YENİLENDİ III

Bakur’un dört bir yanında 1 Eylül yürüyüşleri: Önder Apo’nun özgür çalışma koşulları sağlansın

Bakurê Kurdistan'da binlerce kişinin katıldığı yürüyüşlerde, Önder Apo’nun özgür çalışma koşullarının sağlanması çağrısı öne çıkarken, barışın yalnızca silahların susması değil, eşit ve özgür bir yaşam olduğu vurgulandı.

Bakurê Kurdistan’ın birçok kentinde Dünya Barış Günü yürüyüşleri ve açıklamaları gerçekleştirildi. Etkinliklerde Önder Apo’nun özgürlüğü ve demokratik çözüm çağrısı öne çıktı.

MÊRDÎN

Mêrdîn Demokratik Kurumlar Platformu (DEKUP) ile Mêrdîn Emek ve Demokrasi Platformu, 1 Eylül Dünya Barış Günü dolayısıyla Artuklu ilçesinde yürüyüş düzenledi. PTT önünden Karayolları Parkı’na gerçekleştirilen yürüyüşe yüzlerce kişi katıldı.

Kitle, “Tekoşîna aştî û demokrasiyê jin bilind dikim” ve “Aşitiyek mayînde di civaka demokratîk de pêkan e” yazılı pankartların yanı sıra; “Barış sadece silahların susması değil, eşit ve özgür yaşamdır”, “Kadın, yaşam, özgürlük”, “Dayîk parazvanên aşitîyê ye”, “Jin şer naxwazin, azadiyê dixwazin”, “Berxwedana jinên ciwan deng daye qadên azad” ve “Asrın çağrısıyla barışı kucaklıyoruz” dövizlerini taşıdı. Yürüyüş boyunca erbaneler ve alkışlar eşliğinde “Jin Jiyan Azadî”, “Jin şer naxwaze, aşitiyê dixwaze” sloganları atıldı.

Karayolları Parkı’nda sona eren yürüyüşün ardından basın açıklaması yapıldı. Açıklamanın Kürtçe metnini MEBYA-DER Eşbaşkanı Salih Kuday, Türkçesini ise DEM Parti Mêrdîn İl Eşbaşkanı Nilüfer Elik Yılmaz okudu.

Açıklamada, dünyada 3. Dünya Savaşı koşullarının yaşandığına dikkat çekilerek Filistin, Ukrayna ve Suriye’deki savaşlara değinildi. Türkiye ve Kürdistan’da halkların uzun yıllardır savaşın gölgesinde yaşadığı belirtilerek şu ifadelere yer verildi:

“Yoğun imha ve inkâr politikalarına karşı Kürt halkı direnmiş, büyük bedeller ödeyerek varlık mücadelesini sürdürmüştür. Bugün Kürt sorununun demokratik çözümüne dair Meclis’te yürütülen tartışmalardan sonuç alınmak isteniyorsa, başta barış ve çözüm iradesini ortaya koyan, sürecin mimarı ve yürütücüsü Sayın Abdullah Öcalan’ın özgür çalışma koşulları bir an önce sağlanmalıdır. Aynı zamanda Kürt halkının varlığı ve halk olmaktan doğan tüm hakları yasal güvenceye kavuşturulmalı ve resmi statü tanınmalıdır.”

‘ÇÖZÜM TÜM HALKLARIN GELECEĞİNİN ANAHTARIDIR’

“Kürt sorununun demokratik, onurlu ve kalıcı çözümü; yalnızca Kürt halkının değil, Türklerin, Arapların, Lazların, Çerkeslerin, Alevilerin, Êzidîlerin ve bu topraklarda yaşayan tüm halkların geleceğinin anahtarıdır” denilen açıklamada şu vurgular yapıldı:

“Sayın Öcalan’ın paradigmasının işaret ettiği gibi, çözüm yalnızca silahların susması değildir. Stratejisi demokratik siyaset, taktiği bütünsel hukuk ve öz savunma olan demokratik toplumun inşasıdır. Bu ise yerelden başlayıp halkların dönüşümünü esas alarak, kapitalist sistemin topluma dayattığı tüm hastalıklı yapılardan arınmakla mümkündür. Sayın Öcalan’ın 27 Şubat Barış Çağrısı’nı, 1 Eylül Dünya Barış Günü’nde meydanlarda en güçlü şekilde sahiplenmek, bizleri barışa bir adım daha yaklaştıracaktır. Bu çağrı aynı zamanda sömürüye, cinsiyetçiliğe, milliyetçiliğe, doğa talanına ve emperyalizme karşı bir çağrıdır. Savaşsız, sömürüsüz, demokratik toplumun inşa edildiği bir dünya, ancak dayanışma ve mücadeleyle kurulacaktır.”

