Yeni bir yaşam modeli: Demokratik entegrasyon

Demokratik entegrasyon, bir asimile olma durumu değil; Önder Apo’nun ideolojik sisteminde, yeni çağın sosyalizmine giden yolda önemli bir durak ve gelişimin temel aşamalarından biridir.

Türkiye, özellikle 27 Şubat’ta Önder Apo’nun yaptığı çağrıyla yeni bir sürece girdi. Bu süreçle birlikte hem Önder Apo’nun hem de Kürdistan Özgürlük Hareketi’nin ideolojik gelişiminde yeni söylemler ve yeni tanımlar dile getirildi.

Bu dönemde en çok tartışılan tanımlardan biri, Önder Apo’nun yeni dönemin başlaması için Türk devletine şart olarak sunduğu demokratik entegrasyon yasaları oldu. Her kesimin kendi görüşlerini dile getirdiği ve Önder Apo’nun doğru olarak kabul ettiği bu sistem için yapılan en yoğun eleştiri ise, Kürdistan Özgürlük Hareketi’nin tasfiyesini sağlayacağı yönünde oldu.

Önder Apo’da ve Kürdistan Özgürlük Hareketi’nde her tanım, bilinen ve ezberlenen anlamlarının çok ötesinde kullanılır. Özgürlük Hareketi terminolojisinde tanımları bilinen ve sistemin bize dayattığı anlamlar dünyasının içinden görmek, çok yanlış bir tutumdur.

Yeni bir yaşam iddiasıyla ortaya çıkan hareket, bunu salt bir söylem ya da kitleleri etkileme aracı olarak görmemiş; onun yerine, yeni yaşamı bütün haliyle yeniden kurmanın mücadelesini vermiştir.

Bu mücadelenin en önemli ayaklarından biri de tanımlar ve tanımlara verilen önemdir. Kürdistan Özgürlük Hareketi’ni ve Önder Apo’yu takip edenler, bu ideolojik disiplin içerisinde tanımların ne kadar önemli olduğunu bilir.

Tanımlar, mücadelenin hatlarını çizer, netleşmenizi sağlar ve sizi karşı tarafın (düşman, karşı-devrimcilik vb.) saldırılarına karşı korur. İdeolojisinde net olmayanın mücadelesi, hiçbir zaman doğru ve sonuca ulaşacak yerde olmaz.

SÜREKLİLİK ARZ EDEN BİR DÜŞÜNCE SİSTEMİ

Düşünce sisteminde hep bir süreklilik olan Önder Apo, ideolojik mücadele tarihinde tanım olarak kullanmamış olsa da aslında yıllardır demokratik entegrasyon kavramına uygun açıklamalarda bulunuyordu. Özellikle 90’lı yıllardan itibaren yaptığı söyleşiler ve çözümlemelerinde ısrarla bir arada yaşamdan ve ortaklaşmadan bahseden Önder Apo, son olarak açık bir biçimde, bir arada yaşam formülünün ilk adımı olarak demokratik entegrasyon kavramını dile getirdi.

Demokratik entegrasyon konusuna girmeden önce, daha öncesinde yine Önder Apo tarafından teorize edilen ve bugün doğru bir yaklaşım olduğu daha da net olarak anlaşılan demokratik ulus düşüncesine bakmak gerekir.

Kürdistan Özgürlük Hareketi demokratik ulusun tanımını şöyle yapar: “Demokratik ulus, kimlikleri ucu kapalı ve katı tanımlamalarla ele almayan, esnek yapılanmasıyla toplumun her kesiminin etnik, dinsel, sınıfsal, cins ve grup birey kimlikleriyle eşit katılımını esas alır.

Demokratik ulus, toplumdaki tüm farklılıkların kendini özgürce ifade etmesini ve örgütlemesini esas alır. Bireyin, toplumun devlete bağımlılığını reddeder; devletin sadece zorunlu genel işlerde rol oynamasını esas alır. Toplumsal sorunların devlet yapılanmasıyla değil, toplumun öz örgütlülükleriyle çözümünü esas alır.

Demokratik ulus salt hukuka dayanmaz; toplumun ahlak ve vicdan ilkesini esas alır. Toplumun doğrudan demokrasi uygulamasıyla komünlere, meclislere, kooperatif ve akademilere dayalı iradeleşmesini esas alır.”

