GÖRÜNTÜLÜ

Bağcılar’da çeteler, halk ve esnaf üzerinde baskı kuruyor

İstanbul Bağcılar’da çeteler, halka ve esnafa haraç alma baskısı yaparken, gençleri de uyuşturucu ve fuhuş batağına sürüklemeye çalışıyor.

BAĞCILAR'DA ÇETE FAALİYETLERİ

İstanbul’da, özellikle son 15 yılda artan çete faaliyetleri, Kürtlerin, Alevilerin ve devrimcilerin yoğun olduğu bölgelerde artış göstermeye devam ediyor. Adını özellikle motosikletli suikast timleriyle duyuran Barış Boyun çetesi ve sonrasında ortaya çıkan Daltonlar ile Casperler adlı çeteler, bugüne kadar Gazi Mahallesi, 1 Mayıs Mahallesi gibi yerlerde mahalle halkına ve esnafa yönelik saldırılarıyla tanındı.

Son birkaç yıldır ise bu çeteler, yine Kürtlerin yoğun olarak yaşadığı Bağcılar’da da ortaya çıkmaya başladı. Özellikle kendilerine Daltonlar adını veren çete, Bağcılar’da Kürt yoğunluklu mahallelerde esnaftan ‘haraç’ adı altında para toplamaya ve vermeyenlere de silahlı saldırılar düzenlemeye başladı.

Son birkaç yıl içinde, mahallede uyuşturucu bağımlısı bir genç, uyuşturucu parası için annesinin kafasını kesti; onlarca mahalleli ise ya “haraç” vermedikleri ya da bir çeteye dahil oldukları için silahlı saldırılarda yaşamını yitirdi. Bugün Bağcılar’da hem halk hem de esnaf tedirgin bir şekilde yaşıyor.

BAĞCILAR’DA ÇETE FAALİYETLERİ

Bağcılar’da şu an çeteler arası hesaplaşma olarak görülen saldırıların altında bir rant kavgası yatıyor. İlçeyi bölgelere ayıran çeteler arasında en güçlü konumda olan Daltonlar ve Casperlar adlı çeteler, daha fazla alan hakimiyeti elde etmek ve gelirlerini artırmak için birbirlerinin bölgelerine saldırılar düzenliyor. Bu saldırılar sırasında, çete üyeleri dışında sıradan yurttaşlar da hedef haline geliyor.

Bağcılar’da çeteler için en çok gelir getiren faaliyet, uyuşturucu satışı. Bunun için özellikle lise ve ortaokul çağındaki gençleri hedef alan çeteler, zaten derin bir yoksulluk ve bunalım içinde olan gençleri para ile yanlarına çekmeye çalışıyor. Öncelikle uyuşturucu maddeye alıştırılan gençler, sonrasında hem uyuşturucuyu rahatça temin etmek hem de para kazanmak için önce torbacı olmaya, ardından çetelerin tetikçileri olmaya yönlendiriliyor.

İŞ BULMAMA KAYGISI VE GELECEKSİZLİK GENÇLERİ ÇETELERE İTİYOR

İş bulamama, gelecek kaygısı, güvencesiz işlerde asgari ücret veya daha düşük ücretlerle çalışma, aile içinde şiddete maruz kalma ve yalnızlaştırılma gibi sorunlarla karşı karşıya olan gençler, ayrıca yerel siyasetçilerin, siyasi partilerin ve STK’lerin yanlış tutumları nedeniyle iyice bir boşluğa sürükleniyor. Bu durumda, gençler için önlerine çıkan tek “kurtuluş yolu”, çetelerin sunduğu görece rahat bir yaşam oluyor.

Kapitalist modernite tarafından yalnızlık ve bireycilik üzerinden yaşama tutunmaya çalışan gençler için uyuşturucu, yaşadıkları sorunlardan kaçışın bir yolu haline geliyor. Çözümsüzlük, zamanla düşünmemeye, çözüm üretmeye yönelmemeye ve yeni bir yaşam için çaba harcamamaya götürüyor. İşte tam bu noktada devreye giren çeteler için, gençler kolaylıkla kendi amaçları doğrultusunda kullanılacak figürler hâline geliyor.

