YPJ Genel Komutanlığı, Rojava Devrimi’nin 14. yıl dönümü dolayısıyla bir mesaj yayımladı.
YPJ Genel Komutanlığı’nın yayımladığı mesajda şu ifadelere yer verildi:
"Rojava Devrimi, 19 Temmuz 2012 tarihinde özgür yaşam düşüncesi ve inancıyla tüm dünyaya ilan edildi. Halkların baharı olarak tanımlanan yıllarda, soykırım ve asimilasyon sistemi tüm yöntemleriyle halkların varlığına saldırdı ve hakları ile özgürlükleri için yükselen sesi kendi çıkarları doğrultusunda kullanmaya çalıştı.
Ancak Rojava’da bölge halklarının kararlılığı, halkların kaderini değiştiren bir duruş oldu. Tüm devrim deneyimleri, gelişimleriyle sonuçlarını ortaya koyar. Bu nedenle devrimler bir anda başlayıp sonuçlanan süreçler değildir; devrim, sürekli ve sonu olmayan bir kavramdır.
Rojava Devrimi de iktidar sahibi ve hegemonik sisteme karşı özgürlük isteyen halkların bir cevabıdır ve halkların özgürlüğü adına tarihte yeni bir sayfa açmıştır.
Bölge halklarının direnişi, Kürt halkının öncülüğünde ve demokratik ulus anlayışıyla, ilan edildiği günden bugüne kadar tüm komplolara rağmen kendisini korudu ve kalıcılığını tüm dünyaya gösterdi.
Elbette kadınların en ön saflarda öncülük ettiği bu eşit ve özgür yaşam anlayışı, çok güçlü bir geçmişe dayanmaktadır. Önder Apo, fikirleri ve düşünceleriyle başta Kürt halkı olmak üzere bölgedeki tüm halkları demokratik modernite paradigması etrafında bir araya getirdi ve halkların örgütlenmesini de Rojava Kadın Devrimi ile somutlaştırdı.
Rojava Devrimi, geride bıraktığı 14 yılın ardından 15. yılına giriyor. 19 Temmuz Devrimi’nin 14. yıl dönümünü başta Önder Apo’ya, devrimin gazilerine, tüm kadınlara ve halkımıza kutlu olsun. Baskıcı ve egemen Baas rejimine karşı bölgeyi değiştirmek amacıyla halkların ayağa kalkışı, yeni bir başlangıç oldu. Kürt halkı, tarihin her döneminde ulus-devlet anlayışına karşı mücadele etti ve onların soykırımcı politikalarını hiçbir zaman kabul etmedi.
Bu nedenle Kürt halkı, başta Baas rejimine karşı, ardından bölgeye çeteler aracılığıyla gerçekleştirilen saldırılara karşı boyun eğmedi ve kendi kendini yönetme sistemini kurdu. Demokratik ulus modeliyle, eşit yaşam hakkı ilkesini kendi sistemi içinde hayata geçirerek bölgede yaşayan Arap, Türkmen, Ermeni, Süryani, Asuri ve tüm halklara yer verdi.
Bu nedenle bölgedeki tüm halklar 19 Temmuz Devrimi’ni kendi devrimleri olarak gördü; onu kurtuluşları ve özgürlükleri olarak değerlendirdi. Hegemonik güçler tarafından bölgeye yönelik birçok hesap yapıldı, ancak bu hesaplar hiçbir zaman başarıya ulaşmadı. Çünkü kadınlar ve halklar özgürlüklerini Rojava Devrimi modelinde gördü.
Devrime yönelik her saldırı halklar tarafından tepkiyle karşılandı ve özgürlük isteyen halklar kendi devrimlerine sahip çıktı. Bu nedenle halkların haklarına yönelik yapılan planlar, her zaman halkların kararlılığıyla boşa çıkarıldı.
Kadın Savunma Birliklerimiz YPJ de 19 Temmuz Devrimi’nin gerçekleşmesi, sürdürülmesi ve kalıcı hale gelmesi için her zaman cesur bir duruşun sahibi oldu. Savaş cephelerinden toplum yönetimine kadar büyük emek ve fedakârlıkla devrime öncülük etti.
Rojava Devrimi’nin tarih sayfalarındaki en belirleyici unsur kadınların varlığıdır. Bu nedenle bugün Rojava Devrimi bir model haline gelmiş ve tüm dünya ondan ilham almaktadır. Bu gerçek inkâr edilemez; 19 Temmuz Devrimi’nin başarısının sırrı da kadınların öncülüğüdür.
YPJ, varlığı, duruşu ve yaşam tarzıyla savunma güçleri içinde olduğu kadar toplum içerisinde de değerli bir konuma sahip olmuştur.
Elbette bir ülkede huzur ve özgürlüğün hâkim olması için ağır ve değerli bedeller ödenir. Devrimin bu 14 yılı boyunca yaşanan her gün, bu toprakların kahraman evlatlarının emeği sayesinde var oldu.
YPJ, YPG ve QSD savaşçıları, toprağın her karışının korunması için eşsiz bir emek verdi, mücadele etti ve canlarını feda etti. Halkımız, çocuklarını ağır koşullar ve imkânsızlıklar içinde büyütüyor; ancak vatanın korunması ve insanlık onuru için bir an bile tereddüt etmeden çocuklarını özgürlük davasına adıyor.
Bizler ülkemizin en değerli evlatlarını halkımızın ve insanlığın özgürlüğü için feda ettik. Bu nedenle 19 Temmuz Devrimi eşsizdir ve dünyadaki diğer devrimlere benzemez. Ölümsüz şehitlerimizin bize bıraktığı mirası her zaman koruyacağız. Bir kez daha Bêrîvan, Devrim, Silava, Gelhat, Arîn, Ziyad, Sîdar, Şîlan, Denîz, Raman ve Koçerîn şahsında devrimin tüm şehitlerini anıyor, özgürlük mücadelesini sürdürme sözümüzü yineliyoruz. 19 Temmuz Devrimi’nin ilk günündeki ruh ve coşkuyla devrimin kazanımlarını koruyacak ve mücadelemizle kadın devrimini kalıcı hale getireceğiz."