Atılan adım bizlere ve topluma ağır bir sorumluluk yüklüyor!

İHD’li Gülseren Yoleri, Özgürlük hareketinin silahları yakması ile süreçte geri adım atmayacağını göstermiş olduğunu ve attığı adımla topluma ve insan hakları savunucularına ağır bir sorumluluk yüklediğini belirtti.

GÜLSEREN YOLERİ

Önder Apo’nun çağrısı sonrası başlayan süreçte gelinen aşamada Barış ve Demokratik Toplum Grubu tören ile silahlarını yakarak imha etti.

Silahların imha edilmesi törenine, Türkiye, Kürdistan ve dünyadan yüzlerce aydın, insan hakları savunucusu, siyasi parti temsilcileri ve gazeteciler katıldı.

Türkiye’de yıllardır insan hakları savunuculuğu yapan ve halan İHD Genel Merkez yöneticisi olan Gülseren Yoleri de tarihi törenine tanıklık edenler arasındaydı.

‘PKK SİLAHLARI YAKARAK, SÜREÇTE GERİ ADIM ATMAYACAĞINI GÖSTERMİŞ OLDU’

Törenin önemini ve duygularını ANF’ye anlatan Gülseren Yoleri, özgürlük hareketinin silahları yakması ile süreçte geri atmayacağını da gösterdiğini belirtti. Gülseren Yoleri, şunları söyledi: “Bugün tarihi bir gün. PKK barış ve demokratik toplum inşasına yol açmak için, 40 yılı aşkındır devam eden silahlı mücadele stratejisine tüm dünyanın gözleri önünde sade ama kararlılığını perçinleyen bir törenle son verdi. Bugün, 1 Ekim 2024 de başlayan süreci kendisi bakımından ciddiyetle yürüttüğünü, sözünün arkasında olduğunu gösterdi PKK. Silahları sadece bırakmadı, yakarak süreçte geri adım atmayacağını da göstermiş oldu. Öte yandan yaptığı açıklamada, barış ve demokratik toplum inşası için mücadele kararlılığı yanında devletten beklentilerini de açık açık belirtti.  Devlete, sorumluluklarına uygun davranma çağrısında bulunarak,bu sürecin tek taraflı yürümeyeceğini, barış sürecinin gereklerini yerine getirmesi gerektiğini de hatırlattı bir defa daha. Ve önemli bir nokta; elindeki silahların listesini hukuk ve insan hakları örgütlerinden oluşan bir ekibe teslim ederek süreci şeffaf yürütmek istediğini ve denetime açık olduğunu da ortaya koydu.”

‘BU ADIM BİZLERE VE TOPLUMA AĞIR BİR SORUMLULUK YÜKLÜYOR’

Gülseren Yoleri, “İnsan hakları ve demokratik değerlerin ancak barış ortamında gelişebileceğini her vesile ile ifade eden ve en olumsuz zamanlarda bile barış talebinde ısrar eden insan hakları savunucuları olarak bu gelişmelerin barışa dair umutlarımızı güçlendirdiğini biliyoruz. Bununla birlikte PKK tarafından atılan bu adım bizlere, topluma ve bütün halka ağır bir sorumluluk da yüklemiş oldu.

Barışın ve demokratik toplumun inşası için yol haritasının oluşturulması, barışın toplumsallaştırılması ve sürecin takibi gibi ağır bir sorumluluk yüklendi omuzlarımıza. Ancak bu mücadele için uygun mücadele ortamına ihtiyaç var ki bu da her ağzını açanın, hükümetle her ters düşenin hapsedildiği şiddetle baskıyla susturulduğu bir ortamda mümkün görünmüyor. Kürt belediyelerinden sonra CHP’li belediyelerde de seçmen iradesine yönelik saldırılar, seçilenler üzerinden sürdürülen biat ettirme ve cezalandırma politikaları ile barışın yolu sadece tıkanır, açılmaz. Bu nedenle devlete, adaletten haktan uzak tutumunu sonlandırarak, sürecin sorumluluklarına uygun bir tutum geliştirmesi ve sürecin sağlıklı ilerlemesine yarar acil adımlar atması çağrısında bulunuyoruz” dedi.