UYUŞTURUCU, HARAÇ, FUHUŞ

Uyuşturucuya alıştırılan ve bir işte çalıştığında alamayacağı bir para ile karşılaşan genç, zaten sanal medya ve TV’ler aracılığıyla kendisine empoze edilen mafyatik yaşamı tercih eder hale geliyor. Oralarda gördüğü parayla gelen “rahat” hayat için çetelerin dediklerini yapma yoluna giriyor.

Uyuşturucudan sonra ilçede en fazla rant, esnafa yönelik haraç saldırılarından geliyor. Haraç vermek istemeyen veya vermeyen esnafa yönelik saldırılar, neredeyse gündelik hayatın rutini haline gelmiş durumda. İlçede her gün bazı esnaflara yönelik silahlı saldırılar düzenleniyor. Bu saldırıları ise, uyuşturucuya alıştırılmış ve para için kendilerine bağımlı hale getirilen 12-17 yaş arası çocuklar yapıyor.

Çeteler için bu yaş aralığındaki çocuklar önemli bir kaynak olarak görülüyor. Ellerine silah verilen gençler, söylenilen yerlere silahlı saldırı düzenlemekten çekinmiyor. Sadece son iki yıl içinde, Bağcılar ilçesinde yapılan saldırılar sonucu tutuklanan ve yaşları 15-17 arasında olan gençlerin sayısının 100’ü geçtiği iddia ediliyor.

Uyuşturucu ve haraç dışında, çeteler için en önemli gelir kaynağı ise fuhuş. Mahallede fuhuşa zorlanan kadınların yaşı neredeyse 15’e kadar düşmüş durumda. Öncelikle uyuşturucuya alıştırılan genç kadınlar, sonrasında uyuşturucu bulabilmek için fuhuş yapmaya zorlanıyor.

15-17 yaş arasındaki genç kadınların uyuşturucu ve fuhuşa sürüklenmesi ise bazı çete üyelerinin onlarla özel olarak ilgilenmesiyle gelişiyor. Duygusal olarak yaklaşılan genç kadınlar, önce uyuşturucu ile tanıştırılıyor. Sonrasında ise yapılan cinsel saldırılar videoya çekilerek şantajla fuhuş yapmaya zorlanıyor.

Fuhuş için evler tutuluyor ya da fuhuş yapmaya zorlanan kadınlar, adreslere yanlarında çete üyeleriyle götürülüp, yine onların gözetiminde geri getiriliyor. Çeteler, kadınların kaçmasını engellemek için de cinsel saldırı görüntülerini ailelerine göndermekle tehdit ediyor.

POLİS, ŞİKAYETE GELEN HALKA ‘BAŞKA YERLERE TAŞININ’ DİYOR

Bağcılar’da çetelerin son yıllarda giderek güç kazanması ve halk üzerinde baskı kurmalarına yönelik, her ne kadar ana akım medyada kolluk güçlerinin “büyük” operasyonlar yaptıkları iddia edilse de ilçede konuştuğumuz insanlar polisin neredeyse çeteleri görmezden geldiğini; çete saldırılarına karşı ise sadece bir şeyler yapıyormuş gibi göründüklerini belirtti.

Demirkapı Mahallesi’nde bir esnaf, bir hafta önce çetelerin başka bir esnafa haraç vermediği için saldırı düzenlediğini; ellerindeki güvenlik kamerası görüntüleri ve tanıkların anlatımlarını polise bildirmelerine rağmen, polisin bir haftadır hiçbir şey yapmadığını ifade etti.

Çetelerin saldırılarından tedirgin olduğu için ismini vermek istemeyen bir yurttaş, çetelerin saldırı ve tehditlerine karşı polise gittiklerinde karakoldaki yetkililerin kendilerine “Siz de mahalleden taşının” dediklerini dile getirdi.

