İHD’den eleştiri: Raporun dili sürecin ruhuna uygun değil

İnsan Hakları Derneği (İHD), Meclis Komisyonu’nun Kürt sorununun çözümüne ilişkin hazırladığı nihai rapora dair yazılı açıklama yaptı. İHD, rapora hakim olan dilin sürecin ruhu ve ihtiyaçlarıyla uyumlu olmadığını belirtti.

Açıklamada, silahlı çatışmalardan kaynaklı ölümlerin büyük ölçüde sona erdiğine dikkat çekilerek, bunun müzakere sürecinin önemini ortaya koyduğu vurgulandı. İHD, silahsızlanma süreci ile TBMM’de komisyon kurulmasını “tarihi bir eşik” olarak değerlendirdi ve barışçıl çözümden yana tutumunu yineledi.

GÜVENLİK DİLİ BARIŞA MESAFE KOYUYOR

İHD, raporda Kürt meselesinin “güvenlik ve terörizm” çerçevesinde ele alınmasını eleştirerek, eşit yurttaşlık, anadil ve yerinden yönetim taleplerinin göz ardı edildiğini kaydetti.  

Raporda kullanılan dilin geçmiş dönemin kavramlarına dayandığını belirten dernek, kapsayıcı ve onarıcı bir söylem geliştirilmesi gerektiğini ifade etti.

Açıklamada, “Rapora hakim olan dil; sürecin ruhuna ve ihtiyaçlarına cevap vermekten uzak, geçmiş dönemin kavramlarına referanslar ve sıkça vurgu yaparak 'barış' fikriyle araya mesafe koymuştur. Raporda Kürt Meselesinde yıllardır tekrarlanan güvenlik ve ekonomik geri kalmışlık vurgusu temel fikir olarak öne çıkmış durumda. Eşit yurttaşlık, dil ve ademi merkeziyetçi yönetim talepleri etrafında şekillenen kök meselenin tespitinde ısrarla kaçınılmış, mesele 'güvenlik ve terörizm' kapsamında ele alınmıştır” diye belirtildi. 

‘SİLAH BIRAKMA ŞARTINA BAĞLANMASI ERTELEMECİ’

Raporun yasal düzenlemeleri “silah bırakmanın güvenlik birimlerince tespit edilmesi” koşuluna bağlamasını da eleştiren İHD, bunun ertelemeci bir tutum olduğunu kaydetti. 

İHD, Silahların nasıl bırakılacağı, teslim edilen silahların akıbeti ve köy korucularının durumuna dair somut önerilerin yer almamasının önemli bir eksiklik olduğunu vurguladı.

‘SÜREÇ DAHA ÇOĞULCU YÜRÜTÜLMELİ’

İHD, sürecin yalnızca devlet merkezli yürütülmesinin riskler barındırdığını, sivil toplumun daha aktif katılımının sağlanması gerektiğini vurguladı. Dernek, “üçüncü göz” olarak sürece katkı sunmaya hazır olduklarını açıkladı.

YÜZLEŞME VE HAKİKAT

Açıklamada, faili meçhul cinayetler, zorla kaybetmeler ve yerinden edilmelere ilişkin geçiş dönemi adaleti mekanizmalarına raporda yer verilmemesi “temel eksiklik” olarak nitelendirildi. İHD, kalıcı barışın ancak geçmişle yüzleşme, hakikatin ortaya çıkarılması, cezasızlığın son bulması ve onarım mekanizmalarının işletilmesiyle mümkün olacağını ifade etti.

“Tüm bu eksikliklere rağmen Komisyonun yaptığı çalışmaları negatif barış dönemi açısından son derece önemli buluyoruz”  diyen İHD, raporda yer alan önerilerin hızla hayata geçirilmesi ve alt komisyonlar kurularak yasal düzenlemelerin sürdürülmesi çağrısında bulundu.