TJA Batman Adliyesi' önünde nöbette: Dosyanın ucu kurum sahiplerine kadar uzanıyor

TJA’nın Batman Adliyesi önünde sürdürdüğü nöbet eyleminde konuşan DEM Parti temsilcileri, Özel Batman Şifa Bakım Merkezi’nde ortaya çıkan işkence, cinsel saldırı ve şüpheli ölüm iddialarının tüm yönleriyle araştırılmasını istedi.

Özgür Kadın Hareketi (Tevgera Jinên Azad-TJA), Êlih’te faaliyet yürüten Özel Batman Şifa Bakım Merkezi’nde yaşandığı belirtilen işkence, cinsel istismar ve şüpheli ölüm iddialarına karşı Batman Adliyesi önünde başlattığı nöbet eylemini sürdürdü. Eyleme siyasi parti ve sivil toplum örgütü temsilcilerinin yanı sıra çok sayıda kişi katıldı.

“Tacize, tecavüze ve her türlü şiddete karşı yürüyoruz” pankartının açıldığı eylemde konuşan Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Batman İl Eşbaşkanı Semra Güneş, daha önce yapılan ihbarlara rağmen gerekli denetimlerin gerçekleştirilmediğini ve şikâyetlerin dikkate alınmadığını söyledi.

Semra Güneş, “Bugün burada yalnızca bir bakım merkezinde yaşanan vahşeti teşhir etmek ve kınamak için değil; sorumluların hesap vermesi, gerçeklerin açığa çıkarılması ve bu suçları koruyan mekanizmaların teşhir edilmesi için bir araya geldik. Batman Özel Şifa Bakım Merkezi’nde ortaya çıkanlar, toplumun vicdanını derinden yaralamıştır. Kamuoyuna yansıyan iddialar ve belgeler, korunmaya muhtaç yaşlıların, kadınların ve bakım altındaki bireylerin istismara, işkenceye ve ölüme maruz bırakıldığını göstermektedir. Bu tablo hiçbir vicdanın kabul edebileceği bir tablo değildir” dedi.

‘NEDEN DENETİM YAPILMADI?’

Konuşmasının devamında sorumluların ortaya çıkarılması gerektiğini belirten Semra Güneş, “Bu suça sessiz kalanlar kimlerdir? Bu kurumları denetlemekle yükümlü olan bakanlıklar ve Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü neredeydi? Aylar öncesinde yapılan ihbarlara rağmen neden gerekli denetimler gerçekleştirilmedi?” diye sordu.

‘DOSYANIN UCU KURUM SAHİPLERİNE KADAR UZANIYOR’

Ardından söz alan DEM Parti Êlih Milletvekili Zeynep Oduncu, olayın kamuoyuna taşınmasında basının rolüne dikkat çekti.

Zeynep Oduncu, “Öncelikle bu olayı sümen altı etmeyen ve kamuoyuna taşıyan Özgür Basın emekçilerine teşekkür ediyorum. Eğer bugün yaşananlar kamuoyuna yansımamış olsaydı, aylar önce başlatılan soruşturma belki de unutturulacak ve dosya kapatılacaktı. Çünkü bu dosyanın ucu, kurumlarda yer alan ve iktidarla ilişkili kişi ve yapılara, kurum sahipleri ve yöneticilerine kadar uzanmaktadır” dedi.

Dosyada adı geçen kişilerin korunuyor olmasının, yaşananların üzerinin örtülmek istenmesinin nedeni olduğunu kaydeden Zeynep Oduncu, “Gerçekler açığa çıkana kadar konuşmaya devam edeceğiz. Burada yaşananlar yalnızca bir ihmal değil; vicdani, ahlaki ve insani açıdan kabul edilemez bir tablodur” ifadelerini kullandı.

‘YAŞANAN VAHŞETİ KABUL ETMİYORUZ’

Jandarmaya Ekim 2025’te ihbar yapıldığını hatırlatan Zeynep Oduncu, “Bugün Haziran 2026’dayız. Aradan aylar geçmiş olmasına rağmen gerekli adımlar atılmamış, denetim mekanizmaları işletilmemiştir” dedi.

Valiliğin konuya ilişkin açıklamasını da eleştiren Zeynep Oduncu, “Bu açıklama ne vicdana ne de toplumsal sorumluluğa uygundur. Yaşanan onca ağır iddia birkaç cümleyle geçiştirilmiş, ‘operasyon yapıldı, sorumlular hakkında işlem başlatıldı’ denilerek kamuoyunun vicdanı yatıştırılmak istenmiştir. Oysa ortada duygudan, merhametten ve sorumluluk duygusundan yoksun bir yaklaşım vardır” diye konuştu.

OTURMA EYLEMİ YAPILDI

Açıklamanın ardından kitle oturma eylemine geçti. Eylem boyunca “Hakikatler karanlıkta kalmayacak”, “İnsanlık onuru işkenceyi yenecek”, “Jin, jiyan, azadî” ve “Susma, sustukça sıra sana gelecek” sloganları atıldı.