Emeği ve mücadelesiyle Özgür Basın’ın militanı: Ferzad Medî

Yoldaşları Deniz Fırat, Rubar Kerboran ve Evîndar Cûdî’nin izinden giderek gerillanın ve halkın direnişini kamuoyuna ulaştıran Ferzad Medî, emeği ve mücadelesiyle Özgür Basın’ın bir militanı oldu.

Ferzad Medî (Hüseyin Abıc), yüzündeki tebessüm ve umut dolu gözleriyle dağlarla bütünleşmiş biriydi. Uzak yolları, sarp patikaları aşarken, her adımıyla özgürlük isteyen insanların gücünü ve umudunu büyütüyordu. Ülkesinin bir savaşçısı olarak varlığıyla halkının dili, gözü, sesi ve duygusu olmuştu. Ferzad Medî, kamerası ve kalemiyle Özgür Basın’ın bir militanıydı.

Heval Ferzad, Kürtlük değerlerine bağlı, yurtsever bir ailede yetişti. 1989’da Îdir’da dünyaya geldi. Çocukluğunu, kültürünü ve ahlakını Kürdistan değerlerine bağlı olan ailesinden aldı. Daha küçük yaşlardayken, ailesinin yurtsever olmasından kaynaklı düşmanın gerçek yüzünü gördü. Bu durum onu arayışa ve sorgulamaya yöneltti. Arayışları ve sorgulamaları sayesinde devrimci bir yaşama adım attı. Bu kararla birlikte gençlik çalışmalarına başladı ve çalışmalarda aktif bir şekilde rol aldı.

Bu nedenle işgalci düşmanın hedefi haline geldi. Üç yıl boyunca zindanda kaldı; fakat davasından asla vazgeçmedi, aksine mücadelesini daha da yükseltti. Halkının sesi ve gözü olacağına söz verdi. Böylece 2012 yılında, bir hakikat savaşçısı olarak mücadele yolculuğuna adım attı ve gerillaları saflarına katıldı.

Garê alanında temel eğitimini aldı. Eğitimini başarıyla tamamladıktan sonra düzenlemesi yapıldı ve büyük bir heyecanla gerilla yaşamına adım attı. Pratiğe geçtikten sonra bir sanatçı gözüyle gerilla yaşamını yorumlamaya başladı; bu da mücadelesinde yeni adımlar atmasının temelini oluşturdu.

Kısa bir süre sonra gerillada basın alanına geçti. Şehit Halil Dağ ve Gurbetelli Ersöz gibi öncülerden aldığı ilhamla, yazıları ve görüntüleriyle özgürlük gerillalarının mücadelesini halka ulaştırdı. Özellikle savaş medyasına karşı büyük bir kararlılıkla mücadele etti; çalışmaları, karşı cevap verme gücünü sağladı.

Her çalışmaya ciddi ve sorumlu bir şekilde yaklaşır, asla çalışmalarını ertelemez, görevlerini titizlikle yerine getirirdi. Bu nedenle büyük bir emek harcardı. Zorluklara rağmen inatla çalışmaya devam ederdi. Emekçi ve görevlerini severek yerine getirme yönüyle, basın alanındaki yoldaşlarına da örnek oldu.

GERİLLANIN VE HALKIN DİRENİŞİNİ KAMUOYUNA DUYURDU

Tüm çalışmalarına profesyonelce ve ciddiyetle yaklaştı. Yazılarında, özellikle çeviri alanında büyük emek harcardı ve bu emekleriyle bütün gerilla güçlerine destek olurdu. Eğitim materyallerinin hazırlanmasında büyük bir rol üstlendi. Hep, ‘Gerilladan geriye kalan, onun fotoğrafı ve fikirleridir’ derdi.

Görevlerine her zaman bu bilinçle yaklaştı ve aralıksız bir şekilde çalışma yürüttü. Kamerasıyla gerillanın her anını halkın hafızasına kaydetti, kalemiyle de gerillanın mücadelesini ve kahramanlığını romanlaştırarak halkına ulaştırdı. O, yalnızca gerillanın direnişini yansıtmakla kalmıyor, aynı zamanda halkın kahramanca direnişini de aktarıyordu.

DAİŞ çetelerinin Maxmûr ve Kerkûk alanlarına saldırıları başladığında, gerilla güçleri yani halk savaşçıları direnişe geçtiğinde, o da kısa süre içinde bir yoldaşının yerini doldurdu. Çünkü Apocu hareketin kültüründe, şehitlerin yeri asla boş bırakılmazdı.

Bu nedenle, Deniz Fırat, Rubar Kerboran ve Evîndar Cûdî yoldaşların şehadetinin ardından Maxmûr ve Kerkûk alanlarında görev aldı. En ön saflarda görev üstlendi ve halk ile gerilla güçlerinin direnişini herkese duyurdu. Her zaman elinde kamerası vardı; her şeyi belleğe ve tarihe kaydetti.

Devrimci görevlerini tamamladıktan sonra bir kez daha özgürlük dağlarına döndü. Bu kez uzun ve zorlu bir yolculuğa hazırlandı. Ferzad heval, kendini Bakur alanlarına hazırlamış ve buna göre de eğitmişti; çünkü Halil Dağ ve Arîn Amed yoldaşların projelerini ve çalışmalarını sürdürmek istiyordu. Bu amaçla, silahı ve kamerasıyla 2017 yılında Bakur alanlarına geçti. Mücadele ve emeğiyle en zor bölgelerde yer aldı; böylece bütün yaşananları kamerası ve kalemiyle belgeledi. Çalışmalarıyla insanlığın vicdanına karşı devrimci görevlerini yerine getirdi.

ALTI YIL BOYUNCA ARALIKSIZ BİR MÜCADELE YÜRÜTTÜ

Ferzad heval, yoldaşlarının hafızasında her zaman güven veren kişiliği, moral ve coşkusuyla, çocukluğundan beri kaybetmediği saflığıyla yer edindi. Yoldaşların arasında adı anıldığında, emeği, yaşam sevgisi, coşkusu ve dağlarla kurduğu bağ herkesin aklına gelirdi. Yaşama olan sevgisini ve bağını şöyle tarif ederdi:

“Yaşam, eğer mücadele ile bütünleşirse o zaman bir anlamı olur. Aksi halde hiçbir anlamı yoktur. Bu yüzden yaşamak, doğru yaşamın kendisi değildir. Bugün birçok insanın yaşamı, zombilerden farklı değildir; ama onlara sorsanız, kendilerini yaşıyor sanıyorlar. Hatta gerçek ve özgür yaşamı yaşadıklarına inanıyorlar. Bu nedenle insanın yaşamını doğru, özgür ve hakiki bir çerçevede, belirgin çizgilerle şekillendirmesi önemlidir.”

Ferzad heval, Kürdistan dağlarında altı yıl boyunca kesintisiz bir emek ve mücadele sergiledi. 28 Haziran 2018 tarihinde Garzan alanında, Türk devletinin düzenlediği bir hava saldırısı sonucunda ölümsüzler kervanına katıldı.

Heval Ferzad, emeği ve mücadelesiyle basın alanında bir sembol oldu. Mücadele arkadaşları olarak bizler de dağlara olan sevgisi, yoldaşlığa olan inancıyla bize bıraktığı direniş mirasına sahip çıkacak ve mücadeleyi büyüteceğiz. O, emeği ve çalışmalarıyla Özgür Basın’ın bir militanıydı.

Yoldaşları olarak söz veriyoruz: Bize bıraktığı mirasa sahip çıkacak ve hayallerini gerçekleştireceğiz.