Suriye Geçiş Hükümeti, iktidarını sağlama alma ve şiddetini artırma arasında kaldı

Suriye’de Baas rejiminin yıkılmasının ardından halk bileşenleri için büyük bir ümit doğsa da bu umutlar hegemonya kurmayı amaçlayan siyasi, askeri ve güvenlik önlemleriyle yok oldu. Bu önlemler bir taraftan da savaş ve çatışma riskini artırıyor.

HTŞ (Heyet Tahrir el-Şam), Suriye’de Baas rejiminin yıkılmasının birkaç hafta sonra Suriye’deki siyasi hareketlerin ve toplumsal yapıları gözetmeksizin siyasi ve askeri alanda varlığını sağlamlaştırmak için adımlar attı.

‘ZAFER KONFERANSI’NDA ASKERİ HEGEMONYA

HTŞ, 29 Ocak 2024 tarihinde sözde ‘Zafer Konferansı’nı düzenledi. Konferansa yalnızca HTŞ’ye bağlı silahlı gruplar ve işgalci Türk devletine bağlı çeteler katılırken konferansta Suriye’deki hiçbir siyasi veya toplumsal güç yer almadı.

Konferansta, yeni hükümeti kuran kararlar alındı.

Konferansta yine, Ahmed Şara’nın geçiş sürecine başkan seçilmesi, Suriye’yi uluslararası alanda temsil etme ve yasama meclisi kurma gibi geniş yetkiler verilmesi ile güvenlik güçlerinin ve ordunun dağıtılması ve yerlerine yeni kurumların kurulması ve 2012 anayasasının iptali gibi kararlar alındı.

Gözlemciler, bu kararların Ahmed Şara’ya herhangi bir açık anayasal hüküm olmaksızın geniş yürütme, yasama ve yargı yetkileri verdiğini ve bunun geçiş dönemlerinde yeni iktidar kurma temelleriyle uyuşmadığını belirtiyor.

ASKERİ GÖREVLENDİRMELER

Konferans sonrasında hükümet, Muhammed el-Câsim (Ebu Emşe) ve Seyf Bolad (Ebu Bekir) gibi bazı çete liderlerini önceki yıllarda savaş suçları işlemiş olmalarına rağmen, savunma ve içişleri bakanlıklarına ve tugayların komutanlıklarına atadı.

Hükümet, El Kaide bağlantılı birçok yabancı silahlı gücü önemli görevlere atadı ve bu halkın yeni bir ‘ulusal ordu’ kurulmasına yönelik inancının sarsılmasına neden oldu.

SİYASİ ADIMLAR ÇOĞULCULUĞU YOK ETTİ

Şara siyasi olarak, seçim yapılmaksızın parlamento üyelerinin seçilmesi için bir hazırlık komitesi kurdu. Bu adım, Suriye halkının isteklerine ve demokratik sistemlerin gereklerine aykırı olan başkanlık sisteminin merkezileştirilmesi olarak görüldü.

Yeni hükümette, HTŞ komutanlarının oranı yüzde 98 civarındaydı ve bu şehirlerin ve hükümet kurumlarının idaresini etkiledi. Kaynaklar, her kurumun idari ve güvenlik işlerini yöneten bir ‘şeyh’ olduğunu belirtti.

Şara’nın kurduğunu duyurduğu ve Dışişleri Bakanlığı’na bağlı olan, ayrıca Suriye kentlerinde siyasi ve toplumsal yaşamı yönetmek üzere ofisleri olan Siyasi İşler Genel Sekreterliği, eski Baasçı deneyim olan‘Ulusal İlerici Cephe’nin yeniden canlandırılması olarak görüldü.

ANAYASA BİLDİRGESİ UZLAŞMAYA GİDİLMEDEN YAPILDI

Gerekçe gösterilmeksizin parlamento feshedildi ve 2012 Anayasası iptal edildi. Bu adım Mart 2025’e kadar anayasal bir boşluğun oluşmasına neden oldu. Mart ayında ise hükümet, Suriye’deki güçlere danışmadan bir anayasa bildirgesi duyurdu.

Suriye’deki muhalifler, söz konusu bildirgenin Baasçı tek parti, tek din ve tek ulus yöntemini tekrarladığını iktidarı cumhurbaşkanının eline verdiğini ve çoğulculuğu ve demokrasiyi yok ettiğini bildirdi.

ŞİDDET ARTTI

8 Aralık 2024 tarihinden 2025 kasım sonuna kadar, Suriye Geçiş Hükümeti güçleri ve bölgedeki güçlerin gerçekleştirdiği ihlaller ve şiddet sonucunda 438’i çocuk, 620’si kadın olan 8 bin 180’i sivil, 10 bin 923 kişi yaşamını yitirdi.

Bunlardan bin 700’ü, Geçiş Hükümeti güçlerinin gerçekleştirdiği katliamlarda öldürülen Alevilerdi.

Geçiş Hükümeti güçlerinin, Temmuz 2025’te Süveyda’da düzenlediği saldırılarda 638 kişi yaşamını yitirdi.

Humus’ta Beni Halid kabilesinden bazı kişiler, Alevi mahallelerine saldırarak iki kişiyi öldürdü, 10 kişiyi yaraladı.

Alınan bilgilere göre, Baas rejiminin devrilmesinden bu yana Geçiş Hükümeti, devleti kontrol altına almak ve diğer tüm bileşenleri dışarına bırakmak adına özel güvenlik, siyasi ve askeri politikalar uyguluyor. İzlenen bu politikalar nedeniyle anayasal boşluk oluştu, siyasi süreç yok edildi ve şiddet ve ihlaller arttı.

KAYNAK: ANHA