Silivri'deki Marmara 6 Nolu L Tipi Hapishanesi’nde koğuşların 7/24 kamerayla izlenmesine karşı çıktığı için tecrit hücresine konulan, yüzde 97 görme engelli raporu bulunan, TAYAD’lı Aileler üyesi Hasan Basri Yıldız'ın başlattığı açlık grevi direnişi 65. gününe girdi. Abisinin sağlık durumunun giderek kötüleştiğini belirten kardeşi Nurhan Yıldız Tataroğlu, ANF’ye konuştu. Tataroğlu, kuyu tipi hapishanelerdeki insanlık dışı tecrit koşullarını basın açıklamalarıyla teşhir ettiği için tutuklanan abisi Hasan Basri Yıldız’a, şimdi de Marmara Hapishanesi’nde aynı koşulların dayatıldığına dikkat çekti.
‘KUYU TİPİ HAPİSHANELERİ TEŞHİR ETTİĞİ İÇİN TUTUKLANDI’
Yüzde 97 görme engelli Hasan Basri Yıldız'ın kardeşi Nurhan Yıldız Tataroğlu, abisinin kuyu tipi hapishanelerdeki insanlık dışı tecrit koşullarını basın açıklamalarıyla teşhir ettiği gerekçesiyle, 27 Ocak’ta gözaltına alınıp tutuklandığını belirtti. Abisi Hasan Basri’nin tutuklanmasına gerekçe yapılan söz konusu basın açıklamalarının tamamı hakkında takipsizlik kararı verildiğine işaret eden Tataroğlu, “Basın açıklaması yapmak zaten anayasal bir hak. Ama bunu suç diye lanse etmeleri yetmiyormuş gibi, bir de abimin daha önce hakkında açılmış olan ve takipsizlik kararıyla sonuçlanan dosyaları öne sürerek özgürlüğünü elinden aldılar” dedi.
‘8 METREKARELİK DAR ALANDA NEFESSİZ’
Tataroğlu, tutuklandığında Marmara 6 Nolu LTipi Hapishanesi’ne götürülen abisinin, arkadaşlarıyla beraber kaldığı koğuşu 7 gün 24 saat izleyen kamerayı kapattıkları için aynı hapishanenin başka bölmesinde bulunan tecrit hücrelerine konulduklarını anlattı. Bu tecrit hücrelerinin 8 metrekarelik olduğuna dikkat çeken Tataroğlu, “Abim Mart ayından beri Grup Yorum emekçisi Rezzan Şengül ile birlikte tecrit hücresinde tutuluyor. 8 metrekarelik dar bir hücre burası. Abimin zaten gözleri görmediği için o dar alanda sürekli kendini bir yerlere çarpıyor. En son başını dolaba çarptı. Hücrelerin bitişinde bulunan ortak alandaki mutfak bölümünün kapısı gardiyanlar tarafından açılmadığı için bulaşıklarını bile tuvaletin lavabosunda yıkamak zorunda kalıyorlar. Havalandırma haklarını sadece 2 saat kullanabiliyorlar. Hasan abim ve arkadaşları dayatılan bu tecrit uygulamalarına karşı 18 Mayıs’ta süresiz açlık grevine başladı. İlk mahkemesi 18 Haziran'da görüldü ve demin de belirttiğim gibi kendisine TAYAD’lı Aileler olarak yaptıkları kuyu tipi hapishaneler konusundaki basın açıklamaları soruldu” diye konuştu.
‘ATK’DE GÖRMEYEN GÖZLERİNE BİR DE KATARAKT İNDİĞİ ORTAYA ÇIKTI’
Tataroğlu, açlık grevinin 65. gününe giren abisinin sağlık durumunun da giderek kötüleştiğini, ayakta durmakta zorlandığını, ağzında yaralar çıktığını, vücudunda titremeler olduğunu ve görmeyen gözlerine bir de katarakt indiğini aktardı. Bütün bu olumsuz gelişmelere rağmen, bu koşullarda hukuksuz uygulamalarını sonlandırması gereken hapishane idaresinin bir de abisi Hasan’a iftira attığına dikkat çeken Tataroğlu, “Abimin yüzde 97 görme engelli olduğuna dair Adli Tıp Kurumu’nun (ATK) raporu olmasına rağmen hapishane idaresi Hasan’a, ‘ 'Sen kör değilsin, görüyorsun' diye iftira atmış ve kendisini tekrar ATK’ye muayeneye göndermişler. Sevk edildiği ATK’de görmeyen gözlerine bir de katarakt indiği ortaya çıktı. Bu artık yüzde yüz görmediği anlamına geliyor. Zaten çok zayıflamış. En son ablam görüşüne gitti ve 62 kilodan yaklaşık 50 kiloya düştüğünü gözlemlediğini söyledi. Abimle birlikte 5 siyasi tutsak daha süresiz açlık grevinde. Tam olarak kaç kilo verdiklerini de öğrenemiyoruz. Çünkü hapishane idaresi basına yansımasın diye ne fotoğraflarını çekiyor ne de tartıyor; sürekli fotoğrafçı yok diyerek oyalıyor. Ağızlarında yaralar oluşmasına rağmen daha rahat yutkunabilecekleri cam şekerler de vermiyorlar kantinden. Bu resmen faşizmdir, bunun başka bir adı yok bence” diye tepki gösterdi.
‘HAYATLARINI KAYBETMELERİNDEN KORKUYORUZ’
Abisi ve arkadaşlarının Marmara 6 Nolu Hapishanesi’nde tutuldukları koşulların kuyu tipi hapishanelerden farkı olmadığını vurgulayan Tataroğlu, kuyu tipi hapishanelere karşı ses çıkaranlara aynı işkencenin reva görüldüğünün altını çizdi. Abisi Hasan’ın bir sonraki duruşmasının 3 Eylül 2026 tarihinde olduğunu aktaran Tataroğlu, şunları kaydetti: “İzmir’de oturuyorum, her hafta abimin görüşüne gidemiyorum ve artık korkmaktan öte nefes alamıyoruz endişeden. En son kuyu tipi hapishaneden sevk edilmek için süresiz açlık grevi yapan Gürkan Türkoğlu hayatını kaybetti. Abimin ve arkadaşlarının aynı akıbete uğramasından korkuyoruz.
İnsanlık dışı koşulların dayatıldığı kuyu tipi hapishaneleri kapatmak yerine, bu faşizan uygulamaları başka hapishanelere de taşıyorlar. Şu anda kataraktla birlikte körlüğü yüzde yüze ulaşmış bir insanı tecrit ederek öldürmek istiyorlar. Biz aile olarak bunu kabul etmiyoruz. Abim zaten içeride hukuksuzca tutuluyor. Abim resmen muhalif olduğu için, halkın sesi olduğu için rehin tutuluyor. Abimin ve arkadaşlarının talepleri net; hücre uygulamasına son verilmesini, kameraların kapatılmasını ve havalandırma haklarını kullanmak istiyorlar. Bunlar ayrıcalık değil, en temel insani hakları. Bu temel ve kazanılmış haklar için kimsenin kimseye bunu yapmaya hakkı yok!”