GÖRÜNTÜLÜ

Avukat Margaret Owen, Old Bailey’de Kürtlerin yargılanmasına isyan etti

Londra’daki Old Bailey’de altı Kürdün yargılandığı davaya tepki gösteren 94 yaşındaki ünlü insan hakları avukatı Margaret Owen, Kürtleri yargılayan ülkesini sert bir dille eleştirerek “Polis devletine dönüşmüş bir ülkede yaşıyor olmama inanamıyorum” dedi.

MARGARET OWEN

Londra’da Kürt halkına yönelik kriminalizasyon davası olarak nitelendirilen ve altı Kürdün yargılandığı Old Bailey’deki dava sürüyor. Davada, iddianamenin okunması ve operasyondaki görevli polislerin çapraz sorgularının tamamlanmasının ardından Kürt aktivistlerin çapraz sorgu aşamasına geçildi. Sorgusuna ilk başlanan Kürt aktivistlerden Ercan Akbal’ın çapraz sorgusuna devam ediliyor.

Türkiye’de bir dönem ‘absürt’ olarak nitelendirilen KCK davalarına benzetilen dava sürerken, insan hakları savunucuları da tepkilerini gösteriyor.

İngiltere’nin kıdemli insan hakları avukatı ve savunucusu olan 94 yaşındaki Avukat Margaret Owen, yargılamanın yapıldığı Londra’daki Old Bailey Ağır Ceza Mahkemesi önüne gelerek hem yargılamayı protesto etti hem de tepkisini dile getirdi.

Önder Apo’nun fikirlerine hayranlığıyla bilinen Owen’ın elindeki Abdullah Öcalan flaması dikkat çekti.  Owen, Kürtlere yönelik operasyonu sert sözlerle eleştirerek, “Mayıs ayında 94 yaşıma gireceğim ve bu ülkenin nasıl değiştiğine inanamıyorum. Kürtleri kriminalize ederek, onları ‘terörist’ gibi göstererek yapılan operasyonun hiç bir insani ve hukuki dayanağı yoktur. Bu ülke artık bir polis devletine dönüşmüş ve böyle bir ülkede yaşıyor olmama inanamıyorum” dedi. 

‘KÜRTLER BU ÜLKEDE ZULÜM GÖRÜYOR’

27 Kasım 2024’te Kürtlere yönelik operasyonda yaşananları unutmayacaklarını ifade eden 94 yaşındaki Owen, şöyle devam etti:

“Bunu asla unutmayacağız. Sabah 03.15’te silahlı polislerin Kürtlerin evlerini kurumlarını nasıl bastıklarını  asla unutmayacağız. Dışişleri Bakanımızın, Türkiye Dışişleri Bakanı ile görüşmesinin ertesi günü, bu muhteşem bir halk olan Kürt halkının toplum merkezi basıldı.  İnsanlar soğukta sokağa çıkarıldı. Kadınlar ve hatta çocuklar ile gençler, silahlı polisler tarafından darp edildi ve ardından altı kişi tutuklandı. Muhteşem Kürt halkı, nerede olursanız olun; ister bu ülkede, ister Türkiye’de, ister Suriye’de, ister İran’da, ister Irak’ta, her yerde baskı ve zulüm altındasınız. Ve şimdi burada, bu ülkede, sizler, mahkemede yargılanan Kürtler, bu ülkede zulüm görüyor. Kürtler tutuklanıyor ve yargılanıyor.”

27 Kasım operasyonunun kendisini duygusal olarak, insan olarak nasıl etkilediğini anlatan Owen, şunları aktardı:

“Tutuklanan altı Kürt aktivistten biri Kürt yazar Ali Poyraz’dı. Ali Poyraz, 12 Eylül darbesinde 17 yaşında yargılanmış ve Türkiye’de 21 yıl hapis yatmış biri. Tıpkı diğer aktivistler gibi o da kesinlikle PKK üyesi değildi. Kürtleri, evime çok yakın olan Hammersmith’teki bir polis karakoluna götürmüştüler. Orada olduklarını öğrenir öğrenmez, bir avukat olarak karakoldaki kişilerin iyi muamele gördüğünü denetleme hakkım olduğu için oraya gittim. Ama polis orada olduklarını bile kabul etmedi. Sonra Ali Poyraz için bir mektup, bir not bırakabilir miyim diye sordum; cevap vermediler. Orada olduklarını bile kabul etmediler. Sonra yanaklarımdan gözyaşlarım dökülerek, eve yürüdüm.”

Bir insan hakları savunucusu olarak Kürtlere karşı yapılanların Birleşik Krallık’ın artık bir polis devleti olduğunun kanıtı olduğunu ifade eden Owen, “Şimdi çok kaygan bir zemindeyiz; bağımsız bir yargımız kalmayabilir. Adalet sistemimizde olanlar olağanüstü. O altı kişi, o altı Kürt hakkında demokratik faaliyetlerin yanı sıra ‘PKK’ye yardım’ iddiasında bulunuyorlar. Bu tam bir saçmalık. Ve ortada hiçbir kanıt yok; kesinlikle hiçbir kanıt yok. Bunu bir avukat olarak söylüyorum. Bu insanların ‘terörist’ olduğuna dair hiçbir kanıt yok” dedi.

‘YASALAR KÖTÜYE KULLANILIYOR’ 

İngiltere’deki Terörle Mücadele Yasası’nın kötüye kullanıldığını ifade eden Owen, şunları söyledi:

“Bu davayla da açığa çıktı ki yasalar kötüye kullanılıyor. Biz biliyoruz ki Türkiye’de, Recep Tayyip Erdoğan yönetimi, ‘terörist’ faaliyetler yürütüyor. Türkiye’nin Suriye’de bizim harika Rojava’mıza neler yaptığını biliyoruz. Ben Rojava’da üç kez bulundum ve Abdullah Öcalan tarafından ortaya konan model, tüm dünya için bir örnekti.  Abdullah Öcalan’ın sunduğu model, barış için, eşitlik için, kadın özgürlüğü için, gezegen için, inanç özgürlüğü için inanılmaz bir modeldir.”

İngiliz medyasını da eleştiren Owen, “Asıl mesele şu ki, medyamız bile Kürtlere, burada bu ülkede yaşayan ve baskı ile zulme uğrayan Kürtlere yönelik yapılanları gerektiği gibi gündeme getirmiyor. Buna inanamıyorum” diyerek elindeki Abdullah Öcalan flamasını gösterdi ve “Bayrağımı gururla sallamaktan onur duyuyorum” dedi. 

Margaret Owen, dava ile Kürt halkının kültürel ve demokratik haklarının kriminalize edildiğini sözlerine ekleyerek, “Kürt halkına yönelik bu dava utanç vericidir” diye vurguladı.