GÖRÜNTÜLÜ

Çeteler halkı susuz bırakıyor: Suriye'de su krizi derinleşiyor!

Heseke'de yaşanan su sorununa dair konuşan Heseke Su Kampanyası Sekreteri Gulistan Îsa, devletlerin suyu bir sermaye ve savaş aracı kullanması nedeniyle bölgede ciddi bir su krizinin yaşandığını ve bunun da yıllardır çözülmediğine dikkat çekti.

GULISTAN ISSA

Dünyada olduğu gibi Ortadoğu'da da su krizi ciddi bir boyuta ulaşmış durumda. Savaşların yaşandığı bölgede yoğun insanlık suçları işlenirken, ulus devletler özellikle gıda ve suyu halklar üzerinde bir ambargo aracı olarak kullanıyor.

Birçok ülkede var olan su krizi insanların yaşamını olumsuz yönde etkilerken, bu yerlerin başında ise Kuzey ve Doğu Suriye geliyor. Türkiye'nin Fırat nehrine koyduğu ambargo nedeniyle temiz suya erişemeyen bölge halkı, yıllardır kuyulardan çektiği suya ise çeteler yüzünden erişemiyor.

Yaşadıkları sorunun politik bir sorun olduğuna dikkat çeken Heseke Su Kampanyası Sekreteri Gulistan Îsa, bu sorunun bütün dünyada duyulması ve çözüm üretilmesi çağrısında bulundu.


İkincisi düzenlenen Mezopotamya Su Forumuna katılan Gulistan Îsa, Suriye’nin kuzeyinde yaşanan ağır su krizine dikkat çekerek, suyun artık bir insan hakkı olmaktan çıkarılıp siviller üzerinde bir tehdit unsuru olarak kullanıldığını söyledi. Gulistan Îsa, “Su bütün halkların, bütün milletlerin hakkıdır. Ancak bugün maalesef Suriye’de temiz suya erişim neredeyse imkânsız hale geldi” dedi.

'SU BİR SİLAH OLARAK KULLANILIYOR'

Gulistan Îsa, suyun kesilmesi ve su istasyonlarına yönelik saldırılar nedeniyle belediyelerin yükünün ağırlaştığını, halkın ise temiz suya ulaşmak için göç etmek zorunda kaldığını belirtti. Gulistan Îsa, “Halkın ekonomik durumu çok kötü, temiz suyu satın alacak imkânı yok. Bu nedenle insanlar ya kirli su içiyor ya da evlerini terk ediyor.  Yaklaşık dört yıldır Heseke kentinde bir milyona yakın insanın susuzlukla mücadele ediyor. Bölgedeki su istasyonlarına yapılan saldırılar halkı su konusunda çaresiz bırakıyor. Çetelerin su istasyonuna saldırması nedeniyle halk, dört yıldır susuz bir şekilde yaşamını sürdürmeye çalışıyor. Bu forumda bulunmamızın nedeni, yaşadığımız bu krizi dünyaya duyurmak. Bütün ülkelerin sesimizi duymasını istiyoruz. Su herkesin hakkı, insanlar bu haktan yoksun bırakılmamalı” dedi.

'SUSUZLUK İNSANLARI GÖÇE ZORLUYOR'

Gulistan Îsa, su krizinin artık sadece bir halk sorunu olmaktan çıktığını, devletler arası politik bir meseleye dönüştüğünü belirtti. Gulistan Îsa, “Yeni bir Suriye’nin inşası için öncelikle su sorununun çözülmesi gerekiyor. Susuzluk yüzünden insanlar göçe zorlanıyor. Mevcut sistem bu göçleri teşvik ediyor. Eğer su, hizmet ve enerji sağlanırsa göç eden herkes topraklarına döner” diye konuştu.

'SU SORUNU POLİTİK BİR NOKTADA'

Su krizinin aynı zamanda savaşlarda bir silah olarak kullanıldığına dikkat çeken Gulistan Îsa, “Bugün dünyada büyük savaşlar yaşanıyor ve bu savaşlarda en fazla mağdur olan siviller üzerinde savaş suçları işleniyor. Gıda ambargosu uygulanıyor, su kesiliyor, insanlar susuz bırakılıyor. Bir halkın susuz bırakılması asla insani değildir.  Su konusunda devletlerle iletişime geçtiğimizde bize her zaman ‘bu politik bir sorun’ deniliyor. Oysa halk sadece insani koşullarda yaşamak istiyor. Ancak bu politik hale gelen su sorunu insanları hem göçe hem de sağlıksız bir yaşama itiyor” ifadelerini kullandı.

'KUYULAR ÇETELER DENETİMİNDE'

Son olarak Dicle ve Fırat nehirlerinden artık su gelmediğini belirten Heseke Su Kampanyası Sekreteri Gulistan Îsa, "Eskiden vardı ancak yıllardır Dicle ve Fırat nehirlerinden su göremiyoruz. Nehirler bile engelleniyor. Halk bir dönem kuyulardan su çekiyordu ancak artık bu imkân da kalmadı. Kuyular da çetelerin denetiminde. Artık kuyu suyu dahi göremiyoruz” dedi.