Fransa ve Belçika’da enerji ve akaryakıt fiyatlarındaki sert yükseliş, yalnızca hane halkını değil, devlet bütçelerinin nasıl etkilendiğine dair tartışmaları da yeniden gündeme taşıdı.
Her iki ülkede de fiyat artışlarıyla birlikte KDV gelirlerinin otomatik olarak yükseldiği belirtilirken, asıl tartışma bu durumun devletler için gerçek bir “ek gelir” anlamına gelip gelmediği etrafında dönüyor.
FRANSA’DA ‘DEVLET KASASI DOLUYOR’ TARTIŞMASI
Fransa’da muhalefet, özellikle pompa fiyatlarındaki yükseliş nedeniyle devletin milyarlarca euroluk ek vergi geliri elde ettiğini öne sürüyor. Sağ muhalefetten Laurent Wauquiez, krizin başlangıcından bu yana devletin akaryakıttan 2 ila 3 milyar euro arasında fazla vergi topladığını savunarak, bu paranın vergi indirimi yoluyla sürücülere geri verilmesini istedi.
Ancak hükümet bu iddiayı reddediyor. Paris yönetimine göre, pompa fiyatı arttıkça KDV gelirleri yükselse de, bu artış tüketimin düşmesi, ekonomik büyümenin yavaşlaması ve faiz yüklerinin artması nedeniyle bütçede gerçek bir “kasa fazlası” yaratmıyor.
Fransa hükümeti ayrıca, ortaya çıkabilecek olası ek gelirleri doğrudan halka iade etmek yerine, ekonominin elektrifikasyonu ve enerji dönüşümünü finanse etmekte kullanma fikrini de tartışmaya açtı. Bu da muhalefetin tepkisini daha da büyüttü.
BELÇİKA’DA TARTIŞMALI RAKAMLAR
Benzer bir tartışma Belçika’da da yaşanıyor. Elektrik, gaz, mazot ve benzin fiyatlarındaki artış sonrası, devletin KDV üzerinden ne kadar ek gelir elde ettiği konusunda farklı siyasi partiler ve uzmanlar birbirinden oldukça farklı rakamlar açıklıyor.
Bazı siyasi çevreler bu ek gelirin aylık 25 milyon euro civarında olduğunu savunurken, başka hesaplamalar bunu 74 ila 94 milyon euroya kadar çıkarıyor. Ancak Belçika Maliye İdaresi bile bu konuda net bir rakam veremiyor.
Yetkililere göre fiyatlardaki oynaklık, vatandaşların tüketim alışkanlıklarını değiştirmesi, sabit fiyatlı sözleşmelere yönelim ve mevsimsel etkiler nedeniyle devletin tam olarak ne kadar “fazladan” gelir elde ettiğini hesaplamak zor.
Ekonomistlere göre, devletin yalnızca KDV gelirlerine bakarak enerji krizinden kazançlı çıktığını söylemek eksik bir değerlendirme olur.
Ziraz bazı ekonomistlere göre enerji fiyatları arttıkça vatandaşlar daha az yakıt ve enerji tüketiyor, buna bağlı olarak akaryakıttan alınan maktu vergiler (özel tüketim benzeri vergiler) düşüyor, yüksek enerji maliyetleri ekonomik büyümeyi yavaşlatıyor, kamu kurumlarının enerji faturaları yükseliyor, enflasyon nedeniyle memur maaşları, emekli aylıkları ve sosyal yardımlar artıyor, ayrıca devletin borçlanma maliyetleri de yükseliyor.
Bu nedenle hem Fransa’da hem Belçika’da hükümetler, fiyat artışlarının devlete kısa vadede bazı vergi gelirleri sağlasa da, genel tabloda bunun bütçeye net bir kazanç değil, daha ağır bir mali yük getirdiğini savunuyor.
FAZLA GELİR NEDEN HALKA GERİ DÖNMÜYOR?
Tartışmanın merkezinde ise şu soru yer alıyor: Eğer devlet fiyat artışlarından ek gelir elde ediyorsa, bu gelir vatandaşın faturasını hafifletmek için mi kullanılmalı, yoksa bütçe açığını kapatmak ve enerji dönüşümünü finanse etmek için mi ayrılmalı?
Fransa’da akaryakıt vergilerinin düşürülmesi talepleri yükselirken, Belçika’da da özellikle düşük gelirli haneler için hedefli enerji desteği seçenekleri öne çıkıyor. Ancak her iki ülkede de hükümetler, mali açığın büyüklüğünü gerekçe göstererek geniş çaplı vergi indirimi veya destek paketlerine temkinli yaklaşıyor.