Barış anneleri: Komisyon savaş isteyenleri boşa çıkarmalı
Kürt sorununa çözüm için Meclis’te kurulan komisyonun dinleyeceği Barış Anneleri, komisyondan, savaş isteyenleri boşa çıkarmasını ve barış için çabalamasını istedi.
Kürt sorununa çözüm için Meclis’te kurulan komisyonun dinleyeceği Barış Anneleri, komisyondan, savaş isteyenleri boşa çıkarmasını ve barış için çabalamasını istedi.
Önder Apo’nun 27 Şubat’ta yaptığı çağrının ardından yaşanan gelişmelerle birlikte, Meclis’te bulunan siyasi partilerin temsilcilerinin de olduğu komisyon, bu hafta yapacağı dördüncü toplantısında aralarında Barış Anneleri ve Cumartesi Annelerinin de bulunduğu bazı sivil toplum temsilcilerini dinleyecek.
Barış Annelerinden Feleknaz Karabaş ve Sebiha Bozan, komisyondan taleplerini ve sürece ilişkin düşüncelerini ANF’ye değerlendirdi.
‘ÖNDER APO’NUN BAŞLATTIĞI SÜRECE İNANCIMIZ TAM’
Barış Annesi Feleknaz Karabaş, “Biz diyoruz ki iyilik olsun, barış olsun; devlet de adım atsın, barış olsun. Tutuklanmalar, ölümler olmasın ve gençler ölmesin. Önder Apo’nun başlattığı bu sürece inancımız var. Çünkü inancımız Önderimize ve halkımızadır. Biz de elimizi barışa uzatıyoruz; inşallah barış da olacak” dedi.

Devletin Kürtlere kardeşlik elini uzatmasını isteyen Feleknaz Karabaş, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Bizim umudumuz, devletin de bu meselede Kürtlere barış ve kardeşlik elini uzatmasıdır. Sürecin başlatıldığı bu altı-yedi aydır ölüm haberleri almıyoruz; umuyoruz ki bir daha ölümler olmasın. Kürt halkının silahlarını bırakmasından bu yana umutlu bir hava var, ama barış zordur. Tüm halkımız barış için ellerini uzatsın. Barış ve özgürlük güzeldir; biz bunu tüm Türkiye halklarına istiyoruz.”
‘DEĞERLİ BİR BARIŞ ZORDUR’
Değerli bir barışın zor olduğunu dile getiren Barış Annesi Sebiha Bozan ise, şunları söyledi:

“Savaşta vuruyor, yıkıyor, harap ediyor ve gidiyorsun. Barış biraz zordur. Neden zordur? Bütün insanları ortak bir paydada buluşturmadan, hukuk ve adaletle olmadan, samimiyetsiz bir şekilde yapılırsa, biz anneler bunu istemiyoruz. Nasıl ki Türk halkının hakları varsa, Arap halkının, Çerkez halkının ve bu topraklarda yaşayan herkesin de hakları aynıdır.”
‘BİRİNCİ TALEBİMİZ KÜRTÇENİN RESMİ DİL OLMASIDIR’
Komisyondan talep edeceklerini de sıralayan Sebiha Bozan, çocukların ana dilde eğitim hakkının verilmesinin çok önemli olduğunu belirterek sözlerini şöyle sürdürdü:
“Birinci olarak söyleyeceğim, çocuklarımız kendi dillerinde eğitim görmüyor; bizim dilimiz eğitim dilinde yasaklı. Kaç bin Kürt var, şimdi başka dilde eğitim görüyorlar. Biz de dünyadaki diğer halklar gibi çocuklarımızın kendi dillerinde eğitim görmelerini istiyoruz. Kürtçe anlasınlar, Kürtçe çalışsınlar, Kürtçe kalksınlar. Sadece Kürtçe için demiyorum; ne kadar dil varsa… Anneler her zaman şunu söyler; her dil bir insandır. Nasıl ki bir bahçeye sadece bir gül ekersen, bir gülle ne bahar gelir ne de o tarla bahçe olur. O bahçeden söz edilmez, çünkü bir gülü vardır. Gidip sorulsun; kim istiyorsa, onun dili resmi dil olsun.”
‘KÜRTLERİN KANDIRILMAK İSTENDİĞİ BİR BARIŞI KABUL ETMİYORUZ’
Sebiha Bozan, devletin Kürtlerin taleplerini kabul etmesi gerektiğini vurgulayarak, “Kürtler birbirini sahipleniyor; belediye başkanlarını seçiyor, vekilini seçiyor. Artık öyle bir noktaya geldi ki Kürtler kendini yönetebiliyor. Bedlîs’te, Wan’da, Amed’de ve bütün Kürdistan şehirlerinde bu halk bir belediye başkanını seçtiyse, vakti dolana kadar yönetebilmeli ve çalışabilmeli.
Kalıcı bir barış istiyorsak, devlet de ‘Biz sizi kabul ediyoruz’ deyip yarın belediyelerimize kayyum atıyorsa, bunu kabul etmiyoruz. Halk, kendi seçtiği yöneticiyi kendi rızasıyla uzaklaştırmalı. Sistem artık bunu yapmamalı. Wan’daki belediyeyi halk seçti ama devlet ona kayyum atayacaksa, biz bunu kabul etmiyoruz. ‘DEM Parti seçilmişi şunu yaptı, zindana atacağım’ yaklaşımını kabul etmiyoruz.
Selahattin Demirtaş kaç yıldır zindanda? Ne yaptı Demirtaş? ‘Barış olsun, Kobanê savaşı olmasın’ dedi.
Halkımıza sesleniyorum: Bu hukuksuzluğa karşı çıkalım. Bu bizim hakkımızdır. Kobanê için tüm Kürt halkı karşı çıkmıştı; nasıl olur da Demirtaş bunun için zindana atılır?
Diyorlar ki ‘Sen hata yaptın, halkı sokaklara çağırdın.’ Fetö’nün darbesi olduğunda, Cumhurbaşkanı da buna karşı durmaları için halkı sokaklara çağırmıştı.
Biz şunu istiyoruz: Yıllardır Barış Anneleri olarak başvurmadığımız kimse kalmadı. Kürtler için, Türkler için, Araplar için ve tüm halklar için barış diyoruz. Artık yeter, Türklerin de Kürtlerin de çocukları ölmesin. Önder Apo’nun çağrısıyla bir grubun silahlarını yakması adımını biz kutsal görüyoruz. Bu adımdan sonra kurulan komisyonunun, savaş isteyenleri boşa çıkarmasını umut ediyoruz. Barış Annelerinin de Cumartesi Annelerinin de kayıp çocuklarını arayanların da sesi duyulmalı ve dinlenmeli. Anneler dinlenmeli; eğer böyle bir şey olacaksa, tabii ki herkesten çok barışı biz isteriz. Bu olmayacaksa, Kürtler kandırılacaksa, böyle bir barışı istemiyoruz.”