ÖNDER APO’NUN MESAJI OKUNDU

Etkinlikte DEM Parti Mêrdîn Milletvekili Saliha Aydeniz, Önder Apo’nun Dünya Barış Günü’ne dair gönderdiği mesajı okudu. Mesaj alkışlarla karşılandı. Program, atılan sloganlar ve çekilen halaylarla sona erdi.

SÊRT

Sêrt Emek ve Demokrasi Platformu öncülüğünde Güres Caddesi’nde bulunan Sancaktar Ortaokulu önünde bir araya gelen kitle, zılgıtlar ve sloganlar eşliğinde halaya durdu. “Demokratik toplum için barışa ses ver, Yaşasın 1 Eylül” pankartı açıldı. Yürüyüş, Demokrasi Meydanı’na kadar “Jin jiyan azadî”, “Bijî aşitî” ve “Savaşa hayır, barış hemen şimdi” sloganlarıyla sürdü.

Burada konuşan DEM Parti Sêrt İl Eşbaşkanı Revşan Arslan, “İnsanlık Üçüncü Dünya Savaşı’nın girdaplarında yaşamaktadır. Çözümün yolu Sayın Abdullah Öcalan’ın özgür koşullarının sağlanmasından geçiyor” dedi.

Etkinlik, Barış Anneleri’nin güvercin uçurması ve halaylarla sona erdi.

XARPÊT

Xarpêt’te Emek ve Demokrasi Platformu, 1 Eylül Dünya Barış Günü dolayısıyla DEM Parti İl binası önünde açıklama yaptı. “1 Eylül savaşa karşı barışı, ölüme karşı yaşamı savunuyoruz” pankartı açıldı, “Bijî aşitî” sloganları atıldı.

Ortak metni okuyan DEM Parti İl yöneticisi Nihat Yuca, ülkede, bölgede ve dünyada barışa çok fazla ihtiyacın olduğunu vurgulayarak, şunları ekledi: “Savaştan nemalananlar ile emekçileri açlık ve yoksulluğa mahkûm edenlerin aynı çıkar çevreleridir. Dolayısıyla barış ve demokrasi talebi Emek ve Demokrasi güçleri için ekmek ve su kadar temel ihtiyacı haline gelmiştir. 1 Eylül Dünya Barış Günü vesilesiyle; emekçilerin ve ezilen halkların kendi hakları için yürüttükleri mücadelenin en temel başlığının barış olduğunun altını bir kez daha çiziyoruz. Adaletin, eşitliğin, kardeşliğin, laikliğin, paylaşımın, yardımlaşmanın, dayanışmanın, insanca bir yaşamın kalıcı hale getirildiği bir dünya ve ülke kuruncaya kadar barış mücadelesinden bir an olsun vazgeçmeyeceğiz.”

DÊRSIM

Dêrsim’de Emek ve Demokrasi Platformu öncülüğünde Sanat Sokağı’ndan Seyit Rıza Meydanı’na yürüyüş yapıldı. “Demokratik ve eşit bir yaşam için barışa ses ver” pankartı taşındı, “Yaşasın halkların eşitliği” ve “Bîjî aşitî” sloganları atıldı.

