ŞENGAL AYDINLANMA KONFERANSI
Şengal Aydınlanma Konferansı; kültür, inanç, ülke, devlet, doğal toplum ve ekoloji tartışmalarıyla sürüyor. Şengal Sosyal Bilimler Akademisi üyesi Kendal Çiya, ‘Talan ve Soykırım Gerçekliğinde Ülke-Yurtseverlik ve Ekoloji’ konulu bir sunum yaptı.
Ortadoğu’daki birçok devletin kendini Kürdistan ve Êzîdxan’a dayattığını söyleyen Kendal Çiya, şöyle konuştu: “Öylesine ağır fermanlar ve talanlarla karşı karşıya kaldılar ki Êzidîler kendilerini ancak bir sır olarak koruyabildi. Serhed’den Botan’a Efrîn’den Behdinan’a kadar bu toprakların kadim halkı olan Êzidîler, şimdi Şengal Dağı’na sıkıştırıldı, kuşatıldı. Tatlı suya muhtaç edilen Êzidîler, acı suyla acı bir yaşam sürdürdü.
Ülkemizi korumak ancak kendi kimliğimizi inşa etmekle, düşünce ve felsefemizi geliştirmekle mümkündür. En önemlisi Êzidîlere yönelik inkar ve imha politikasını ortadan kaldırmamızdır. Ülkemiz içinde bize çizilen sınırları yıkacağız. Şengal’e yönelik bunca saldırıya rağmen halk topraklarına geri dönmede ısrar ediyorsa bu halkın toprağına olan bağlılığını gösterir. Varlığımız ne Barzanilerin kamplarında ne de Avrupa’daki kamplarda mümkündür. Ülkesiz yaşayamayız, o ülke de Şengal’dir.”
DEVLET SİSTEMİ FERMAN SİSTEMİDİR
Gazeteci Îbrahîm Êzidî de ‘Devlet Medeniyeti, Ferman ve Êzidî Toplumu’ konulu sunum gerçekleştirdi.
“Ferman toplumu olarak tanınıyoruz, adımız ferman soyadımız ferman” diyerek sunumuna başlayan Îbrahîm Êzidî, şunları dile getirdi: “Asıl sorulması gereken şey ferman nedir ve binlerce yıl boyunca bu bizlere neden dayatıldı? Önder Abdullah Öcalan, Êzidîlerin tarihi direnişi hakkında, ‘Êzidîlerin direnişinin kökleri Sümerlerden belki de dağlardaki Aryen kabileler ve Semitik kabillerin arasındaki savaş ve çatışmalardan alıyordur’ diyor. Êzidî toplumunun devlet, iktidar ve medeniyetle çatışmaları var. Özünde devlet sistemi ferman sistemidir. Fermanın kılıcı doğal toplum üzerinde yükseldi ve kabilelere, aşiretlere, kadim inançlara büyük darbe vurdu. O tarihten bu yana da halklar üzerindeki ferman ve soykırım devam diyor. Bu nedenle 5 bin yıllık medeniyeti doğru analiz etmeliyiz.
Devlet medeniyeti kurulduğu ilk andan itibaren en çok ‘toplum, doğa ve kadına’ saldırdı. Êzidî toplumu ve Êzdalık ise kendini en çok ‘toplum, doğa ve kadın’ ile kutsadı. Başka bir deyişle, iktidarın en çok saldırdığı şeyi koruduk ve kutsadık. ‘Toplumsal Ahlak, Doğa ve Kadın’ı elimizden geldiğince koruduk. Bu bizim en büyük sırrımız ve hakikatimiz budur. Bu yüzden Êzidî toplumu ve Êzdalık, devlet medeniyetiyle hiçbir zaman anlaşamadı.”