Helin Eren'i katleden fail erkek 'tahrik' savunması yaptı

Helin Eren'i katleden Siyabent Şeker'in yargılandığı davanın duruşması 23 Haziran'da görülecek. Avukat Helin Tapancı, cinayetin tasarlanarak işlendiğini belirterek, “Fail suçu meşrulaştırmaya çalışıyor; korunması gereken kadının yaşam hakkı” dedi.

Elde edilen verilere göre Amed, ülkede en çok kadın cinayetinin işlendiği kentler sıralamasının başında yer alıyor. Ocak ayından bu yana dört kadının erkekler tarafından katledildiği kentte, şüpheli kadın ölümleri ise "intihar" denilerek kapatılıyor.

Amed'de 24 Temmuz 2015’te dini nikahlı olduğu Siyabent Şeker tarafından katledilen Helin Eren'in davası görülecek. Siyabent Şeker hakkında "ağırlaştırılmış müebbet" hapis cezası talebiyle hazırlanan iddianame mahkeme tarafından kabul edilirken, iddianamede failin "barışma" yalanı ile Helin Eren'i görüşmeye çağırdığı ve yanına silah alarak cinayeti planladığı öğrenildi.

Savcılık, failin "haksız tahrik" beyanlarına itibar etmezken dosyayı takip eden Diyarbakır Barosu Kadın Hakları Merkezi Yönetim Kurulu Üyesi Helin Tapancı, şunları aktardı:

“Sekiz ay boyunca faille beraber yaşayan Helin Eren, bu süre zarfında sistematik olarak hem fiziki hem de psikolojik baskıya maruz bırakıldı. Gördüğü şiddet nedeniyle ailesinin yanına giden, ancak ailelerin araya girmesiyle yeniden failin yanına dönen Helin Eren, fail tarafından da defalarca kez silahla ölüm tehdidi aldı. Uyuşturucu kullandığı belirtilen ve İlayda Alkaş'ı katleden Cemal Alparslan ile yakın arkadaş olduğu öğrenilen Siyabent Şeker, üç aylık hamile Helin Eren'i kendisinden ayrılmak istediği için katletti. Olay günü ‘barışma’ bahanesiyle görüşme talep eden Şeker, Helin Eren'i görüşme sırasında ateşli silahla katletti. Olay yerinden kaçan fail kısa süre içerisinde tutuklandı.”

İfadesinde Helin Eren'in kendisine hakaret ettiği ve ayrılmak istediği iddiasıyla silahı ateşlediğini söyleyen failin beyanları tanık ifadeleriyle yalanlandı. Olayı tasarlayarak gerçekleştiren fail hakkında "kadına karşı kasten öldürme" suçlamasıyla hazırlanan dört sayfalık iddianamede tanık ve fail ifadelerinin yanı sıra adli tıp raporları da yer aldı. Diyarbakır 3’üncü Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edilen iddianamenin ilk duruşması 23 Haziran’da Diyarbakır 3'üncü Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülecek.

'OLAY TASARLANARAK İŞLENDİ'

Dosyanın takipçisi Avukat Helin Tapancı, duruşmaya katılım çağrısında bulunarak artan kadın cinayetlerine karşı verilen cezaların caydırıcı olması gerektiğini vurguladı. Helin Tapancı, Helin Eren dosyasında da failin olayı planladığına dikkat çekerek "Dosyada yer alan deliller ve soruşturma kapsamında ortaya çıkan olgular birlikte değerlendirildiğinde, olayın ani gelişen bir fiilden ziyade planlama ve hazırlık unsurları barındırdığı görülmektedir. Bu nedenle, tasarlayarak öldürme niteliğinin mahkeme tarafından titizlikle incelenmesi gerektiği kanaatindeyiz” dedi.

'HAKSIZ TAHRİK UYGULANMAMALI'

Kadın cinayetlerinde faillerin ceza sorumluluğunu azaltmaya yönelik çeşitli savunmaların sıklıkla gündeme getirildiğini belirten Helin Tapancı, somut olayın özellikleri karşısında bu savunmaların kabul edilmemesi gerektiğini ifade etti.

Helin Tapancı, “Bir kadının yaşam hakkına yönelik böylesine ağır bir saldırının hiçbir gerekçeyle meşrulaştırılması mümkün değildir. Kadınların yaşam hakkı pazarlık konusu yapılamaz. Kadına yönelik şiddet bireysel değil, toplumsal bir sorundur ve her kadın cinayeti aynı zamanda toplumsal vicdana yönelmiş bir saldırıdır. Bu nedenle yargı makamlarının cezasızlık algısını güçlendirecek değil, kadınların yaşam hakkını koruyacak bir yaklaşım sergilemesi büyük önem taşımaktadır” diye konuştu.

'KADINLARIN YAŞAM HAKKI KORUNMALI'

Davanın sonuna kadar takipçisi olacaklarını vurgulayan Helin Tapancı, şu çağrıda bulundu: “Beklentimiz, sanığın işlediği fiilin ağırlığıyla orantılı şekilde en ağır cezaya mahkum edilmesidir. Kadın cinayetleri karşısında verilecek her adil karar, yalnızca bir dosya bakımından değil, kadınların yaşam hakkının korunması bakımından da büyük önem taşımaktadır. Bu talep, yaşamak isteyen tüm kadınların ortak sesidir. Tüm kadınları, kadın örgütlerini ve eşitlikten yana olan herkesi duruşmada dayanışmayı büyütmeye davet ediyoruz.

Kadın cinayetlerinin sıradanlaştırılmasına, cezasızlık politikalarına ve erkek şiddetine karşı yan yana durmaya çağırıyoruz. Her kadın cinayetinde eksilen yalnızca bir hayat değil, toplumun adalet duygusudur. Bu nedenle Helin Eren’in davasının sonuna kadar takipçisi olacak, adalet sağlanıncaya kadar mücadelemizi sürdüreceğiz.”