Rojava Devrimi’nin yaşandığı günden bugüne kadar işgalci Türk devleti tüm gücünü seferber ederek Kuzey ve Doğu Suriye’ye yönelik saldırılarını aralıksız bir şekilde sürdürdü. Özgür basın çalışanları tüm kısıtlı imkanlarına rağmen kameralarıyla Türk devletinin gerçek yüzünü ortaya çıkarmak canları pahasına gazetecilik yapıyor. Türk devletinin saldırıları sonucu şehit düşen Gazeteci Nazım Daştan ve Cihan Bilgin de Kuzey-Doğu Suriye’ye yönelik saldırı dalgalarının başladığı ilk günlerden itibaren kameralarıyla en ön saflarda yer alarak hem savaşçıların direnişini hem de işgalci Türk devletinin vahşetini belgelediler.
Şehit Nazım ve Cihan, tüm zorluklara ve engellere rağmen faşist Türk devletinin gerçek yüzünü kamuoyuna göstermek için çok büyük bir çaba sarf etti. Gece-gündüz aralıksız bir şekilde sürdürülen çete saldırılarını kameralarıyla kaydederek kamuoyuna aktardılar. 19 Aralık 2024 yılında ise Gazeteci Cihan Bilgin ve Nazım Daştan, işgalci Türk devletine ait insansız hava aracı tarafından hedef alınarak şehit edildiler.
Yoldaşları, şehit Nazım ve Cihan’ın kameralarına sonuna kadar sahip çıkacaklarını ve gerçeği kamuoyuna ulaştırmaya devam edeceklerini belirtti.
BİZE GAZETECİLİĞİ SEVDİRDİLER, YAŞAMI ÖĞRETTİLER
Şehit Cihan ve Nazım’ın şehadetine ilişkin konuşan Ronahî TV muhabiri Hêvîdar Heranî, iki yoldaşıyla olan anılarını paylaştı. Şehit Cihan ve Nazım’ı anarak konuşmasına başlayan Hêvîdar Heranî, “Rojava’nın her kentinde iki arkadaşımızın emeği ve izi vardı. Onlar bize miras bıraktı. Cihan ve Nazım’ı 2017 yılında tanıdım. Cihan, yüzündeki gülümsemesiyle insana ilham ve moral veren özel bir kişiliğe sahipti, benim ilk öğretmenlerim oldular. Bize gazeteciliği ve yaşamı sevmeyi öğrettiler. Cihan bir yere geldiğinde, özellikle işten dönüş saatlerinde, gülüşünün insanların içine işlediğini hissettirirdi. Tüm arkadaşları harekete geçirirdi.
Heval Nazım da her zaman büyük bir istekle, zorlukların nasıl aşılabileceğini anlatırdı; bunu senin görmediğin bir kareyi yakalayabilmen ve başkalarına gösterebilmen için yapardı. Aradan kaç yıl geçerse geçsin anılarına bağlı kalacağız. Tişrîn Barajı üzerinde hala Nazım ve Cihan’ın direniş kokusu geliyor. Yıllar geçse de onların mirasına ve kameralarına sahip çıkacağımızın sözünü bir kez daha veriyoruz” diye konuştu.
Rojava TV muhabiri Êvana Misto da şehit Nazım ve Cihan’ın izinden gideceklerini belirtti. Türk devletinin saldırıları sonucu yaşamını yitiren Nazım ve Cihan’ın hakikat şehitleri olduğunu ifade eden Êvana Misto sözlerini şöyle sürdürdü: İki yoldaşımız da omuz omuza Qereqozax Köprüsü ve Tişrîn Barajı’ndaki direnişi dünyaya duyurdular; gerçeğin ve hakikatin kaynağı oldular. Onları asla unutmayacağız. Her dakika işgalci Türk devletinin saldırıları altında olmalarına rağmen kameralarıyla saldırıların karşısında durdular. Kalemleri ve kameraları, Tişrîn Barajı’nın ve Qereqozax Köprüsü’nün kazanılmasını sağladı. Bu nedenle sonuna kadar onların çizgisinde yürüyecek ve başarıyı garanti altına alacağız.”