AB kurumları, üye devletler ve Avrupa Komisyonu’nun üzerinde uzlaştığı yeni düzenleme, sığınma başvurusu reddedilen ya da belgesiz durumda bulunan göçmenlerin Avrupa dışındaki ülkelere gönderilmesini hedefliyor. Almanya, Avusturya, Hollanda, Danimarka ve Yunanistan’ın bu merkezlere ev sahipliği yapabilecek ülkeler arayışını hızlandırdığı, özellikle Afrika ülkeleriyle temasların öne çıktığı belirtiliyor.
İNSAN HAKLARI ÖRGÜTLERİNDEN UYARI
Belgesiz Göçmenlerle Uluslararası İşbirliği Platformu’ndan Silvia Carta, yeni düzenlemenin Avrupa’da çok daha sert bir gözaltı ve sınır dışı sistemi yaratacağını söyledi. Sivil toplum kuruluşları, yüz binlerce kişinin Avrupa dışındaki merkezlerde belirsiz sürelerle tutulabileceği konusunda uyarıyor.
AB sınırları içinde gözaltı süresinin azami 30 ay olarak öngörüldüğü belirtilirken, üçüncü ülkelerde kurulacak merkezlerde bu sürenin nasıl uygulanacağı henüz netleşmiş değil. Eleştirmenler, çocuklu ailelerin bu merkezlerde tutulmasının önünün açılmasını ve insanların hiçbir bağlarının olmadığı ülkelere gönderilme ihtimalini ciddi bir hak ihlali riski olarak görüyor.
BRÜKSEL ‘GERİ GÖNDERME’ DİYOR
AB İçişleri ve Göç Komiseri Magnus Brunner ise yeni düzenlemeyi, Avrupa’ya kimlerin gireceğini, kimlerin kalacağını ve kimlerin ayrılması gerektiğini daha etkin belirleme aracı olarak savunuyor. Brüksel, sığınma başvurusu reddedilen kişilerin yalnızca yüzde 28’inin ülkelerine döndüğünü belirterek yeni sistemle bu oranın artırılabileceğini öne sürüyor.
Ancak insan hakları örgütleri, AB kurumlarının “geri gönderme” ifadesini tercih etmesine karşın uygulamanın fiilen bir “sınır dışı etme” ve “gözaltı” rejimine dönüşeceğini belirtiyor. Merkezlerin nerede kurulacağı, temel hakların nasıl korunacağı ve buralarda kalış süresinin ne olacağı ise hala belirsizliğini koruyor.