Ayşegül Doğan: Abdullah Öcalan ile doğrudan temas koşulları oluşturulmalı

DEM Parti Parti Sözcüsü Ayşegül Doğan, Önder Apo’ya yönelik “bilinçli” saldırılara tepki göstererek, “Eğer Öcalan'la ilgili merak edilenler varsa yapılması gereken tek bir şey var, o da Öcalan'ın doğrudan temas edebileceği koşulları oluşturabilmek” dedi.

DEM Parti Parti Sözcüsü Ayşegül Doğan, partinin Ankara’daki genel merkezinde yaptığı açıklamada güncel gelişmelere ilişkin değerlendirmelerde bulundu. 

Ayşegül Doğan, konuşmasının başında hem Hızır Orucu ve Ramazan ayının dayanışma ve umut getirmesini temenni etti hem de son gözaltı operasyonlarına dikkat çekti. 

Ayşegül Doğan, bileşen parti ESP’ye yönelik 3 Şubat’ta başlatılan operasyon kapsamında 102 kişinin gözaltına alındığını, 81 kişinin tutuklandığını, 25 kişi hakkında ise adli kontrol kararı verildiğini belirtti. Tutuklananlar arasında eski milletvekili Murat Çepni’nin de bulunduğunu ifade etti.

Operasyonların yalnızca ESP ile sınırlı olmadığını; gazeteciler, sendikacılar ve ekoloji aktivistlerini de kapsadığını söyleyen Ayşegül Doğan, dosyada gazetecilik faaliyetleri, sendikal çalışmalar ve demokratik eylemlerin suç unsuru gibi gösterildiğini ifade etti.  

Ayşegül Doğan, Komünist Manifesto okumak, Suruç ve Gezi’yi anmak ya da çeşitli eylemlere katılmak gibi faaliyetlerin gerekçe yapıldığını belirterek yargının siyasallaştırıldığını kaydetti. 

DEM Parti, operasyonun tasfiye amacı taşıdığını belirterek, tutuklamaların sona erdirilmesi ve gözaltındaki kişilerin serbest bırakılması çağrısında bulundu. Ayşegül Doğan, demokratik siyaset alanının daraltılamayacağını ve ESP ile dayanışma içinde olacaklarını vurguladı.

KOMİSYONDAN BEKLENTİLER

Önder Apo’nun 27 Şubat çağrısı ve Kürt meselesine ilişkin kurulan komisyonun çalışmalarına işaret eden Ayşegül Doğan, şöyle konuştu:

“Demokratik siyaset kanallarının açılması için gerekli yasal ve hukuki düzenlemeler ne yazık ki yapılmadı. Aylardır süren komisyon çalışmaları artık nihai bir aşamaya geldi. Kamuoyunun da beklentisi bu nihai aşamada üzerinde uzlaşıya varılabilmiş bir ortak raporun çıkmasıdır. Meclis Başkanı Sayın Kurtulmuş'un da kamuoyuyla paylaştığı üzere ortak yazım ekibi çalışmalarını tamamladı ve bir taslak metin çıktı. Bu taslak metinle ilgili komisyon ve koordinasyon üyelerimiz çalışmalarını sürdürüyor.”

DEM Parti olarak hep kolaylaştırıcı ve yapıcı olmaya çalıştıklarını vurgulayan Ayşegül Doğan,  “Komisyon artık ortak rapor aşamasına geldi” dedi.

Meclis Başkanı Numan Kurtulmuş’un “Bir başka esas mesele ise tam anlamıyla bir güven ortamı oluşturmak. Bunun için de altın oran Kürt'ün onuru, Türk'ün gururu” sözlerini hatırlatan Ayşegül Doğan,  “Nihai rapor aşamasında bu altın oranı DEM Parti olarak görmek istiyoruz. Yani Kürt'ün onuru, Türk'ün gururu bir altın oran ise bu altın oran nihai rapora da yansımalı. Tam olarak görmek istediğimiz yaklaşım böyle. Komisyona yakışan kapanış performansı da buna uygun olmalı” şeklinde konuştu. 

TARİHİ KAPI ARALANDI

“Tarihi bir kapı aralandı. Bu kapı ortak bir raporla ardına kadar açılabilir ve yepyeni bir dönem somut bir biçimde hukuk ve adaletle başlamış olur” diyen Ayşegül Doğan, şunları ekledi:

“Toplumun ortak beklentisi ve ihtiyacı da hukuk ve adalettir. Hukuk ve adalet sağlandığında, buna ilişkin endişeler ortadan kalktığında, zaten bu antidemokratik uygulamalardan da söz etmiyor olacağız ve demokrasi mücadelemizi, bir arada eşit ve özgür yaşama mücadelemizi demokratik siyaset kanallarının açıldığı bir zeminde sürdürüyor olacağız. Tarihsel bir andayız. Bu tarihsel anlarda önemli günler hepimiz için de yeniden dönüp bakma fırsatı sağlıyor. Birkaç gün sonra 15 Şubat. 15 Şubat 1999'da Sayın Öcalan uluslararası bir komployla Türkiye'ye getirildi ve 27. yılında biz de parti olarak bu komployu iyi analiz etmek gerektiğini söylüyoruz. Çünkü 15 Şubat 1999’u doğru anlamayanlar, Ortadoğu'da olup bitenleri de doğru kavrayamayabilir.”

