Destekçilerine kamu fonlarının aktarılması, vergi affı, kamuoyunda desteklediği şirketlerin hisseleriyle ilgili borsa işlemleri ile Donald Trump, muhalifleri tarafından yolsuzluk konusunda bir adım daha ileri gittiği gerekçesiyle suçlanıyor.
Trump’ın daha önce ABD Gelir İdaresi’ne (IRS) açtığı davanın uzlaşmayla sonuçlanmasının ardından, 1,776 milyar dolarlık bir “anti-araçsallaştırma” tazminat fonu kurulacağı açıklandı.
Trump yönetimi, bu fonun eski başkan Joe Biden döneminde soruşturulan Trump destekçilerinin “uğradığı mağduriyetleri gidermek” amacı taşıdığını öne sürdü. Ancak muhalefet, söz konusu kaynağın kamu parasının siyasi sadakat için kullanılması anlamına geldiğini belirtiyor.
Fonun olası yararlanıcıları arasında, 6 Ocak 2021’de Kongre baskınına katılan ve Trump tarafından affedilen bazı kişilerin de bulunabileceği ifade edildi. Olay günü görev yapan iki polis memuru ise kamu kaynaklarının “isyancılar ve paramiliter gruplar” için kullanılmasına karşı dava açtı.
Demokrat Senato Lideri Chuck Schumer, anlaşmayı “bankayı yöneten soyguncunun kendi kendini affetmesi” olarak nitelendirdi. Cumhuriyetçi Senatör Bill Cassidy de ekonomik sıkıntılar yaşayan halkın böyle bir fona tepki göstereceğini söyledi.
Öte yandan Trump’ın son dönemde yaptığı borsa işlemleri de yeni tartışmaları beraberinde getirdi. Kamuya açıklanan finansal belgelerde, Trump’ın bazı şirket hisselerini, bu şirketleri destekleyen kamu açıklamalarından hemen önce satın aldığı iddia edildi. Eleştiride bulunanlar, bunun “başkanlık nüfuzuyla piyasa yönlendirmesi” anlamına gelebileceğini ifade ediyor.
Trump ailesi ise suçlamaları reddetti. Trump’ın oğlu Eric Trump, yatırım kararlarının bağımsız finans kuruluşları tarafından yönetildiğini öne sürerken, Başkan Yardımcısı JD Vance, “Trump Oval Ofis’te oturup hisse alıp satmıyor” diyerek eleştirileri “absürt” olarak değerlendirdi.
Uzmanlar ise yaşananların, ABD’de başkanlık makamı ile kişisel çıkarlar arasındaki sınırların yeniden tartışılmasına yol açtığını belirtiyor.