur Kürt Kadın Birliği Platformu, “Uluslararası kamuoyunun Êzidî halkına güçlü destek sunması gerekir. Şengal’in kendi iradesiyle oluşturduğu statü tanınmalı, bu katliam Êzidî Kürt halkına yönelik soykırım ve kadın kırımı olarak kabul edilmelidir” ifadelerini kullandı. 

SOYKIRIM TANINSIN 

Amed Barosu ise, uluslararası kurumları ve devletleri Şengal’de yaşananları “soykırım” olarak tanımaya çağırdı.

‘ÊZÎDÎ SOYKIRIMI VE KADIN KIRIMI OLARAK TANINMALI’

TJA tarafından yapılan açıklamada şunlar ifade edildi: “3 Ağustos, Kadın Kırımı ve Soykırıma Karşı Uluslararası Eylem Günü olarak kabul edilmelidir.  Şengal katliamı, Êzîdî soykırımı ve kadın kırımı olarak tanınmalı, sorumlular uluslararası ceza mekanizmaları önünde yargılanmalıdır.  Kayıp Êzîdî kadınlar ve çocuklar için uluslararası bağımsız araştırma ve kurtarma mekanizmaları derhal oluşturulmalıdır.  Êzîdî halkının ve özelde Şengal’in statüsünün tanınmasına yönelik adımlar atılmalı, halkın iradesini esas alan siyasi, toplumsal ve kültürel bir statü derhal sağlanmalıdır. Şengal’de DAİŞ eliyle gerçekleştirilen kadın kırımına karşı geliştirilen direniş, Kürt kadın özgürlük mücadelesiyle birleşerek bugün bölgesel ve uluslararası bir karşı duruşa dönüşmüştür. Êzîdî kadınlar bu çizgiyle buluşarak kendi örgütlü savunmalarını kurmuş, hesap sorma iradesini büyütmüştür. Bu mücadele sadece geçmişin hesabını sormak değil, geleceği özgürlük temelinde kurma iddiasıdır. Kadın kırımına karşı örgütlü direnişi büyütmeye, faillerden ve işbirlikçilerinden hesap sormaya devam edeceğiz.”