Önder Apo, yeni çağın sosyalizminin manifestosu anlamına gelen Barış ve Demokratik Toplum Manifestosu’nda, “Entegrasyon, demokratik toplumun ulus devletle birliğini ifade eder” derken tam da bundan bahsediyordu.

Demokratik bir ulus yaratmanın ilk adımı, toplumun her kesimini bir araya getirerek onların farklılıklarını bir zenginlik olarak görüp, gelişmenin dinamikleri haline getirmek ve bu ortaklaşma ile özgür bir yaşamı kurma hedefinde uyumlu bir hale getirmekten geçiyor.

Önder Apo, var olan ulus-devlet sistemi içerisinde toplumu yeni çağın sosyalist düşüncesine hazırlamak ve onları özgür ve eşit yaşam mücadelesine doğru bir şekilde katmak için entegrasyonun olmazsa olmaz olduğunu belirtiyor.

Önder Apo’ya göre, demokratik entegrasyon bir grup Kürdistan Özgürlük Hareketi üyesinin Türkiye’ye gelip kapitalist modernitenin şekillendirdiği yaşama adapte olmaları anlamına gelmez. Olamaz da! Her adım, aslında hedefe gidilen yolda ilerlemenin bir katmanını ifade etmektedir. Yani Önder Apo’nun düşünce sisteminde her söz ve her tanım, bir öncekini tamamlayan ve onun eksikliklerini gideren bir yerde durmaktadır.

Demokratik ulus, demokratik toplum, demokratik uygarlık çözümlemeleri ile demokratik entegrasyon, komün ve demokratik ulus sosyalizmi birbirinden ayrı düşünülmemeli; bağlamından koparılarak art niyetli şekilde yaklaşılmamalıdır.

90’larda başlayan devletsiz sosyalizm arayışı, bugün kendi programını bulmuş ve onun adımlarını atacak güce gelmiştir.

YENİ YAŞAMI KURMANIN İLK ADIMI OLARAK DEMOKRATİK ENTEGRASYON

Burada anlatılan, aslında bir arada yaşamanın basit kuralları ve olması gereken adımlarıdır. İşte tam da bu noktada, Önder Apo birlikte yaşamı kurmanın ilk adımı olarak demokratik entegrasyon kavramını kullanıyor.

Entegrasyon kavramı Önder Apo tarafından kullanıldıktan sonra başlayan tartışmalarda, süreci ve Kürdistan Özgürlük Hareketi’nin deneyimlerini, Önder Apo’nun ideolojik kapasitesini anlamadan başlayan saldırı ve karalamalarda özellikle tasfiyecilik tanımlamaları sıklıkla kullanıldı.

Oysa, entegrasyonun belirlenen kelime anlamı bile bir tasfiyeden çok, bir ortaklaştırmayı ifade ediyordu. “Farklı bileşenleri, sistemleri veya süreçleri bir araya getirerek, bunların uyumlu bir şekilde çalışmasını sağlama işlemi” anlamına gelen entegrasyon veya entegre etme kavramı, Önder Apo’nun tanımlamasıyla bundan daha fazlası anlamına gelmektedir. Bu mücadele içerisinde hiçbir tanım ve kavram, o güne kadar kullanıldığı gibi kullanılmaz. Her daim, tanımlar geliştirilerek, eksiklikleri giderilerek ve bu coğrafyaya uyarlanarak kullanılmıştır.

Bugüne, Önder Apo’nun 27 Şubat sonrası yaptığı açıklama ve yeni dönemin yol haritası ile, yeni çağın sosyalizminin perspektifi olan Barış ve Demokratik Toplum Manifestosu’nda bahsedilen entegrasyon kavramına gelmeden önce, biraz geriye giderek hem Kürdistan Özgürlük Hareketi hem de Önder Apo’nun ideolojik gelişiminde bir arada yaşam ile ilgili söylemlerini bilmek gerekir.

Tarihi bilmeden yapılacak her yorum ve eleştiri, aslında boşlukta sallanan bir durumdan öteye geçmeyecektir. Önder Apo’nun tanımıyla: “Tarih günümüzde, biz tarihin başlangıcında gizliyiz.”

Bugün, gelinen noktada, Önder Apo’nun yeni dönem manifestosunda ve yeni dönemin mücadelesini tanımlarken yaptığı açıklamada kullandığı tanımlar, bilinen tanımların çok ötesindedir. Bunlardan en çok tartışılanı ise demokratik entegrasyon kavramıdır.

DEVAM EDECEK