Mahalle halkı ve esnaf, bütün tedirginliklerine ve korkularına rağmen, çetelere karşı özellikle DEM Parti öncülüğünde başlayan çalışmalara ilgi duyuyor. DEM Parti, son bir yıldır ilçede mahalle mahalle çeteleşmeye, uyuşturucuya ve fuhuşa karşı çalışmalar yapmaya başladı. Her gün ev ve esnaf ziyaretlerinde bulunan, halkı çetelere karşı bilinçlendirme çalışmaları yapan DEM Parti’nin faaliyetlerine yönelik polis baskısı ise çetelerin nereden güvence aldığını da ortaya koyuyor.


Özellikle 16 Ağustos’ta, Bağcılar Fatih Mahallesi’nde DEM Parti’nin öncülüğünde yapılmak istenen yürüyüşe emniyet, izin vermemekle kalmadı; yürüyüşün yapılacağı Fatih Yürüyüş Yolu’nu tamamen ablukaya alarak halka gözdağı vermeye çalıştı. Polisin bütün engelleme girişimlerine karşın, DEM Parti ile Bağcılar’daki STK ve siyasi partiler yürüyüşü gerçekleştirerek çeteleşmeye yönelik çalışmalarına devam edeceklerini açıkça beyan etti.

‘DEĞERLERİNDEN UZAKLAŞAN GENÇLER ÇETELERİN ELİNE DÜŞÜYOR’


Bağcılar DEM Parti yöneticisi olan ve kardeşini altı yıl önce uyuşturucu nedeniyle kaybeden Vehbi Yılmaz, özellikle ailelerin çocuklarla ilgilenmemesi ve gençlerin gelecek kaygısı nedeniyle çetelerle ilişkiler içerisinde olduklarını belirtti. Yılmaz, şunları söyledi: Bağcılar’da değerlerinden uzaklaşan, yozlaşan, monoton bir hayat süren gençlerimiz bugün, o uyuşturucu dediğimiz batağın içine giriyor. Kendi öz değerlerinden uzak olan gençlerimiz kayıp gidiyor; ailelerinden de uzaklaşıyor. Biz aileler olarak eksik kalan noktamız budur: Gençliğimizin sesi olamamak, onları dinleyememek, psikolojik olarak destek verememektir.

Bundan yoksun olan gençlerimiz ise uyuşturucu batağına düşüyor. Bugün met dedikleri, bonzai dedikleri uyuşturuculara alışıyorlar. Bazı çeteler de bu gençlerin boşluğunu görerek onları alıp kendine maşa olarak kullanıyor. Burada özellikle Kürt gençlerimiz bu yoz yaşamın içine düşüyor. En büyük kaybımız, gençlerimize sahip çıkamamak ve o çetelerin bu gençlere aile olup, bizden koparmalarıdır, ne yazık ki.”

DEM Parti’nin gençler için çalışmalar yaptığını, aileleri ziyaret ederek onları da bilinçlendirmek için çalışmalar yürüttüğünü söyleyen Yılmaz, sözlerine şöyle devam etti: “Gençlerimizin çetelere gitmesinin sebebi, onlara özenmeleri, paralarının olması ve lüks giyinmeleridir. Bugünün şartlarında iş bulamayan gençler, kısa sürede para kazanmak için bunlara yanaşıyorlar. Çeteler önce gençlere para veriyor, bir süre sonra onları hapçı ve torbacı yapıyor. Ondan sonra bunlara ‘iş’ veriyorlar. Bir yerden sonra gençler kendilerini lüks içinde görüyor; mafya tarzı bir hayatı yaşıyor. Bizim gençlerimizi para ile kandırıyorlar, bilinçli olmayanlara özellikle bunu yapıyorlar. Daha çok, değerlerinden uzak olan gençlere yapıyorlar.”

