GÖRÜNTÜLÜ

Cenevre’de 266. hafta: Rojava’ya statü, Önder Apo’ya özgürlük talebi yinelendi

İsviçre’nin Cenevre kentindeki Birleşmiş Milletler (BM) Ofisi önünde sürdürülen oturma eylemde eylemciler, Rojava’ya statü ve Önder Apo’ya özgürlük talebini bir kez daha dile getirdi.

ÖNDER APO İÇİN EYLEM

İsviçre’nin Cenevre kentinde bulunan Birleşmiş Milletler (BM) Ofisi önünde 25 Ocak 2021’den bu yana her çarşamba günü gerçekleştirilen “Önder Apo’ya Özgürlük” nöbeti 266’ncı haftasında da devam etti. Kürdistanlılar ve dostları, uluslararası kurumlara Önder Apo’nun fiziki özgürlüğünün sağlanması için sorumluluklarını yerine getirme çağrısını yineledi.

Eylem, özgürlük ve demokrasi mücadelesinde yaşamını yitiren devrim şehitleri anısına yapılan bir dakikalık saygı duruşuyla başladı.


Eylemciler adına konuşan Zuhal Sezer, Rojava’da bir halkın kimliğiyle var olma mücadelesinin sistematik saldırılarla hedef alındığını belirtti. Bu yönelimin halkın iradesini yok saymaya dönük olduğunu vurgulayan Sezer, “Rojava’nın statüsü tanınana ve güvence altına alınana kadar, ayrıca Önder Apo’nun özgürlüğü sağlanıncaya dek mücadelemizi sürdüreceğiz” dedi.

Ardından basın metnini eylem komitesi üyesi Welat Eren okudu.

Açıklamada, Ortadoğu’nun emperyalist devletlerin müdahaleleri ve sömürgeci zihniyetin politikaları nedeniyle derin bir savaş ve kaos sürecinden geçtiği ifade edildi. Halkların iradesinin açıkça yok sayıldığı bu süreçte bölgenin fiilen üçüncü dünya savaşının merkezlerinden biri haline getirildiği belirtilerek, bu tablo karşısında özgür ve eşit yaşamın en güçlü alternatifinin halkların ortak iradesine dayanan demokratik modernite anlayışı olduğu kaydedildi.

Açıklamada ayrıca Rojhılat’taki savaş sürecinin başlangıcında Rojava direnişinde ortaya çıkan dayanışma ve birlik ruhuna dikkat çekildi. Ehmedê Xanê ve Kürdistan devrimi şehitlerinin özlemi olarak tanımlanan ulusal birlik ihtiyacının, Rojhılat’ta ortak bir cephenin oluşmasıyla somutlaştığı ifade edildi. Diasporada yaşayan Kürtlerin de bu gelişmeyi umut verici bulduğu ve birlik ruhunu selamladığı belirtildi.

Rojava’da inşa edilen demokratik sistemin uzun süredir planlı ve çok yönlü saldırılarla hedef alındığına işaret edilen açıklamada, Türkiye’nin sınır ötesi operasyonlar ve işgal girişimleriyle özellikle Şengal’de Kürt halkının kazanımlarını ortadan kaldırmayı amaçladığı vurgulandı. Yıllardır süren askeri müdahalelerin savaş suçu niteliği taşıdığı ifade edildi.

Emperyalist güçlerin çıkar ilişkileri temelinde hareket ederek Kürt halkının iradesini müzakere masalarında görmezden geldiği belirtilen açıklamada, demokrasi ve insan hakları söylemlerine rağmen Kürdistan’ın dört parçasına yönelik saldırılar karşısında sessiz kalındığı kaydedildi. Bu tutumun uluslararası hukuksuzlukları derinleştirdiği ve bölgedeki istikrarsızlığı artırdığı belirtildi.

Açıklamada, saldırı ve inkâr politikalarının merkezinde uluslararası çıkar hesaplarının bulunduğu ifade edilerek, Kürt halkının siyasi iradesini temsil eden Abdullah Öcalan’ın 27 yıldır İmralı Adası’nda ağır tecrit koşulları altında tutulduğu hatırlatıldı. İmralı’daki uygulamaların bireysel bir ceza değil, Kürt halkına yönelik tarihsel inkâr politikasının devamı olduğu vurgulandı.

Uluslararası mekanizmaların sessizliğinin Türkiye’nin savaş ve baskı politikalarını daha da cesaretlendirdiği belirtilen açıklamada, bu durumun Ortadoğu’da ve özellikle Kürdistan’da istikrarsızlığı derinleştirdiği kaydedildi.

Eylemciler, 266’ncı hafta dolayısıyla Birleşmiş Milletler nezdinde şu talepleri yineledi:

• İmralı’daki işkence ve tecrit sisteminin insanlığa karşı suç olduğu kabul edilmeli ve derhal kaldırılmalıdır.

• Önder Apo’nun fiziksel özgürlüğü sağlanmalıdır.

Açıklama şu sözlerle sona erdi:

“Önder Apo’nun fiziksel özgürlüğü yalnızca Kürt halkı için değil, Ortadoğu’da barışın ve demokratik çözümün inşası için insani, tarihi ve toplumsal bir sorumluluktur. Rojava’nın statüsünün güvence altına alınması ve bölgede kalıcı barışın sağlanması insanlığın ortak görevidir.”