Reqa’nın DAİŞ çetelerinden özgürleştirilmesinin 8’inci yıl dönümü vesilesiyle açıklama yapan Suriye Demokratik Güçleri (QSD) Genel Komutanlığı, özgürlük şehitlerini anarak Reqa halkı ile aşiretlerinin kurtuluştaki tarihi rolüne dikkat çekti.
QSD Genel Komutanlığı açıklamasında şu ifadeler yer aldı:
“Bugün gibi bir günde, 2017 yılında, QSD savaşçıları ile Reqa’nın onurlu halkı ve aşiretleri, insanlık tarihinde unutulmaz bir destan yazdı. O gün, kahraman savaşçılarımız ve halkımız, DAİŞ terör örgütünün karanlığına karşı omuz omuza vererek Reqa’yı özgürlüğe kavuşturdu. DAİŞ’in kendine başkent haline getirdiği şehir, halkına yeniden yaşam, umut ve onurla döndü.”
Açıklamanın devamında şu ifadelere yer verildi:
“Bu onurlu günde, özgür ve huzurlu Reqa’nın yeniden inşası uğruna canlarını feda eden tüm kahraman şehitlerimizi saygıyla anıyoruz. Direnişin ve fedakarlığın anlamını ortaya koyan QSD savaşçılarımızı kutluyoruz. Aynı zamanda, bu anlamlı günde Reqa’nın aşiretlerini ve onurlu halkını da tebrik ediyoruz. Onlar, güçlerimizle omuz omuza vererek bu tarihi zaferi elde ettiler ve şehirlerine yeniden onuru ve özgür yaşamı kazandırdılar.
Reqa, DAİŞ terör örgütünün kontrolü altında korku ve ölümün simgesi haline gelmişti. Şehrin halkı, teröristlerin baskısı, katliamları ve yıkımları altında yaşıyordu. Halkımıza karşı en ağır suçlar işlendi. Terör örgütü, şehrin kimliğini yok etmeye ve karanlık ideolojisini, kültürel açıdan zengin bir toplumun üzerine dayatmaya çalıştı. Ancak bu girişimler, özgürlük ve onur isteyen Reqa halkının iradesi ve güçlerimizin direnişi karşısında boşa çıktı. Reqa halkı ve güçlerimiz, yüreklerinde taşıdıkları onur ve özgür yaşam aşkıyla karanlığa karşı direndi.
QSD güçleri, Reqa halkına ve aşiretlerine zulüm zincirlerini kırma çağrısı yaptığında, bu çağrı büyük bir karşılık buldu. Aşiretlerin rolü, kurtuluş cephesinde belirleyici ve temel bir konuma geldi. Hesekê ve Kobanê kentlerinde, şeyhler, kanaat önderleri ve güçlerimiz arasında birçok toplantı ve görüşme gerçekleştirildi. O dönemde aşiret liderleri, kurtuluş mücadelesine katılım çağrılarını sürekli yinelediler ve şehirlerini kurtarma stratejisinde aktif rol aldılar.
Bu toplantılar yalnızca çağrılardan ibaret kalmadı; aynı zamanda askeri ve aşiretler arası örgütlenmenin, planlamanın ve ortak kararların temelini oluşturdu. Sonuç olarak bir özgürleştirme hamlesi planı hazırlandı ve harekete geçme kararı alındı. Bu karar, halk ile güçlerimiz arasında güçlü bir anlaşmaya dönüştü. İşte bu nedenle güçlerimiz, ne pahasına olursa olsun şehri kurtarma kararlılığı gösterdi. Aşiretler ile güçlerimiz arasındaki birlik, Reqa’nın kurtuluş hamlesinin temel taşı oldu.
Reqa’nın özgürleştirilmesi savaşı, teröristlere karşı verilen en zorlu mücadeleydi. Savaşçılarımız, mahalle mahalle, sokak sokak büyük bir direniş yürüttüler. Kanlarıyla ve fedakarlıklarıyla bu destanı yazdılar. En cesur ve en deneyimli savaşçılarımızın kanı Reqa toprağına döküldü. Onların kanıyla özgürlük çağrısı halkın yüreğine ulaştı. Tüm zorluklara rağmen savaşçılarımız asla geri adım atmadı, tüm bedellere rağmen görevlerinden vazgeçmediler. Çünkü onlar, insanları ve onurlarını korumanın en yüce görev olduğuna inanıyordu. Her bir savaşçımız, evladını kaybeden her anne, köleliğe karşı özgürlüğü için direnen her kadın ve özgürlük düşleyen her çocuk adına savaştı.
Reqa’nın kurtuluşu sadece bölgesel bir gelişme değil, aynı zamanda en vahşi haliyle ortaya çıkan aşırı teröre karşı kazanılmış küresel bir başarıydı. Bu zafer, halkların her yerde teröre karşı direniş umudunu yeniden yeşertti. Bu süreç, QSD’nin halktan aldığı gücü gösterdi ve DAIŞ’i halkın topraklarında dağıttı. O dönemde başka hiçbir proje bu başarıyı elde edemedi.
Bugün, aradan sekiz yıl geçmesine rağmen Reqa onuruyla ayakta durmaktadır. Bu, evlatlarının direnişi, aşiretlerin birliği ve güçlerimizle kurdukları ortaklığın bir sonucudur. Bölgemizin huzurunu bozmak ve kazanımlarımızı karartmak isteyen tüm girişimlere rağmen açıkça ifade ediyoruz: Bir daha asla, hiçbir isim veya biçim altında teröristlerin sahaya çıkmasına izin vermeyeceğiz. Özgürlüğün düşmanlarının halkımızın kaderiyle oynamasına izin vermeyeceğiz. Ve şartlar ne olursa olsun, şehitlerimizin kanı üzerinden pazarlık yapmayacağız.
Bu mesajımızı tüm taraflara iletiyoruz: Reqa’nın kurtuluşu sıradan bir askeri operasyon değildi. Aynı zamanda QSD, halk ve aşiretler arasında verilmiş bir sözün ifadesiydi. Bu söz, toprağın ve halkın kalıcı olarak korunması, halk birliğinin sürdürülmesi ve özgürlük ile kalıcı barışın inşasına yönelik bir gelecek kurma kararlılığıydı. Aşiretlere, onların inisiyatifine ve gençlerine olan bağlılığımızı bir kez daha yineliyoruz. Bu bağlılık, bölgemizin kurtuluş mücadelesinin ve yeniden inşasının temel dayanağı olmaya devam edecektir.
Bir zamanlar terörün başkenti olan Reqa, bugün özgürlüğün ve birlikte yaşamın simgesi haline gelmiştir. Halkların sarsılmaz iradesinin bir örneğidir. Bu zafer asla unutulmayacaktır; çünkü şehitlerimizin kanıyla yazılmış, savaşçılarımızın iradesiyle gerçekleşmiş, aşiretlerin ve halkımızın QSD etrafında birleşmesiyle mümkün olmuştur.
Bu kutlu günde bir kez daha söz veriyoruz: Topraklarımızı ve halkımızı her türlü tehdide karşı korumaya devam edeceğiz. Karanlık fikirlerin her türüne karşı mücadelemizi sürdüreceğiz. Tüm zorluklara rağmen kazanımlarımızı koruyacağız.”