Halk Savunma Güçleri (HPG) Basın İrtibat Merkezi 3 Mayıs’ta yaptığı açıklamada HPG Komuta Konseyi üyesi ve Erzurum Eyaleti Komutanı Komutan Cemşîd Elî Esker’in 14 Nisan 2018’de Serhed bölgesine bağlı Gilîdax alanında şehit düştüğünü duyurmuştu. HPG, şehit Cemşîd Elî Esker’i tarihi Kobanê Direnişi’nin öncülerinden biri olarak tanımlamıştı.
Halk Savunma Güçleri (YPG) Genel Komutanlığı, şehit Komutan Cemşîd’in kahramanlık ve emeğine ilişkin bir açıklama yaptı. YPG’nin açıklaması şu şekilde:
"Kobanê Direnişi’nin öncü komutanlarından yoldaşımız Cemşîd Elî Esker’in, şehadet haberini derin bir üzüntüyle aldık. Kobanê Direnişi’nin öncülüğünü yapan ve bu direnişin dünya çapında bir yankı bulmasına vesile olan Yoldaş Cemşîd’i saygıyla anıyoruz. Yoldaş Cemşîd’in şehadeti nedeniyle bütün halkımıza, özellikle de onun yurtsever ve onurlu ailesine başsağlığı diliyoruz.
Cemşîd Elî Esker yoldaş, Halep yakınlarındaki Bab bölgesine bağlı Nauman köyünde doğdu. Nauman bir Kürt köyüdür. Çevresindeki bazı köyler Arap, bazıları ise Türkmen köyleridir. Bu özelliğinden dolayı bölge, toplumsal açıdan birbirine bağlı farklı kimliklerin bir arada yaşadığı kozmopolit bir yapıya sahiptir. Cemşîd’in doğduğu Nauman köyü, köklü yurtsever geleneğe sahip bir köydür. Halkın özgürlük hareketine olan yakınlığı ve yürütülen çalışmalara aktif katılımı sayesinde hem Cemşîd’in ailesinden hem de köyün gençlerinden birçoğu özgürlük mücadelesine katılmıştır.
Cemşîd’in ailesi, yurtsever yönleriyle tanınan bir ailedir. Yoldaş Cemşîd, altı kardeşin en büyüğü olarak yurtsever bir ortamda yetişti. Ortaokula kadar eğitim gördü. Baas rejiminin okullarında okurken, Suriye rejiminin baskıcı politikalarına tanık oldu. Küçük yaşlardan itibaren mevcut sisteme karşı bir duruş geliştirdi. Böyle bir ortamda büyümesi, onda güçlü bir yurtsever bilinç oluşmasını sağladı. Nauman köyü, Önder Abdullah Öcalan’ın düşünce ve felsefesiyle erken dönemde tanışmış, bu da köyde ciddi bir siyasal bilinç yaratmıştı. Kürt özgürlük hareketine katılım, hem ailesi hem de köy halkı üzerinde derin bir etki bırakmış ve bu durum Yoldaş Cemşîd’in yaşamında belirleyici bir rol oynamıştır.
Yoldaş Cemşîd böyle bir ortamda büyüdü ve gençlik döneminin başlarında Kürt özgürlük hareketiyle tanıştı. 1999 yılında, Önder Apo’ya karşı düzenlenen uluslararası komploya tepki olarak Kürdistan dağlarına yöneldi. Bu şekilde özgürlük mücadelesine aktif olarak katıldı ve o tarihten itibaren aralıksız bir direniş hayatına başladı.
Cemşîd yoldaş, Kürdistan dağlarının farklı bölgelerinde kaldı. Özellikle Kuzey Kürdistan’ın birçok alanında, Qendîl, Bradost ve Behdînan bölgelerinde gerilla faaliyeti yürüttü. En zorlu savaş dönemlerinde asla geri adım atmadı ve bütün ağırlığını pratiğe verdi. Katıldığı çok sayıda eylem ve faaliyet sayesinde derin askerî tecrübeler kazandı. Farklı bölgelerdeki pratikleriyle gerilla savaşında öncülük yaptı. O, gerçek bir gerillaydı; her koşul ve durumda en aktif biçimde gerillacılığı öğrendi ve uyguladı. Askerî alandaki yetkinliği nedeniyle, katıldığı eylemlerde düşmana ağır darbeler indirdi.
