Amed Barosu komisyonda: Yeni anayasa tarihsel bir zorunluluk

Amed Barosu Başkanı Abdulkadir Güleç, komisyonda yaptığı konuşmada, siyasi tutsakların tahliyesinden anadilde eğitim hakkına, hasta mahpusların durumundan yeni bir anayasa ihtiyacına kadar geniş bir yelpazede çözüm önerileri sundu.

Amed Barosu Başkanı Abdulkadir Güleç, Kürt sorununun çözümü kapsamında Meclis’te kurulan Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’nda konuştu. Konuşmasına, 2015’te katledilen Amed Barosu Başkanı Tahir Elçi’yi anarak başlayan Güleç, “Faillerin bağımsız ve tarafsız bir yargı önünde yargılanmasını ve geçmişle yüzleşmenin sağlanmasını diliyorum” dedi.

‘KOMİSYON HAFIZA ÜRETMENİN ÖTESİNE GEÇMELİ’

Komisyonun yalnızca yakın tarihe dair hafıza oluşturmakla sınırlı kalmaması gerektiğini vurgulayarak, “Komisyon, etkin bir rol üstlenerek yürütülecek çalışmalarla hem Türkiye’nin demokratikleşme sürecine hem de Kürt meselesinin barışçıl çözümüne katkı sağlamalıdır” ifadelerini kullandı.

‘ÖZEL YASA ZORUNLUDUR’

Gerilla’nın silah yakma törenine sürecine değinen Güleç, PKK’nin silahlarını imha etmesinin dönüm noktası olduğunu belirtti. Bu sürecin toplumsal barışa kapı araladığını ifade eden Güleç, “Cezaevlerinde tutulan binlerce kişiyle Avrupa’da sürgün hayatı yaşayan yurttaşların topluma yeniden katılması için özel bir yasa çıkarılmalıdır” dedi.

‘TOPLUMUN BİRBİRİNİ DİNLEMEYE İHTİYACI VAR’

Kürtlerin meşru taleplerinin yıllardır yanlış algılarla reddedildiğini ve nefret diliyle karşılandığını söyleyen Güleç, “Komisyon ayrıştırıcı dili reddetmeli, barışın ve çözümün dilini esas almalıdır. Bu toplumun en çok ihtiyacı birbirini dinlemek ve anlamaktır” diye konuştu.

‘DEVLET KÜRTÇE İLE BARIŞMALI’

Komisyonun önceki toplantılarında yaşanan “anadil krizi”ne de değinen Güleç, Kürtçe konuşmasına izin verilmeyen bir barış annesini hatırlattı: “Bir annenin evladına dair acısını en iyi bildiği diliyle anlatması temel bir haktır. Meclis buna izin verseydi, Kürtçenin normalleşmesi ve barışın dili olması bakımından çok kıymetli bir adım olurdu. Devlet artık Kürtçe ile barışmalıdır.”

AYM VE AİHM KARARLARI, HASTA TUTSAKLAR

Güleç, AYM ve AİHM kararlarının uygulanması gerektiğini belirterek, “Selahattin Demirtaş, Osman Kavala, Can Atalay, Figen Yüksekdağ ve birçok tutsağın tahliyeleri sağlanmalıdır. Özellikle hasta mahpusların tahliyesini mümkün kılacak düzenlemeler acilen yapılmalıdır” çağrısında bulundu.

‘YENİ ANAYASA TARİHSEL ZORUNLULUK’

Türkiye’nin 45 yıldır darbe Anayasası ile yönetildiğini hatırlatan Güleç, mevcut Anayasa’nın toplumsal barışı güvence altına alamadığını söyledi. “Yeni bir Anayasa artık bir tercih değil, tarihsel ve toplumsal bir zorunluluktur” diyen Güleç, 1921 Anayasası’ndaki ademi merkeziyetçi ruhun hayata geçirilmesiyle anadilde eğitimin de önünün açılacağını kaydetti.

‘ULUSLARARASI SÖZLEŞMELERE KONULAN ÇEKİNCELER KALDIRILMALI’

Güleç, Meclis’in yalnızca iktidarın değil, muhalefetin de etkin rol alabildiği bir mekanizmaya dönüşmesi gerektiğini belirtti. Avrupa Yerel Yönetimler Özerklik Şartı ile BM Çocuk Hakları Sözleşmesi ve Medeni-Siyasal Haklar Sözleşmesi’ne konulan çekincelerin kaldırılmasını isteyen Güleç, ayrıca kadın ve çocukları şiddetten koruyacak etkin yasal önlemler alınması gerektiğini vurguladı.