Her bir ihtiyacın parayla satın alınmasıyla tam bir ticarethaneye dönüşen Türkiye hapishanelerinde tutsakların nakil masraflarının da ailelerin üzerine yıkılmaya çalışıldığı ortaya çıktı. Antalya Kuyu Tipi Hapishanesi’nden sevk edilmek için 211 gündür açlık grevinde olan abisi Hüseyin Özen’in talebinin karşılanması için Adalet Bakanlığı Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü’ne dilekçe gönderen Telman Özen Boran’a naklin giderleri aile tarafından ödendiği takdirde sevkin gerçekleşebileceği yanıtı verildi. Bu keyfi uygulamayı protesto etmek için yaşlı annesiyle birlikte Ankara’ya gidip Adalet Bakanlığı önünde nöbet başlatan Telman Özen Boran ANF’ye konuştu.
‘SAĞLIK DURUMU GİDEREK KÖTÜLEŞİYOR, 44 KİLOYA KADAR DÜŞTÜ!’
Telman Özen Boran, uzun yıllardır tutsak olan abisi Hüseyin Özen’in 3 yıl önce zorla sürgün edildiği Antalya Yüksek Güvenlikli Kuyu Tipi Hapishanesi’ndeki insanlık dışı tecrit koşullarına karşı sevk talebiyle 211 gündür süresiz açlık grevinde olduğunu aktardı.
Abisini en son annesinin ve diğer abisinin ziyaret ettiğini anlatan Telman Özen Boran, sağlık durumunun giderek kötüleştiğine işaret etti.
Telman Özen Boran, 75 kilodan 44 kiloya kadar düşen abisinin denge bozukluğu yaşadığını, vücudunda yaralar oluştuğunu ve ayaklarında yanma ile hissizlik olduğunu aktardı. Abisinin tek başına ihtiyaçlarını karşılayamadığı için hasta tutsaklar için dizayn edilen üç kişilik bir hücrede bir arkadaşıyla birlikte kaldığını anlatan Telman Özen Boran, “Yatağı, dolabın, mutfağın, tuvaletin dar bir alana yerleştirildiği bu üç kişilik hücrede hareket edecek yer yok. Bir tutsak hareket ediyorsa yanındaki tutsak oturmak zorunda. Küçük camların dahi üst üste demirlerle hapsedildiği bu hücrelerde bırakın güneş ışığını görmeyi, hava almak da mümkün değil. Bir de sözde bu hücrelerin hasta tutsaklar için dizayn edildiğini söyleyebiliyorlar” diye konuştu.
‘NASIL GETİRDİLERSE, ÖYLE GÖTÜRMELERİ GEREKİYOR!’
Abisinin sevk talebinin karşılanması için Adalet Bakanlığı Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü’ne dilekçe gönderdiğini belirten Telman Özen Boran, birkaç gün önce gelen cevapta, nakil giderlerinin aile olarak kendileri tarafından karşılanması gerektiğinin belirtildiğine dikkat çekti. Telman Özen Boran, şöyle konuştu: “03.03.2026 tarihinde Adalet Bakanlığı Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü’nden bana ulaşan evrakta; 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunu’nun 54. Maddesi ile 05/06/2015 tarihli ve 167 Nolu Genelgenin 15. Maddesinin ilgili fıkraları gereğince, nakil için üç farklı cezaevi ismi verilmesi ve nakil ücretinin peşin ödenmesi gerektiğinin bildirildiği ifade edildi. Ben haftalık telefon görüşmesinde abime bu durumu aktardığımda, ‘Ben buraya kendi isteğimle gelmedim. Bir gün hücreme gelip, Hüseyin hazırlan diyerek beni paldır küldür sürükleyerek kuyu tipi hapishanesine sürgün ettiler. Nasıl getirdilerse öyle götürmeleri gerekiyor. Bunun için ücret ödemem’ dedi ve kesinlikle bu uygulamayı kabul etmemizi istemedi.”
‘ABİMİN İNSANİ KOŞULLARDAKİ BİR HAPİSHANEYE SEVK EDİLMESİ BİR LÜTUF DEĞİL, HAK!’
Konu hakkında avukatlara da danıştıklarını söyleyen Telman Özen Boran, sevk için ücret talep edilmesinin keyfi bir uygulama olduğunu ve hukuki dayanağı bulunmadığını dile getirdiklerini belirtti. Bu keyfi uygulamaya karşı annesini alıp İstanbul’dan Ankara’ya giderek Adalet Bakanlığı önünde nöbet başlatan Telman Özen Boran, “Parası olmayanlar, maddi durumu olmayanlar ne yapacak? Kuyu tipi hapishanelere diri diri mi gömülecek? Abim Hüseyin Özen yaklaşık 30 yıla yakın süredir hapishanede. Normal koşullarda tahliye edilmesi gerekiyordu ama infazı keyfi bir şekilde yakıldığı için serbest bırakılmadığı gibi bir de daha ağır koşullara maruz bırakılıyor. Biz abimin insani koşullarda yaşayabileceği bir hapishaneye sevk edilmesini istiyoruz. Bu bir lütuf değil, haktır” vurgusunda bulundu.