Basın açıklamasını okuyan DEM Parti İl Eşbaşkanı Özcan Ateş, toplumsal barış sağlanmadan sağlıklı bir gelecek kurulamayacağını vurguladı. DEM Parti Milletvekili Ayten Kordu ise, “Elbette bu ülkede barış akademisyenlerden emekçilerine kadar barış istediği için işinden olan, yerinden olan, yurdundan olan, göç etmek zorunda kalan emekçiler, insanlar, kurumlar, şahıslar, kişiler var. Dolayısıyla bu savaşlarda başta kadınlar olmak üzere ulus devlet kapitalist modernitenin bütün coğrafyada farklı halklara ilişkin inkar, imha, tecrit politikalarını bu zihniyet üzerinden inşa ettiğini biliyoruz. Kendi topraklarımızda bu zihniyet yüzünden yıllarca biz, ‘Varız, var olacağız, haklarımızdan vazgeçmeyeceğiz’ dedik. Ve soluk soğuğa bu ülkede bir mücadele yürütüldü. 27 Şubat'ta Sayın Öcalan İmralı'dan barışa ilişkin çağrı yaptığında şunu söyledi. ‘Evet silahlar susmalı, bu ülkede bir barış, gelişmeyle, geliştirilmeli, bu barışta demokratik toplum ve barışla sağlanmalı’ dedi. Nasıl ki varlığımızı inşa etmeye çalıştığımız savaş süreci kadar barış süreci bir o kadar mücadele isteyen bir süreçle karşı karşıya. Hepimizin omuzlarında belki çok daha büyük bir sorumluluk, çok daha bir, büyük bir görev var” dedi. Etkinlik müzik dinletisiyle sona erdi.

ERZÎNGAN

Erzîngan Emek ve Demokrasi Platformu, 1 Eylül dolayısıyla Cumhuriyet Meydanı’nda açıklama yaptı. Katılımcılar “Savaşsız, sömürüsüz bir dünya istiyoruz” pankartı açarak barış çağrısı yaptı. Basın metnini Eğitim-Sen Şube Başkanı Hüseyin Taner okudu.

ÇEWLÎG

Çewlîg’de Demokratik Kurumlar Platformu öncülüğünde Genç Kavşağı’ndan PTT Kavşağı’na yürüyüş düzenlendi. “Demokratik toplum için barışa ses ver” pankartı taşınırken, “Bijî aşitî” sloganları atıldı.

Açıklamayı yapan DBP Eşbaşkanı Şevket Kalındamar, “1 Eylül’ün, geçmiş savaşların anısı değil; bugün halkların özgür geleceği için yükseltilmesi gereken güçlü bir çağrı olduğunu vurgulayan Kalındamar, “Sayın Abdullah Öcalan’ın ‘Barış ve Demokratik Toplum Çağrısı’ bu topraklarda ve tüm dünyada en güçlü barış çağrısıdır. Bizler biliyoruz ki barış bir tercih değil, halklarımızın ortak varoluş koşuludur. Sayın Öcalan’ın paradigmasının işaret ettiği gibi, çözüm yalnızca silahların susması değil; stratejisi demokratik siyaset, taktiği ise bütünsel hukuk ve öz savunma olan demokratik toplumun inşasıdır. Bu ise yerelden başlayıp halkların, değişim dönüşümü esas alarak kapitalist sistemin topluma enjekte ettiği hastalıklı tüm yapılardan arınmasıyla mümkündür. Sayın Öcalan’ın Barış çağrısını,1 Eylül Dünya Barış Günü meydanlarda en güçlü şekilde sahiplenmek bizleri barışa bir adım daha yaklaştıracaktır. Barış için yapılan bu çağrı, aynı zamanda sömürüye, cinsiyetçiliğe, milliyetçiliğe, doğa talanına ve emperyalizme karşı bir çağrıdır” dedi. Açıklama alkışlarla sona erdi.

ŞIRNEX

Şirnex’te Emek ve Demokrasi Platformu ile Demokratik Kurumlar Platformu öncülüğünde yürüyüş ve basın açıklaması düzenlendi. KESK Şirnex Şubeler Platformu binası önünde bir araya gelen kitle, aralarında DEM Parti Milletvekili Zeki İrmez, Barış Anneleri Meclisi üyeleri, siyasi parti ve demokratik kitle örgütü temsilcilerinin de bulunduğu kalabalıkla Cumhuriyet Meydanı’na yürüdü. Yürüyüşte “Ji bo civaka demokratîk deng bide aşitiye” ve “Halklar barış istiyor” yazılı pankartlar taşındı; sık sık “Bijî Serok Apo” ve “Savaşa hayır, barış hemen şimdi” sloganları atıldı. Şirnex Ekoloji Platformu ise “Savaşa karşı barış, talana karşı ekolojik yaşam” pankartıyla yürüyüşte yer aldı.

