Devrimci Halk İnisiyatifi'nden Zeyni İpek'e istifa çağrısı
Devrimci Halk İnisiyatifi, DEM Parti tarafından ihraç edilen Kızıltepe Belediye Başkanı Zeyni İpek’in istifasını istedi.
Devrimci Halk İnisiyatifi, DEM Parti tarafından ihraç edilen Kızıltepe Belediye Başkanı Zeyni İpek’in istifasını istedi.
Devrimci Halk İnisiyatifi, yaptığı yazılı açıklamada şunları belirtti:
"Devrimci Halk İnisiyatifi olarak, Kızıltepe Belediye Başkanlığı makamını şu an gayrimeşru bir biçimde gasp eden Zeyni İpek’e bir kez daha açıkça ihtar ediyoruz: Bu koltuğun sahibi sen değilsin! Bu makamı sana veren irade, sandığa akıttığı emekle, ödediği bedelle ve emek harcayarak ikna ettiği oylarla Kızıltepe halkıdır!
Görevin yüklediği sorumlulukları ve toplumsal ahlakın sınırlarını ayaklar altına alan her adımın; kendi beyanların dahi dahil olmak üzere, gerçeğin çıplak kanıtıyla sabittir. Yurtsever halkımızın alın teriyle, bedeliyle ve özverisiyle kurduğu değerleri korumak; adil, ahlaklı ve gerçek anlamda demokratik bir yönetimi sahiplenmek, onuruyla direnen halkımızın en temel hakkıdır.
Halkın iradesiyle göreve gelen bir kamu görevlisinin; meşruiyetini tamamen yitirmesine rağmen, suç ortaklığına varan o kirli zeminiyle birlikte koltuğa yapışması “Demokratik Meşruiyet Krizi” değildir artık—bu, halk egemenliğine, halk iradesine açık bir saldırıdır. Bu saldırı; vekalet yetkisini gasp etmek, halkın iradesini çiğnemek ve şahsi koltuk hırsını toplumsal yararın üstüne sürmek demektir.
Bilinsin: Hiçbir seçilmiş, ömür boyu ya da sınırsız bir dokunulmazlık zırhına sığınıp duramaz! Demokrasilerde görev geçicidir; halkın iradesi kalıcıdır. Toplumsal meşruiyeti çökmüş bir yönetimin makamda kalmakta ısrar ettiği her gün, halkın emeğine, oyuna ve güvenine yönelik zorbalık niteliğindeki bir gasp eylemidir. Ahlaki suçlar nedeniyle güveni tüketen anlayış, yetkiyi derhal—ve koşulsuz—asıl sahibine iade etmek zorundadır. “Ben koltukta kalırım” diyen her kafa, halk egemenliğini gasp ettiğini bizzat ilan eder.
Halkın çabasıyla, emeğiyle ve oyuyla oluşan bir makamı; halka rağmen işgal etmek emanete ihanet ve açık bir hırsızlıktır. Bu koltuk senin kişisel mülkün değildir. Ne babandan kalma tapulu bir maldır, ne de ihsan edilmiş bir ayrıcalık. Halk sana görevi emanet etti; sen bugün o emaneti kirletip geri iade etmekten kaçıyorsun. Biz de geri istiyoruz. Eline düşen bu emaneti zorla tutmaya çalışman; suç ortaklarını, çeteleşmiş çıkarlarını ve yolsuzluk şebekelerini saklama telaşından başka bir şey değildir.
Açıkça İlan Ediyoruz:
• Halka rağmen koltukta kalınamaz! Sen halkın efendisi değil, sadece geçici vekil olabilirsin. Vekalet bitti! Meşruiyet bitti! Güven sıfırlandı!
• Ahlaki, vicdani ve siyasi meşruiyetin tamamen çöktü. Ahlakını kaybeden bir yönetim veya kişi sorun çözemez; çünkü sorun, kendinsin.
• Suç işleyip halkın tepkisinden kaçmak korkaklıktır. Tarih seni; halka rağmen makam işgal eden, emeğe el uzatan ve vicdanı hiçe sayanlar arasına yazacak.
İstifa etmek artık “etik bir seçenek” değil; anayasal, siyasi ve toplumsal bir zorunluluktur. Bu utanmazlıkla koltuğa tutunmaya devam ettikçe, halkın öfkesi büyümeye devam edecektir. Çünkü halk susmaz; hesabı sorar.
Son Uyarımızdır: Halkın kararına uyun, sorumluluğunuzun gereğini yerine getirin ve derhal görevinizi terk edin!
Bu ihanette, bu koltuk hırsında ısrar ettiğin her gün; halkın iradesi karşısında ezilmeye, tarihin kara sayfalarına gömülmeye mahkûm olacaksın."