Duisburg’da ‘Suruç için Şarkılar’ etkinliği

Almanya’nın Duisburg kentinde, Suruç Katliamı’nın 10. yıl dönümünde Almanya Göçmen İşçiler Federasyonu (AGİF) tarafından düzenlenen etkinlikte, yaşamını yitiren 33 genç anıldı.

SURUÇ

“Suruç için Şarkılar” başlığıyla gerçekleştirilen etkinlikte, katliamda hayatını kaybedenlerin sevdiği şarkılar seslendirilirken, fotoğraflarının yer aldığı bir sergi de açıldı.

Etkinlik, 20 Temmuz 2015’te Kobanê’ye insani destek amacıyla yola çıkan gençlerin Suruç’ta IŞİD tarafından gerçekleştirilen bombalı saldırıyla katledilmesinin yıldönümünde, saat 19.00’da Duisburg’da gerçekleştirildi.

“GEZİ İLE ROJAVA ARASINDAKİ KÖPRÜ HEDEFTİ”

Etkinlik saygı duruşuyla başlarken, açılış konuşmalarında saldırının politik bağlamına dikkat çekildi. SGDF’nin Gezi Direnişi ile Rojava devrimi arasında kurmak istediği köprünün hedef alındığı belirtilen konuşmalarda, Suruç Katliamı’nın, AKP’nin 2014’te kararlaştırdığı ‘çöktürme planı’nın başlangıcı olduğuna vurgu yapıldı.

Konuşmalarda, 7 Haziran 2015 seçimlerinde yenilgiye uğrayan iktidarın, DAİŞ eliyle devreye soktuğu saldırıyla hem Rojava’nın düşmesini hem de Türkiye’de gelişen demokratik dinamiklerin bastırılmasını hedeflediği ifade edildi.

“SURUÇ, ROJAVA DEMEK”

Etkinlikte konuşan AGİF Eşbaşkanı İsminaz Temel, HDP eski Eş Genel Başkanı Figen Yüksekdağ’ın “Tarihinde bir gün var 10 yıla bedel, 10 yıl var bir güne bedel” sözlerini hatırlatarak şunları söyledi: “Biz hâlâ o bir gündeyiz. Acımız, öfkemiz çok sıcak. Bu acı ve öfkeyle yarına yürüyeceğiz. Hepsini tanıdığım için çok şanslıyım. Suruç, Rojava demek. Halk devrimini, kadın devrimini savundular. Rojava devrimi düşecek dediler ama Rojava dünya devrimi olmaya devam edecek.”

ŞARKILAR, ANILAR VE ŞİİRLER

Etkinlikte Grup Vardiya, 33 düş yolcusunun sevdiği parçaları ve Suruç’a özel bestelenen şarkıları seslendirdi. Katliamda yaşamını yitiren gençlerin yakınları ve arkadaşları da sahneye çıkarak anılarını paylaştı.

Türkçe, Kürtçe, Almanca, İngilizce ve İspanyolca şiirlerin okunduğu program, “Umut dimdik ayakta” marşının hep birlikte söylenmesi ve “Suruç şehitleri ölümsüzdür” sloganıyla sona erdi.