İran, İsrail ve ABD'nin arasında süren savaşta en büyük zararı halklar görüyor. Özellikle yoğun bir ambargonun uygulandığı İran’da halklar, gıda, iletişim ve barınma konularında sorunlar yaşarken, sınır kapılarında ise günlerce bekletiliyor. Savaşa dair tehdit söylemlerinin sürdüğü bugünlerde hem Irak hem de Rojava’ya yönelik saldırı söylemleri de yeniden gündemde.
Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Halklar ve İnançlar Komisyonu’ndan Sorumlu Eş Genel Başkan Yardımcısı Yüksel Mutlu, yürütülen savaş politikalarına karşı halkların ortak mücadelesinin ve üçüncü yol çizgisinin önemine dikkat çekti. Yüksel Mutlu, “Yalnızlık ruhu ortak mücadele ile aşılır” diyerek, Kürt halkının birliğine dair önemin bir kez daha ortaya çıktığına işaret etti.
Bölgedeki çatışmaların yalnızca askeri bir süreç olmadığını belirten Yüksel Mutlu, Ortadoğu’nun yeniden yapılandırılmaya çalışıldığını söyledi. Suriye ile başlayan sürecin bugün İran’la devam ettiğini ve kapitalist modernite güçlerinin Ortadoğu'da yeniden yapılandırmaya gittiğini ifade eden Mutlu, bu kaos aralığının halklara ve muhalif kesimlere bir fırsat araladığına işaret etti.
'HALKLARIN ORTAK MÜCADELE GELİŞTİRMESİ HAYATİ'
Yüksel Mutlu, İran örneğine dikkat çekerek şunları söyledi: "Bu kaos aralığında eğer direnenler, muhalifler ve farklı halklar bir birlik ve ortak bir mücadele elde edemezse; tekçi bir ulus devlet yıkılırken, yerine yenisi inşa edilmeye çalışılır. Kapitalist modernite güçleri, yıpranmış ve halkın gözünde bitmiş bir devleti yıkıp yerine yenisini inşa ediyor. İran’da insanlık dışı bir çatışma, insanlık dışı bir savaş yaşanıyor. Ancak İran’da totaliter bir molla rejimi var ve İran’daki farklı toplumları, kültürleri ve halkları baskılayan; gencecik Kürt kadınlarını ve Kürt erkeklerini idam eden bir molla rejimi bu. Aslında bu rejim gitmesi gereken tekçi, İslamcı bir rejimdir."
Ortadoğu’daki savaşların ortasında Kürt halkının kendini koruması gerektiğinin altını çizen Yüksel Mutlu, şöyle devam etti: "Kapitalist modernite güçleri Ortadoğu’ya toplu bir dizayn yapıyorlar. Bu dizayn, Irak’ı, İran’ı, Suriye’yi kapsıyor. İsrail ve Amerika, kendi güçlerini ve kendi güvenliklerini güçlendirmek için karşı çıkabilecek tüm güçleri bertaraf etmeyi hedefliyor. Yani İsrail’in Ortadoğu’daki güvenirliğini ve güvenliğini artırmayı hedefleyen bir politika izleniyor. Bu kapsamda Kürtler dört parçada mücadele yürütüyor. Sayın Öcalan İmralı görüşmelerinde Kürtlerin kendini korumalarını ifade etmişti.
'ÜÇÜNCÜ YOL SİYASETİNİ İZLİYORUZ'
Yüksel Mutlu, bu çatışma sürecinde güçlü duran ve halka dayanan tarafın kazanacağını belirterek, partilerinin tek çizgisinin barış olduğunu vurguladı. Yüksel Mutlu, şöyle konuştu: "Buradaki tek çizgimiz çatışmasızlık, diyalog, müzakere ve barıştır. Sayın Öcalan'ın ortaya koyduğu paradigma, Ortadoğu’da demokratik modernite güçleri ile kapitalist modernite güçleri arasındaki çatışmayı ifade ediyor. Bu çatışmada güçlü duran, halka dayanan ve mücadele eden taraf kazanacaktır. Bizim ne Amerika’ya ne de İran’daki molla rejimine dair bir taraftarlığımız olamaz. Biz, halkların kendi mücadelesini seçtiği üçüncü yol siyasetini izliyoruz. Demokratik toplum paradigmasının Ortadoğu’da hayat bulmasıyla tüm farklı kesimler, inançlar ve kadınlar için Ortadoğu’ya bir huzur gelebilir."
'BU PARADİGMANIN HAYATA GEÇMESİ İÇİN MÜCADELE ETMEMİZ GEREKİYOR'
Önder Apo’nun ortaya koyduğu paradigmanın hayata geçmesi için toplumun tüm kesimlerinin örgütlü mücadele içinde olması gerektiğini vurgulayan Yüksel Mutlu, şöyle devam etti: "Sayın Öcalan, kadını, genci, toplumun bütün farklı kesimlerine -Alevisi, Türkmeni, Kürt’ü- bir mesaj iletiyor ve diyor ki: 'Burada kendinizi koruyun'. Bütün yoksullara, emekçilere, kadınlara ve toplumun tüm kesimlerine bir mesaj iletiyor."
Yüksel Mutlu, paradigmanın toplumda karşılık bulmasının örgütlü mücadele ve birlik ruhu ile mümkün olduğuna işaret etti.