İşgören: Kürtlere zulmeden devlet ‘pişman’ olmalı
Tutsak Fırat İşgören’in ağabeyi Zülkif İşgören, tahliye edilmeleri için tutsaklara dayatılan pişmanlık dayatmasına karşı çıkarak, Kürtlere zulmeden devletin pişman olması gerektiğini söyledi.
Tutsak Fırat İşgören’in ağabeyi Zülkif İşgören, tahliye edilmeleri için tutsaklara dayatılan pişmanlık dayatmasına karşı çıkarak, Kürtlere zulmeden devletin pişman olması gerektiğini söyledi.
"Cezaevindeki tutsaklara pişmanlık dayatması yapıyorsun, neyin pişmanlığı?" diye soran tutsak Fırat İşgören’in ağabeyi Zülkif İşgören, "Sizin dilinizi yasak ettik, haklarınızı engelledik, cezaevlerine attık, sizi asit kuyularına attık, deyin. Sizden pişmanlık bekliyoruz" dedi.
Çewlîg’de 2007'de yaralı olarak esir düşen ve ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verilen Fırat İşgören’in ağabeyi Zülkif İşgören, ANF'ye konuştu.
MATUHAY-DER yöneticiliği de yapan Zülkif İşgören, Önder Apo’nun çağrısı ile başlayan süreçte devletin özellikle tutsaklara yönelik adım atması gerektiğini söyledi.
İşgören, yaralı olarak esir düşen kardeşinin ameliyatlar geçirdiğini, şu an ağır hasta olup sol kolunu kullanamadığını söyledi. İzmir Aliağa T Tipi Cezaevi'nde tutulan kardeşinin durumuna dikkat çeken İşgören, "Bir barış süreci başladı ama söylemlerde kaldı. Aileler barışı istiyor, talep ediyor ama inancı yok. Sayın Bahçeli çıkıp çağrı yaptı ama Kürtler açısından baktığımızda barışa yönelik bir adım yok. Madem ki bir barış süreci var, hasta tutsakların bırakılması gerekir. 30 yıldır cezası bitmiş insanı neden bırakmıyorsun? Kürt aileleri olarak Önderliğimize ve Kürt Özgürlük Hareketi'ne inanıyoruz" dedi.
'ASİT KUYULARINA ATAN SİZSİNİZ'
Tutsaklara yönelik pişmanlık dayatmasına tepki göstererek, teslimiyeti kabul etmeyeceklerini dile getiren İşgören, şöyle devam etti: “Barıştan bahsediyoruz ama halen savaş var. Pişmanlıktan bahsediliyor. Biz pişman değiliz, neden pişman olalım? Biz dilimizi, kültürümüzü eşit şekilde yaşamak istiyoruz. Kürtler, özgürce kültürüyle, diliyle, diniyle, inancıyla yaşamak istiyor. Biz pişman değiliz. Cezaevindeki tutsaklara pişmanlık dayatması yapıyorsun; neyin pişmanlığı? Adam ne yapmış ki pişman olsun? Yaşadığımız sürece toprağımızı, dilimizi savunuruz. Neyin pişmanlığı? Aslında sizin aslında pişman olmanız gerekiyor, biz sizden pişmanlık bekliyoruz. Gelin işte yıllarca sizin dilinizi yasak ettik, haklarınızı engelledik, cezaevlerine attık, sizi asit kuyularına attık, deyin. Biz karşı taraftan biz özür bekliyoruz. Biz kardeşlik elimizi her zaman uzattık. Teslimiyet değil. Pişmanlık varsa, onlardan bekliyoruz."