Meydandaki açıklama öncesi yaşamını yitirenler için saygı duruşunda bulunulurken, “Şehîd namirin” sloganı atıldı. Ortak basın metnini Emek ve Demokrasi Platformu adına Samet Kaya, Demokratik Kurumlar Platformu adına Aydın Deniz okudu. Deniz, Barış ve Demokratik Toplum Süreci’nin hedefine ulaşması için Önder Apo’nun özgür çalışma ve yaşam koşullarının sağlanması gerektiğini vurguladı.

DEM Parti Milletvekili Zeki İrmez de Ortadoğu’daki savaşların çözümünün Önder Apo’nun demokratik toplum paradigmasında olduğunu belirterek, fiziki özgürlüğün zamanının geldiğini söyledi. Diğer siyasi parti temsilcileri de barış mesajları paylaştı. Açıklama, “Bijî aşitî” ve “Savaşa hayır, barış hemen şimdi” sloganlarıyla son buldu.

DÎLOK

Dîlok’ta Emek ve Demokrasi Platformu öncülüğünde 1 Eylül Dünya Barış Günü yürüyüş ve basın açıklamasıyla kutlandı. Şahinbey ilçesindeki Yeşilsu Parkı’nda buluşan yüzlerce kişi, Kırkayak Parkı’na yürüdü. Kadınlar öncülüğünde yapılan yürüyüşte “Barış, eşitlik, özgürlük ve adalet istiyoruz” yazılı pankart açıldı, beyaz tülbentler taşındı. Sık sık “Biji aşitî” ve “Gazze’de, dünyada savaşa hayır” sloganları atıldı.

Kırkayak Parkı’nda yapılan açıklamada Eğitim Sen Dîlok Şube Eşbaşkanı Ömer Parlakçı, barışın adalet ve demokrasiyle mümkün olacağını belirtti. Gelir ve vergide adaletin, sendikal hakların, örgütlenme özgürlüğünün ve toplu pazarlığın güvence altına alınmasının barış için sağlam bir zemin oluşturacağını söyledi. Açıklamanın ardından katılımcılar halay çekerek programı sona erdirdi.

SEMSÛR

Semsûr’da Emek ve Demokrasi Platformu, Mimar Sinan Parkı’na yürüyüş gerçekleştirdi. “Jin jiyan azadî”, “Bijî aşitî” ve “Savaşa hayır, barış hemen şimdi” sloganları eşliğinde yapılan yürüyüşte, “Demokratik bir gelecek için barışa ses ver” pankartı taşındı.

Açıklamayı yapan İHD Semsûr Şube Eşbaşkanı Bülent Çınar, kalıcı barış için şu talepleri sıraladı: siyasi mahpusların serbest bırakılması, TMK’nın kaldırılması, ifade ve örgütlenme özgürlüğünün güvenceye alınması, hasta mahpusların tahliyesi, Kürt halkının haklarının anayasal güvence altına alınması, anadilde eğitim hakkı, kayyım uygulamalarının sona ermesi, İstanbul Sözleşmesi’ne geri dönülmesi ve uluslararası sözleşmelerin uygulanması. Açıklama sloganlarla son buldu.

MELETÎ

Meletî’de Emek ve Demokrasi Platformu Malatya Park AVM önünde basın açıklaması yaptı. “Savaşa hayır, barış hemen şimdi”, “Özgür ülke, özgür gelecek” ve “Siyasi tutsaklara özgürlük” sloganları atıldı. İHD Meletî Şube Eşbaşkanı Berfin Polat, geçmişteki barış girişimlerini hatırlatarak devletin tehdit dilinin süreci zedelediğini söyledi.

Polat, Meclis’te kurulan komisyonun Kürtçe konuşmayı engellemesini eleştirerek, tüm tarafların eksiksiz dinlenmesi gerektiğini belirtti. Ayrıca BM’nin kabul ettiği Silahsızlanma ve Geçiş Dönemi Adaleti ilkelerine uygun mekanizmaların acilen kurulması gerektiğini vurguladı.