‘AİLELER DEM PARTİ’NİN ÇALIŞMALARINA KATILMALI’

Kardeşi Yavuz’u çeteler yüzünden kaybettiğini söyleyen Yılmaz, ailelerin özellikle DEM Parti’nin çalışmalarına destek vermesi gerektiğini vurgulayarak şunları söyledi:

“Yavuz diye seslensem, sağıma soluma haykırsam bile beni duyamayacağını biliyorum. Çünkü biz Yavuz’u kaybettik. Yavuz’u çetelere verdik; Yavuz’u uyuşturucu satan, çeteleşen ve bugün gençlerimizi yoz yaşama atan o kendini bilmez çetelere kaptırdık. Burada söylemek istediğim tek şey şu: İstediğimiz kadar seslenelim, şu an bizim gençlerimiz toprağın altında. Bizim aileler olarak yapacağımız tek şey, gerçekten bu gençlerin elini tutmak, bu çetelerin eline ve bu yoz yaşama düşmemeleri için onlara sarılmaktır.

Şunu da söylemek istiyorum: Benim kardeşim çok mert bir çocuktu ama biz o mertliğe sahip çıkamadık; çeteler sahip çıktı. 28 yaşında bir genci toprağa verdim, bu bizim eksikliğimizdi. DEM Parti’nin başlatmış olduğu bu kampanyaya destek verelim ve gençlerimizin ellerini sımsıkı tutalım.

Çünkü bana Yavuz şunu söyledi: ‘Abi bir gün çocuğun olursa sakın ellerini bırakma’ 10 yıldır bu söz benim aklımda.”

‘ÖZELLİKLE KÜRT GENÇLERİNİ HEDEFLİYORLAR’


DEM Parti Bağcılar ilçe yöneticisi olan ve uyuşturucu karşıtı çalışmalarda yer alan İlhami Kurt ise, Bağcılar’da yaşanan durumla ilgili şunları söyledi: “Bağcılar’da son dönemde özellikle 16-20 yaş arası gençlerin uyuşturucu batağına sürüklendiğini ve politik hayattan uzak kaldığını görüyoruz. Çetelerin özellikle bu yönde çok büyük çalışmalar yaptığını ve gençlere ufak paralar vererek onları kötü yollara sevk ettiğini biliyoruz. Özellikle Kürt gençlerine bu tür ortamlardan uzak durmalarını tavsiye ediyoruz. Gençlerin beline bir silah, altına bir motosiklet veriliyor ve istedikleri yeri taratıyorlar.

Halk bundan çok muzdarip, anne-babalar çok temkinli. Herkes kendi hayatından endişeli, insanlar artık sokağa çıkamaz oldu. Eskiden kafeye yemek yemeye gidiliyordu, son dönemde o da kalktı. ‘Bu kafeye silahlı saldırı olur mu, bu lokantada kavga çıkar mı?’ kaygısıyla insanlar huzursuz yaşıyor. Şu an kimse rahat değil, sürekli bir gerginlik var. Bunun önü alınamıyor. En son geçen hafta bir arkadaşımız bununla ilgili bir silahlı saldırıya uğradı ve vefat etti.”

‘DEM PARTİ’NİN ÖNÜ AÇILSA HEM AİLELER HEM GENÇLER RAHATLAR’

Çetelerin özellikle parklarda olay çıkardığını, ancak polisin çoğu zaman çetelere müdahale dahi etmediğini belirten Kurt, sözlerine şöyle devam etti:

“Halk polisi arıyor ama ya çok geç geliyor ya da olay bittikten sonra geliyor. Bunun önlemi alınabilir ama nedense alınmıyor. Polisler çok geç ve duyarsız kalıyor. DEM Parti bununla ilgili bir yürüyüş düzenlemek istedi ama binlerce polis oraya yığıldı. DEM Parti’nin bu konuda çalışmaları var. Kültürel aktiviteler yapılıyor, piknikler düzenleniyor. Mümkün oldukça gençleri politik bir çerçevede, kendi kültürlerini yaşayabilecekleri bir ortama çekmeye çalışıyor. Ama bunun önünde sürekli bir set, bir engel oluyor. DEM Parti’nin önü açılsa hem aileler hem gençler rahatlar.”