Önder Apo: Benim statüm aynı zamanda Kürtlerin statüsüdür
Önder Apo ile görüşen DEM Parti Milletvekili Ömer Öcalan, "Benim statüm önemlidir. Bunun açıklığa kavuşması gerekiyor. Benim statüm aynı zamanda Kürtlerin statüsüdür" dediğini söyledi.
Önder Apo ile görüşen DEM Parti Milletvekili Ömer Öcalan, "Benim statüm önemlidir. Bunun açıklığa kavuşması gerekiyor. Benim statüm aynı zamanda Kürtlerin statüsüdür" dediğini söyledi.
Mezopotamya Ajansı’na konuşan Ömer Öcalan, 26 Şubat’ta yapılan görüşmede neler konuştuklarını aktardı.
Aileler, İmralı’da Önder Apo, Hamili Yıldırım, Ömer Hayri Konar, Ergin Atabey ve Mahmut Yamalak ile görüşmüştü.
Ömer Öcalan, Önder Apo ile yaklaşık 2 saatlik bir görüşme gerçekleştirdiklerini belirtirken, bugüne kadar 6 defa görüştüklerini hatırlattı.
Ömer Öcalan, "Başkan birçok konuyu dile getirip, birçok noktada değerlendirmeler yaptı. Abdullah Öcalan'ın daha ilk görüşmede İran, Suriye ve Irak konularını ele aldı ve yaşanacaklara dair öngörülerini aktardı" dedi.
İRAN’A MÜDAHALENİN İKİNCİ AŞAMASI
Ömer Öcalan’ın aktardıklarında öne çıkanlar şöyle:
"Başkan, bu noktada halkımızın tedbir alması gerektiğini, kurumlarımızın tedbir alması gerektiğini; çünkü Irak'ın gittiğini, Suriye'nin mevcut yapısının dağıldığını, bundan sonraki aşamada ise İran, eğer kendini gözden geçirip demokratikleştirmezse İran'a bir müdahale durumunun söz konusu olduğunu söylemişti. Şu an biz o müdahalenin ikinci aşaması içerisindeyiz. İlk müdahale, 12 gün süren yüksek yoğunluklu bir savaştı. Şimdiki müdahale ise daha geniş kapsamlı, coğrafyası daha genişlemiş; büyük bir müdahale yaşanıyor"
"Halkımızın güvenliğini nasıl muhafaza edeceğiz ve halkımızın özgürlüğünü nasıl sağlayacağız? Bu iki kavramsal durum aynı zamanda semiyotik bir ilişki içerisindedir. Siz eğer halkın güvenliğini sağlarsanız özgürlüğü için de önemli bir adım atmış olursunuz. Özgürlüğünü kıymetlendirip anlamlandırmış olursunuz. Ancak coğrafyada, Kürdistan'da, ülkede büyük katliamların önünü açan anlayışlar hangi anlayışlardır? Bunu açık bir şekilde burada belirtmek lazım; şoven açıklamalar, popülist yaklaşımlar, kabadayıvari yaklaşımların faturası size büyük olur. Halk bunun bedelini öder"
SÜRECİN AĞIR YÜKÜ
"Başkan, yaptığımız görüşmede sürecin ağır yürüdüğünü vurguladı. Bu süreç ağır yürüyor. Fakat ne kadar ağır yürüse de bir zemin oluşturduğunu söylüyor. Gelinen aşamanın demokratik siyasete alan açtığını söylüyor. Ayrıca başkan, 'Şimdiye kadar söylemediğimiz şey kalmadı, bundan sonra pratik adımlara ihtiyaç var' dedi. Kürt siyasal hareketi açısından da onlar için de teori çok önemlidir. Teoride birçok şey sivriliyor. Toplantılar var, konferans var, kongreler yapılıyor. İllerde ve ilçelerde örgütlenmeler yapılıyor. Ancak artık somut şeylere ihtiyaç var diyor. Somut politikaya ihtiyaç vardır. Sonuç almamız gerekiyor ve bu iki yönlü bir görevdir. Açıkçası başkanın söyledikleri bir yandan devlet mekanizmasının yapması gerekenler iktidar öncülüğünde, bir yandan sahada olan demokratik siyaset öncülerinin, kurumlarının halkla birlikte nasıl bir sistem inşa edeceğidir? Herkese görev ve sorumluluk düşüyor. Başkan bu noktada zeminin oluştuğunu, alanın açıldığını bu noktada da kurumlarımızın ve siyasi partimizin birçok şeyi yapabileceğini vurguladı."
