Serêkaniyê Göçmenler Komitesi, ‘Halk Meclisi’ seçimlerini reddetti

Serêkaniyê Göçmenler Komitesi, işgal altındaki kentte Suriye Geçiş hükümetine bağlı olarak yapılan ‘Halk Meclisi’ seçimlerini reddetti. Komite, seçimlerin ne yasal ne de gerçek halk iradesini yansıtmadığını belirtti.

Serêkaniyê Göçmenler Komitesi, bugün (23 Ekim 2025), işgal altındaki Serêkaniyê ve Girê Spî şehirlerinde Suriye Geçiş hükümetinin düzenlediği ‘Halk Meclisi’ seçimlerine ilişkin bir açıklama yaptı.

Yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi: “2019 yılından bu yana işgal saldırıları nedeniyle evlerinden göç etmek zorunda kalan Serêkaniyê’deki binlerce insan adına, fiili otoritenin şehirde düzenlediği seçimleri reddediyoruz. Bu seçimlerin meşru olmadığını, ahlaki ve hukuki açıdan hakkaniyetli olmadığını belirtiyoruz. Aynı zamanda bu seçimlerin şehrin gerçek halkının iradesini yansıtmadığını vurguluyoruz.”

Açıklamada, seçimlerin sistematik demografik değişimle birlikte, binlerce Serêkaniyê sakininin kendi topraklarına geri dönme doğal haklarının ve özgür, güvenli sivil ve siyasi yaşam kurma haklarının göz ardı edilerek yapıldığına işaret edildi.

Serêkaniyê’deki gerçek nüfusun en az %85’inin Kuzey ve Doğu Suriye’nin diğer bölgelerine göç etmek zorunda kaldığı ve geri dönüş haklarının ihlal edildiğinin belirtildiği açıklamada “Bu nedenle bu seçimler meşru ve adil değildir” ifadesine yer verildi.

Açıklamanın devamında, işgal ve zorla göç ettirme ile yapılan herhangi bir seçimin uluslararası insan hakları yasalarına ve aşağıdaki belirtilen uluslararası anlaşmalara aykırı olduğu vurgulandı:

-Uluslararası İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 25. maddesi, vatandaşların iş ve genel yönetim süreçlerine özgürce katılma hakkını garanti altına alır.

- 1949 Cenevre Sözleşmeleri’ne göre, işgalci güçlerin işgal altındaki bölgelerde demografik veya siyasi değişiklikler yapması yasaktır.

-Dünya İnsan Hakları Bildirgesi’nin 21. maddesine göre, halkın iradesi meşru otoritenin temelidir.

Açıklamada, Serêkaniyê meselesinin adil ve kalıcı çözümünün, özellikle 10 Mart Anlaşması’nın göçmenlerin güvenli dönüşüne ilişkin ilgili maddesinin uygulanmasına bağlı olduğu belirtildi.

Açıklamada, göçmenler kendi topraklarına geri dönemeyip siyasi haklarını yerinde kullanamadıkları sürece, bu seçimlerin Serêkaniyê halkının gerçek temsilciliğini sağlamayacağı ve ne meşru ne de ahlaki olacağı ifade edildi.

Birleşmiş Milletler, uluslararası örgütler ve ilgili insan hakları taraflarına sorumluluklarını yerine getirme, haksız yakınlaşmaları sona erdirme ve göçmenlerin güvenli dönüşüne ilişkin anlaşmaları denetleme çağrısının yapıldığı açıklamanın sonunda, “Göçmenlerin kendi topraklarına güvenli dönüşü, her adil ve kalıcı siyasi çözümün temel koşuludur” denildi.