Sürece dair değerlendirmede bulunan siyasetçi Sebahat Tuncel, “Anlaşmanın sağlanmış olması, ateşkesin sağlanmış olması çok önemli. Ancak asıl özgürlüklerin güvence altına alınması, Kürtlerin, Alevilerin, Dürzilerin, Arapların, bütün halkların, kadınların, demokratik, ekolojik, kadın özgürlükçü bir yaşamı inşa etmesi konusunda bir süreç devam ediyor” dedi.
QSD ve Şam arasında imzalanan anlaşmaya dair siyasetçi ve gazetecilerin yaptığı değerlendirmeler sürüyor. Anlaşmanın ardından maddelerin hayata geçirilmesinin uzun süreceği öngörülürken, ateşkes kararına rağmen Kobanê’ye yönelik abluka ise devam ediyor. Bu anlaşmanın olumlu olduğunu ve halkların yaşam hakkının korunması açısından önemli olduğu belirten siyasetçiler, diyalog zemininin korunması çağrısını yapmaya devam ediyor.
Anlaşmayı ve devam eden siyasi gelişmelere dair ajansımıza konuşan siyasetçi ve Tevgera Jinên Azad (TJA) aktivisti Sebahat Tuncel, saldırılar karşısında artan kadın özgürlük mücadelesi ve açığa çıkan ulusal birlik ruhuna dikkat çekerek, “Kürtler arası demokratik birliği sağlamak ve bunu Ortadoğu’da demokratik bir örgütlü güce dönüştürmek de önemli bir sorumluluk” dedi.
'ANLAŞMANIN PRATİĞİ ÖNÜMÜZDEKİ SÜREÇTE KENDİNİ GÖSTERECEK'
6 Ocak ile başlayan sürecin Halep saldırısı ile başladığını belirten Tuncel, “Sayın Abdullah Öcalan bunu yeni bir 15 Şubat komplosu olarak nitelendirdi” diyen Tuncel, başlatılan saldırıların ardından bütün dünyada Kürt halkının alanlara aktığını ifade etti. Yapılan anlaşmanın da bu direniş sayesinde ortaya konulduğunu belirten Tuncel, “Kürt halkı artık kendi kaderini tayin etme hakkına sahip olduğunu ve birlikte yaşadığı halklarla eşit, özgür bir yurttaşlık temelinde bir yaşamı hak ettiğini, bu direniş sürecinin unutulmaması gerektiğini düşünüyorum. Gerçekten kapsamlı bir saldırı vardı. Bu saldırı, kadınların ve Kürt halkının direnişiyle bir şekilde bugün sağlanan anlaşmanın temelini oluşturdu. Tabii burada anlaşmanın pratikte nasıl uygulanacağı, önümüzdeki süreçte izlenecek. Ama şuna dikkat etmek gerekir: Bu anlaşmanın, Suriye’de demokratik bir rejimin inşası, Kürt halkının özgürlüğünün ve güvenliğinin güvence altına alınması, Kürtlerin dil, kimlik ve kültür haklarının sağlanması açısından önemli bir süreçtir. Yani bu sağlanana kadar mücadele bir şekilde devam edecek” dedi.
'DEMOKRATİK ORTADOĞU FİKRİNİ ÖNÜMÜZDEKİ DÖNEMDE DAHA ÇOK TARTIŞACAĞIZ'
Ortaya çıkan dayanışmanın sürdürülebilir olması gerektiğini ve ne olacağı belli olmayan Ortadoğu coğrafyasında demokratik bir yaşamı kuracak çözüm perspektifinin emperyalist müdahalenin ortadan kalkması olduğunu vurgulayan Tuncel, “Bu noktada Sayın Öcalan’ın demokratik entegrasyon, demokratik Cumhuriyet ve demokratik Ortadoğu perspektifini önümüzdeki dönemde daha çok konuşmamız gerektiğini düşünüyorum. Halklar, hem kendi dil, kimlik ve kültürlerini özgürce yaşayacak hem de birlikte yaşadıkları halklarla demokratik özgürlükçü bir sistem kuracak” sözlerini kullandı.
Tuncel sözlerine şu cümlelerle devam etti: “Ayrıca Ortadoğu halkları arasında dayanışmayı geliştirecek. Bu çok önemli. Ortadoğu’da bu demokratik birliğe karşı dayatılan IŞİD zihniyeti, El Kaide zihniyeti gibi kadın düşmanı, erkek egemen yapılara karşı, rejim inşasına karşı Rojava Devrimi’nin ifade ettiği demokratik, ekolojik, kadına özgürlükçü paradigmanın toplumsal olarak kendisini Ortadoğu’da örgütlemesi açısından da çok kıymetli. Yani demokratik bir Ortadoğu fikrini önümüzdeki dönemde daha çok tartışmamız ve bu süreci halklar tarafından inşa etmemiz gerekiyor.”
'KADIN MÜCADELESİNDEKİ ISRAR YENİDEN AÇIĞA ÇIKTI'
Kadınlar açısından da yaşanan süreci değerlendiren Tuncel, saldırıların kadın iradesine yönelik olduğunu ve masada yer alan kadın temsiliyetinin çok önemli ve kıymetli olduğuna dikkat çekti.
Tuncel, “Halep’te bir binada bir kadının direnişçi bedeninin atılması, ardından bir kadın direnişçinin saçının kesilerek bir ganimet olarak arkadaşına verilmesi, IŞİD mensuplarının kadın özgürlük çizgisine yönelik bir saldırıyı ortaya koyuyor ve kadınlar buna çok büyük tepki gösterdi. Bu açıdan da kadınların direnişi, bu sürecin gelişiminde önemli bir rol oynamıştır. Kadın özgürlük çizgisi faşizme karşı net bir tavır almıştır ve bunun doğru anlaşılması gerekir. Bu, kadın mücadelesini ve kadınların özgürlük çizgisindeki ısrarını gösteren bir noktaydı. Aynı zamanda bir kadın mücadelesi açısından da önemli” sözlerini kullandı.
'HAKLARIN GÜVENCE ALTINA ALINMASI SÜRECİ DEVAM EDİYOR'
Bunun bir süreç olduğunu ve temkinli durumun devam ettiğinin altını çizen Tuncel, “Anlaşmanın sağlanmış olması, ateşkesin sağlanmış olması çok önemli. Ancak asıl özgürlüklerin güvence altına alınması, Kürtlerin, Alevilerin, Dürzilerin, Arapların, bütün halkların, kadınların, demokratik, ekolojik, kadın özgürlükçü bir yaşamı inşa etmesi konusunda bir süreç devam ediyor. Bu süreci dayanışma, mücadele ve birlik içinde geçirmek gerekir” dedi.
'BİRLİK RUHUNU ÖRGÜTLEMEK GEREKİYOR'
Kürt halkı arasında açığa çıkan ulusal birlik ruhunun önemine değinen Tuncel, son olarak şunları söyledi: “Bu, Kürt özgürlük mücadelesi açısından bir dönüm noktasıdır. Çünkü tarihte Kürtler hep parçalı olarak kaybetmişti. İlk kez birlik olarak kazandılar. O birlik ruhunu örgütlemek, Kürtler arası demokratik birliği sağlamak ve bunu Ortadoğu’da demokratik bir örgütlü güce dönüştürmek de önemli bir sorumluluk.”