Önder Apo’ya yönelik “bilinçli bir saldırı kampanyası” yürütüldüğü tepkisinde bulunan Ayşegül Doğan “Ancak tarih ortada, yaşananlar ortada. Bugün özellikle Öcalan'ın ortaya koyduğu bir arada yaşam projesinin nasıl doğrulandığını hayat bize gösteriyor, gösterdi. Acı deneyimlerle gösterdi, kayıplarla gösterdi. Ne yazık ki gözyaşıyla gösterdi. Bir daha bunların yaşanmaması için, çatışmasız ve savaşsız bir dünya için, yeni bir dünya tahayyülü için, yeni bir yaşam tasavvuru için yapılması gereken de bu tarihi fırsatı kalıcı hale getirmektir” şeklinde konuştu. 

DOĞRUDAN TEMAS KOŞULLARI OLUŞTURULMALI

Barış ve Demokratik Toplum Sürecinin siyasi çıkar ve küçük hesaplar için yürütülmediğini vurgulayan Ayşegül Doğan “O yüzden DEM Parti olarak, 15 Şubat'ın 27. yılında, Sayın Öcalan'ın mutlak iletişimsizlik koşullarının olduğu dönemlerden bugüne taşıdığı barış ve demokrasi mücadelesine saygı duymaya herkesi davet ediyoruz. Eğer Öcalan'la ilgili merak edilenler varsa yapılması gereken tek bir şey var, o da Öcalan'ın doğrudan temas edebileceği koşulları oluşturabilmek. Bunu zaten biz söylüyoruz.”

İMRALI HEYETİNİN DOĞRULAMADIĞI AÇIKLAMALARA İTİBAR ETMEYİN

İmralı Heyetinin doğrulamadığı açıklamalara itibar edilmemesi gerektiğinin altını çizen Ayşegül Doğan,  “Manipülasyon, dezenformasyon ve bilgi kirliliğiyle bu tarihi fırsatı zayıflatmaya çalışanlara lütfen aldanmayınız. Dikkatlerinizi onlara değil bize yöneltiniz. Eleştiri ve özeleştiri geleneğinden gelen siyasi partiyiz. Gerektiğinde eksiklerimize dair özeleştiri vermeyi en iyi bilen bir siyasal geleneği temsil ediyoruz” dedi.

İmralı Heyeti’nin Cumhurbaşkanı Erdoğan ile 11 Şubat Çarşamba günü yaptığı görüşmeyi de hatırlatan Ayşegül Doğan, “bu görüşmede de sürece dair ortak iradenin bir kez daha teyit edildiğini belirtti. 

SINIR KAPILARI AÇILMALI

Rojava’daki gelişmelere de işaret eden Ayşegül Doğan, Mürşitpınar Sınır Kapısı’nın hala açılmadığını belirterek, “Hala bu sınır kapılarının açılmamasına ilişkin bir ısrar var. Bu sınır kapıları artık açılmalı. Yalnız bu sınır kapıları değil, zihinlerdeki sınırlar ve duvarlar da ortadan kaldırılmalı. Tam böyle bir aşamadan geçiyoruz. Bu aşamada yapılması gerekenlere çok dikkatle yaklaşmak gerekiyor. Tabii bu konudaki yardım kampanyası devam ediyor ve yardımlar toplandıkça onlar da bir şekilde ulaştırılmaya çalışılacak” dedi. 

YENİ ADALET BAKANI’NA ÇAĞRI

Ayşegül Doğan, kabine değişikliği sonrası göreve gelen yeni Adalet Bakanı Akın Gürlek’e de çağrıda bulundu. Türkiye’de yargının uzun süredir bağımsız ve tarafsız olmadığını savunan Ayşegül Doğan, yeni bakanın Anayasa’ya uygun davranması ve özellikle Anayasa’nın 90. maddesi uyarınca AİHM ve AYM kararlarını uygulaması gerektiğini söyledi.

Toplumun farklı kesimlerinden milyonlarca kişinin Adalet Bakanı’nın atacağı adımları yakından izleyeceğini belirten Ayşegül Doğan, başta Selahattin Demirtaş ve Figen Yüksekdağ olmak üzere Kobanî Davası, Gezi Davası ve benzeri siyasi davalara dikkat çekti. Yeni bakanın bu dosyalar konusunda adım atmasının Türkiye’de adaletin tesisi açısından önemli bir fırsat olduğunu ifade etti.

Ayşegül Doğan ayrıca, yaklaşan 8 Mart Dünya Kadınlar Günü ve 21 Mart Newroz öncesinde parti içinde hazırlıkların sürdüğünü, Barış ve Demokratik Toplum Süreci’nin sekteye uğramaması için provokatif girişimlere karşı çalışmaların devam ettiğini belirtti.