Dünya Ekonomik Forumu’nun (WEF) 2026 Yıllık Toplantıları, 19 Ocak’ta İsviçre’nin Davos kentinde başladı. Küresel siyaset, ekonomi ve sermaye çevrelerini bir araya getiren zirve, daha ilk günden ciddi bir meşruiyet tartışmasının odağına oturdu. Tartışmanın merkezinde ise Geçici Şam Hükümeti Başkanı Ahmed el-Şaraa’nın (Colani) davetliler arasında yer alması bulunuyor.
Geçmişi silahlı cihatçı örgütlerle anılan ve liderlik ettiği HTŞ’nin hala Birleşmiş Milletler’in terör listesinde bulunan el-Şaraa’nın yer alması, birçok çevrede eleştirilere yol açıyor. Savaş suçlarıyla anılan bir aktörün uluslararası platformda ağırlanması, Colani’nin uluslararası toplum nezdinde meşrulaştırılmak istendiğini ortaya koyuyor. Birçok kesim, bu durumun sadece bir diplomatik tercihten ibaret olmadığını, aynı zamanda radikal ve silahlı geçmişin uluslararası meşruiyet kazanması anlamına geldiğini vurguluyor. Dahası, Batılı devletlerin “terörle mücadele” söylemi ile çifte standart uyguladığı eleştirileri de bu gelişmeyle yeniden gündeme gelmiş oluyor.
WEF, bu yılki toplantılarını “Diyalog Ruhu” temasıyla düzenliyor. Ancak Rojava’ya yönelik işgal saldırıları sürerken, bu saldırıların merkezinde yer alan bir ismin Davos’ta yer alması, forumun kime hizmet ettiği sorusunu yeniden gündeme de getirmiş durumda. Bu anlamda WEF, küresel krizlerin mağdurlarına değil; savaş ve şiddetle anılan aktörlere uluslararası meşruiyet kazandıran bir sahneye dönüşmüş durumda.
KÜRTLER ÖFKELİ
Colani’nin Davos’a davet edilmesi, zirveye ev sahipliği yapan İsviçre’nin tarafsızlık politikasını da tartışmaya açtı. İnsan hakları ihlalleriyle ve terör listelerinde yer alan bir isme kapılarını açmak, İsviçre’nin bu sürece yalnızca mekânsal değil, siyasi ve ahlaki olarak da dahil olduğu anlamına geldiği belirtiliyor.
Bu durum, özellikle İsviçre’de yaşayan 100 bini aşkın Kürt toplumu açısından büyük bir tepkiyle karşılanıyor. Kürt kurumları ve sivil toplum örgütleri, İsviçre’nin bu tutumunun Kürt halkına yönelik saldırıların dolaylı biçimde onaylanması ve normalleştirilmesi anlamına geldiğini ifade ediyor.
SOKAKLARIN TAVRI NET: İSTEMİYORUZ
WEF’i protesto etmek için günlerdir Davos başta olmak üzere ülkenin birçok kentinde düzenlenen eylemlerde, Colani’nin buraya davet edilmesine tepki yağıyor. “Savaş suçlularına Davos’ta yer yok”, “Rojava yalnız değildir” ve “Teröristlerle diyalog değil hesaplaşma” sloganları öne çıktığı eylemlerde, Rojava’ya dönük saldırılara da dikkat çekiliyor.
Colani’nin Davos’a davet edilmesini, uluslararası toplumun cihatçı ve terör yapılarına karşı ilkelerinden vazgeçtiğinin açık bir göstergesi olarak değerlendiren eylemciler, İsviçre’ye Colani’yi kabul etmeme çağrısında bulunuyor.
Birçok kesim, Colani’nin Davos’ta fiilen ağırlanıp ağırlanmayacağı sorusunun, artık yalnızca bir diplomatik detay değil; uluslararası sistemin, savaş ve terör geçmişi olan aktörleri hangi koşullarda meşru saydığına dair kritik bir sınav olarak görüyor.
Davos’taki zirve sürerken, bugün konuşması beklenen Colani’nin katılıp katılmayacağı hâlâ belirsizliğini korurken, günlerdir eylem halinde olan binlerce insanın tavrı net: Yargılanması gereken bir savaş suçlusunu istemiyoruz.
Öte yandan, WEF karşıtı aktivistler, gün boyunca Davos’ta eylemlerine devam edecek.