Cemşîd yoldaş, Kürt halkına yönelik inkâr ve imha politikalarına karşı her biçimde mücadele edilmesi gerektiğine inanıyordu. Askerî yetkinliğinin yanı sıra, ideolojik olarak da kendini geliştirdi. Her koşul ve ortamda kendini eğitti ve Kürt gerçeğini hem tarihsel hem de sosyolojik açıdan daha derinlemesine anlamaya çalıştı.
2014 yılında, DAİŞ çeteleri Rojava ve Kobanê’yi hedef aldığında, halkımız ve mücadele arkadaşlarımız, Kürdistan’ın dört bir yanından ve dünyanın birçok yerinden Rojava’ya yöneldi. Her vicdan sahibi kişi, DAİŞ’in vahşetine karşı bu mücadeleye katıldı. Yüzlerce gerilla, Kürdistan dağlarından Kobanê’ye geldi, YPG-YPJ saflarına katıldı ve halkımızın korunmasında aktif bir rol oynadı. Cemşîd yoldaş de Erzurum Eyaleti’nden bir gerilla grubuyla Rojava sahasına geçti. Rojava, Yoldaş Cemşîd için özel bir anlam taşıyordu; çünkü doğduğu topraklarda çocukluğunu ve gençliğinin başlangıcını geçirmişti. Rojava halkı büyük bir yok edilme ve soykırım tehlikesiyle karşı karşıyaydı ve Yoldaş Cemşîd bu vahşet karşısında sessiz kalamazdı. Cemşîd, DAİŞ çetelerine karşı en aktif ve kararlı savaşçılardan biri oldu. Kobanê’de YPG-YPJ savaşçıları, halkımızla birlikte DAİŞ çetelerine karşı kesintisiz ve örnek bir direniş sergiledi. Binlerce DAİŞ çetesi, kontrolsüz şiddet kullanarak Kobanê’ye saldırıyordu. DAİŞ, Suriye ve Irak ordularından ele geçirdiği en gelişmiş teknik ve silahlarla saldırıyor, aynı zamanda Türkiye devletinin her türlü desteğiyle barbar saldırılarını artırıyordu. Savaş, sokak sokak, ev ev başladı.
Kobanê’nin her sokağı, her köşesi santim santim sürekli bombardımana tutuluyordu; havan, tank ve obüs mermileriyle şehre ateş açılıyordu. Darbe almayan neredeyse hiçbir bina kalmamıştı kentte. Bu zorlu saldırılar altında Kobanê harap bir şehir haline geldi. Böyle bir savaşı yalnızca güçlü ve deneyimli komutanlar yönetebilirdi. Şivan Gever, Arîn Mîrkan, Gelhat Gabar, Zehra Penaber, Diyar Bagok, Rêzan Amed ve yüzlerce YPG-YPJ savaşçısı ve komutan, DAİŞ çetelerine karşı tarihi bir direniş başlattı. Komutan Cemşîd de Kobanê’ye ulaştığı andan itibaren aktif olarak savaşa katıldı. Hem koordinasyonda hem de doğrudan savaş yönetiminde büyük bir rol oynadı. Yoldaş Cemşîd, yıllarca Kürdistan dağlarında kazandığı savaş ve komutanlık tecrübelerini şehir ve ova savaşında da gösterdi. Öncülük ettiği gerilla taktikleriyle DAİŞ’i şoka uğrattı ve onlara ağır kayıplar verdirdi. DAİŞ çeteleri, Kobanê’yi birkaç saat içinde ele geçirmeyi hedeflemişti, fakat YPG-YPJ savaşçılarının direnişi karşısında tamamen hayrete düşmüşlerdi. Cemşîd her seferinde farklı bir taktikle düşmana saldırdı; bazen çetelerin mevzilerine sızarak, bazen arkadan baskınlar yaparak onların iradesini kırdı. Bazen de tuzaklar kurup düşmanın ağır kayıplar vermesini sağladı. Cemşîd, düşmanın em ummadığı zamanlarda sürekli baskınlar düzenledi. Gerilla taktikleri ve Cemşîd’in ve arkadaşlarının fedakâr direnişi sayesinde DAİŞ çeteleri dağıldı ve Kobanê’de büyük bir hezimet yaşadı. Binlerce kayıp verdikten sonra DAİŞ çeteleri geri çekilmek zorunda kaldı. Uzun süren direnişin ardından Kobanê ve çevresindeki köyler tamamen DAİŞ’ten temizlendi.