ÊLIH

Êlih’te binlerce kişinin katılımıyla yürüyüş yapıldı. Sanat Sokağı’ndan başlayan yürüyüş Diyarbakır Caddesi’nde devam ederek Yılmaz Güney Parkı’nda sona erdi. DEM Parti Milletvekilleri Zeynep Oduncu ve Mehmet Rüştü Tiryaki’nin yanı sıra TJA, Barış Anneleri Meclisi, MEBYA-DER, TUAY-DER, görevden alınan belediye eşbaşkanları ve çok sayıda kişi katıldı.

“Dağlar, insanlar ve hatta ölüm bile yorulduysa; şimdi en güzel şiir barıştır” ve “Rêbertiya azad mîsogerkirina aşitîyê ye” yazılı pankartlar taşındı. Yürüyüş boyunca “Bijî Serok Apo”, “Bê Serok jiyan nabe”, “Bijî berxwedana zîndanan”, “Bijî aşîtî” ve “Jin jiyan azadî” sloganları atıldı. Halk, balkonlardan zafer işareti ve alkışlarla destek verdi.

Parkta yapılan açıklamayı ÖHD’li Şirin Şen okudu. Şen, barışın inşası için mücadelenin büyütülmesi çağrısı yaptı. DEM Partili Zeynep Oduncu da Önder Apo’nun 27 Şubat’ta yaptığı çağrıya rağmen devletin adım atmadığını vurgulayarak, somut adımlar atılması gerektiğini söyledi. Konuşmaların ardından halk kürsüsü kurularak barış talepleri dile getirildi.

WAN

1 Eylül Dünya Barış Günü dolayısıyla Wan Emek ve Demokrasi Platformu öncülüğünde “Wan Barış için Yürüyor” sloganıyla kitlesel bir yürüyüş gerçekleştirildi. Sebze Hali kavşağında başlayan yürüyüş, Musa Anter Barış Parkı’nda sona erdi.

Yürüyüşe Tevgera Jinên Azad (TJA) aktivistleri, Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) milletvekilleri, Barış Anneleri Meclisi üyeleri, Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) ve DEM Parti il-ilçe yöneticileri, sendikalar, demokratik kitle örgütleri ile binlerce kişi katıldı.

Kadınların beyaz tülbentler taktığı yürüyüşte, “Demokratik toplum için barışa ses ver” ve “Jiyanek kû tekoşîna wê nehatiye dayin bê wate ye” yazılı pankartlar taşındı. Katılımcılar ayrıca “Ji bo Kurdî statû” dövizlerini taşıdı. Yürüyüş boyunca “Bîjî Serok Apo”, “Jin, jiyan, azadî”, “Her der Kurdî her der Kurdîgeh” gibi sloganlar atıldı. Çocuklar, yaşlılar, bisikletliler ve bebek arabasıyla gelenler yürüyüşe renk kattı. Yoldan geçenler ve araç sürücüleri de kornalar ve alkışlarla desteğini gösterdi.

Yürüyüş sırasında Önder Apo’nun dev posterinin açılması büyük dikkat çekti. Polisin müdahalesine rağmen kitle sloganlar ve zılgıtlarla yürüyüşü sürdürdü.

Musa Anter Barış Parkı’nda yapılan açıklamada Özgürlük için Hukukçular Derneği (ÖHD) Wan Şube Eşbaşkanı Hakan Öztürk, barışın toplumsallaşması gerektiğini vurguladı.

TJA aktivisti Sebahat Tuncel ise konuşmasında şunları söyledi: “Barış bir haktır ve devlet bu hakkı güvence altına almalıdır. Türkiye’de başlayan sürecin barışa evrilmesini istiyoruz. Kürtlerin hak ve özgürlükleri güvence altına alınmalı, Kürtçe yasal hak olarak kabul edilmelidir. Komisyon bir an önce İmralı’ya giderek Abdullah Öcalan’ı dinlemeli. Artık silahlar değil, halk, kadınlar ve gençler konuşmalıdır. Terörle Mücadele Kanunu kaldırılmalı ve tutuklular serbest bırakılmalıdır. Bütün savaşlar barışla biter; daha fazla kan dökülmeden barışın tesisi için adımlar atılmalıdır.”

Açıklama sloganlar eşliğinde sona erdi.