Açılış konuşmasını Meclis Başkanı Numan Kurtulmuş’un yaptığı komisyon toplantısında konuşan Gülistan Kılıç Koçyiğit, Kürt sorununun yalnızca bir kimlik meselesi değil, demokrasi, hukuk devleti ve toplumsal barış açısından da temel bir mesele olduğunu belirterek, güvenlikçi politikalarla çözülemeyeceğinin altını çizdi.
Gülistan Kılıç Koçyiğit, “DEM Parti olarak komisyonun çalışmalarına çoğulcu, eşit yurttaşlığa dayalı bir demokratik gelecek inşa etme sorumluluğuyla katkı sunmayı temel bir sorumluluk olarak görüyoruz” dedi.
YERİNDEN YÖNETİM VE KOLEKTİF HAKLAR
DEM Parti temsilcisi, demokratik katılımın bireysel hakların yanı sıra kolektif hakları da kapsaması gerektiğini, karar alma süreçlerinde yerinden yönetimin güçlendirilmesinin şart olduğunu söyledi. Kayyım uygulamalarının halkın iradesini yok saydığını ve tüm yurttaşların demokratik haklarını kısıtladığını ifade etti.
Gülistan Kılıç Koçyiğit, “Bu komisyonun da barışın dilini ve demokratik siyasetin zeminini güçlendiren bir perspektifle çalışacağına olan inancımızı belirtmek istiyoruz. Bu çerçevede, demokratik katılım yalnızca bireysel değil, kolektif hakları ve siyasal temsil imkânlarını da içermelidir. Katılım, seçimle sınırlı kalmamalı; karar alma süreçlerine eşit erişim, yerinden yönetim, yerinden yönetimin güçlendirilmesi ve halkın iradesine saygıyı da içermelidir” ifadelerini kullandı.
ANADİL HAKKI VE KÜLTÜREL ÇOĞULCULUK
Ana dilde eğitimin yalnızca pedagojik değil, varoluşsal bir hak olduğuna dikkat çeken Gülistan Kılıç Koçyiğit, bu hakkın güvence altına alınmasının kültürel çoğulculuğu güçlendireceğini dile getirdi. Konuşmada, “Ana dil hakkı da yalnızca pedagojik değil, varoluşsal bir meseledir. Ana dilde eğitim, kamu hizmetlerine erişim, kültürel üretim imkânları, Kürt halkının eşit yurttaş olarak yaşamasının temelidir. Bu hakların güvence altına alınması, kültürel çoğulculuğu esas alan bir hukuk düzenine geçiş için önemlidir” ifadeleri kullanıldı.
DEMOKRATİK SİYASET ÇÖZÜMÜN ZEMİNİ OLMALI
Gülistan Kılıç Koçyiğit, Önder Apo’nun demokratik siyaseti çözüm yolu olarak işaret ettiğini hatırlatarak, kalıcı barışın meşru ve kapsayıcı bir siyasal zeminle mümkün olacağını söyledi.
Gülistan Kılıç Koçyiğit, “Sayın Öcalan’ın dediği gibi, bu topraklar artık demokrasiyi hem hakkı hem de görevi olarak bilenlerin yaşadığı bir ülke olacaktır” dedi.