Kobanê’nin kurtarılmasının ardından, Cemşîd yoldaş, DAİŞ çetelerine karşı gerçekleştirilen birçok operasyonda komuta görevini üstlendi ve bu operasyonlarda da çok önemli bir rol oynadı. Komutan Cemşîd, Reqa, Minbic, Eyn Îsa ve Girê Spî operasyonlarının öncülerinden biri oldu. Rojava’daki görev süresi 2016 yılına kadar devam eden Cemşîd, kesintisiz ve kararlı bir şekilde pratik yaptı. Özgürlük Mücadelesi’nin ihtiyaçları doğrultusunda, 2016 yılında yeniden Kürdistan dağlarına döndü. Yoldaş Cemşîd, başarılı pratiğiyle Rojava devriminin öncü komutanlarından biri olarak öne çıktı.
Komutan Cemşîd, tüm yaşamını devrimci prensiplere ve özgürlük hedeflerine göre sürdürdü; her zorluk karşısında çözüm yolları bulmayı bilirdi. Bir devrimci olarak yaşadı, özgürlük mücadelesinin tüm değerlerini benimsedi ve korudu. Her ortamda, arkadaşlarına öncülük etti destek oldu. Toplumsal kişiliğiyle arkadaşlarını etrafında toplar ve onları çalışmalara katardı. Yoldaşlık duygusunu yüreğinde hisseder ve bunu çevresine yansıtırdı. Kendini emekle yarattı, hayatı kalpten yaşadı ve her anını arkadaşlarıyla paylaştı. Cemşîd yoldaş, her kesten önce tüm pratik çalışmaları yürüttü. O konuşan değil, çalışan ve pratik biriydi. Bu şekilde, içten kişiliğinden ödün vermedi. Devrimci yaşamı her zaman pratik ve savaş alanlarında geçti. Sade ve üretken kişiliğiyle her çalışmayı başarıyla tamamladı. Ne iş yaparsa yapsın, ısrarla ve sonuç alana kadar kendini işine adadı. İdeolojik olarak da kendini geliştirdi ve hayatı nasıl yaşaması gerektiğini bildi. Yurtseverliği ve güçlü iradesiyle, halkın ve partinin ihtiyaçları doğrultusunda mücadelenin her alanında yer aldı. Son nefesine kadar halkımızın özgürlüğü için savaştı.
Bugün, Kuzey-Doğu Suriye ve Rojava devrimi, Suriye’nin öncü gücü olduğunu göstermişse kuşkusuz Komutan Cemşîd bu konuda büyük bir role sahiptir. Komutan Cemşîd gibi binlerce fedai arkadaş, özgür bir yaşam yolunu bize göstermiştir. Eğer bugün tüm Suriye halkı ısrarla birlikte bir yaşamın dışında başka bir yaşam olmadığını savunuyorsa, bu, bu fedakar kişilerin bize bıraktığı mücadele mirası sayesindedir. Komutan Cemşîd Elî Esker’in şehadeti dolayısıyla, Rojava devriminin öncüsü olan ve adını tarihe yazdıran yoldaşımız için; özellikle onun yurtsever ailesi başta olmak üzere, tüm vatansever halkımıza başsağlığı diliyoruz. Ve bu şehadet vesilesiyle, yoldaşımız Cemşîd’in şahsında, tüm şehitlerimizi bir kez daha anıyor, onların mücadelesini tekrarlıyor ve özgürlük mücadelesini sonuna kadar sürdüreceğimizin sözünü veriyoruz.”