YEREL YÖNETİMLER
"Başkan bu görüşmede yerel yönetimlere büyük vurgu yaptı. Yani bir yandan merkezi yönetim, diğer yandan yerel yönetimler ve yerel yönetimlerle ilgili yasal düzenlemelere ihtiyaç vardır. Başkan yerinden yönetimin daha da aktif hale gelebilmesi için yasal düzenlemelerin bir an önce yapılması gerektiği vurgusunu yaptı. Bu bağlamda Başkan, Mardin Büyükşehir Belediyesi'nden bahsetti. Mardin Büyükşehir Belediyesi Eş Başkanı Sayın Ahmet Türk'ten bahsetti ve göreve dönmeleri gerektiğine işaret etti. Dolayısıyla artık göreve iade edilmeleri gerekiyor. Başkan kayyum uygulamasının sona ermesine büyük anlam atfediyor" diye konuştu.
'BENİM STATÜM KÜRTLERİN STATÜSÜDÜR'
"Başkan 'Umut hakkı önemlidir. Meclis'te de benim statüm meselesi konuşuldu. Elbette ki benim statüm önemlidir. Bunun açıklığa kavuşması gerekiyor. Benim statüm aynı zamanda Kürtlerin statüsüdür' dedi. O esnada kardeşim Mehmet Öcalan araya girdi: 'Halkımız artık sizin buradan çıkmanızı ve daha özgür koşullarda olmanızı istiyor' dedi. Başkan o esnada 'Benim buradan çıkışım halkın çıkışıdır. Halkın çıkışı benim çıkışımdır' dedi. Bu noktada yasal düzenlemelerin yapılması gerektiğini ve sadece kendi meselesine dair değil, umut hakkına da defalarca vurgu yaptı."
SURİYE VE ROJAVA
"Başkan en başından beri Rojava'nın, Suriye'de yaşayan Kürtlerin ayakları üzerinde durması için mücadele ediyor. Büyük mücadeleler yürütülüyor. Diplomasi dar koşullarda yürütülmeye çalışılıyor. Başkan, partimizin önüne önemli programlar koymaktadır. Bu son mutabakatta da Başkan Apo'nun oynadığı rol çok büyüktür. Başkan Apo daha önce Suriye geneline ve Rojava özeline dair birçok değerlendirme yaptı. Tedbir alınması gerektiği noktasında değerlendirmeler yaptı. Önerilerde bulundu ve şu an mevcut var olan devletler ortadan kalkma durumundadır. Birileri devlet propagandası yaparak hem özgürlük hareketine hem siyasetçilere hem de halkımız üzerinde büyük bir psikolojik savaş yürütme hedefindeler. Ancak anlamsız şeylerdir bunlar. İnsanlar büyük bedeller ödüyor, büyük emekler veriyor."
AVRUPA'DAKİ VE ANADOLU'DAKİ KÜRTLERE SELAM
"Başkan Apo Avrupa'daki halkımıza sonsuz selamlarını iletti. Onlarla ilgili de çalışmaların olduğunu, yasal düzenlemelerin yapılmasını beklediğini ve bunun için emek verdiğini belirtti. 'Avrupa'daki halka özellikle selamlarımı iletirsin' dedi. Onun dışında biz İç Anadolu ve Anadolu Kürtlerinden bahsettik. Selamlarını da ilettik Başkan Apo'ya. Başkan Apo bu çözüm sürecinin onların varlığı için önemli olduğunu belirterek 'Onlar şimdiye kadar varlığını korudular' dedi. Sadece iç Anadolu'yla da sınırlanmayalım; Anadolu'nun tamamında Osmanlı döneminde hatta daha öncesinde göçmüş, oraya yerleşmiş, kendi varlığını, kendi kimliğini korumuş tüm halkımıza selamlarını iletti. 'Artık yeni dönemin aracı siyasettir, demokratik siyasettir, hukuktur. Onların da gelip DEM Parti bünyesinde siyasi faaliyetlere katılması gerekiyor' dedi."
'BENİM KÜRTÇEM SİZİN KÜRTÇENİZDEN İYİDİR'
"Başkan Apo 'Kürt dili önemlidir' dedi. Başkan 'Zihin parçalanmışsa dil de parçalanmıştır. Sizin siyasi gücünüz yoksa kültürel gücünüz de olmaz. Sizin örgütlü gücünüz yoksa dili de ayaklar üzerinde tutamazsınız' dedi. Bizim önce zihinsel ve siyasal gücü daha aktif, daha güçlü hale getirmeliyiz ki kültürel anlamda, kimliksel anlamda o kendi değerlerimizi koruyabilmeliyiz. Dilimize sahip çıkabilmeliyiz, Kürtçeyi daha aktif hale getirmeliyiz. Hatta orada Kürtçe konuşunca '27 yıldır buradayız. 30 yıldır kimseyle doğru dürüst konuşmuyorum. Benim Kürtçem sizin Kürtçenizden iyidir' dedi."