Sefalet zam dayatmasına karşı DGD-Sen öncülüğünde direndiği için işten atılan Migros Esenyurt depo işçilerinden Nursima Özcan, depodaki işçi düşmanlığının geldiği noktayı şöyle özetledi: “İK müdürü direnişteki işçiyi, ‘Sen kambursun, seni kim işe alır’ diye aşağıladı.”
Migros depolarında çalışan işçilerin sefalet zam dayatmasına ve kölece çalışma koşullarına karşı Depo, Liman, Tersane ve Deniz İşçileri Sendikası (DGD-Sen) öncülüğünde, ülke genelinde başlattıkları direniş 11. gününde kararlılıkla sürüyor. Us-Grup taşeron şirketine bağlı çalışan, 16 saate varan yoğun çalışma temposuna maruz bırakılan işçiler, sendika seçme haklarının engellenmesine karşı mücadele ederken, Ocak ayında sefalet ücretlerine sadece yüzde 28’lik zam artışı yapılması bardağı taşıran son nokta oldu.
İşçiler örgütlü oldukları DGD-Sen öncülüğünde İstanbul başta olmak üzere ülkenin 12 ayrı ilinde Migros depolarında iş bırakma eylemi başlattı. Direnişi sönümlendirmek için deyim yerindeyse ağıza bir bal çalmak amacıyla işçileri kadroya dahil ettiğini duyuran Migros yönetimi, bunun karşılığında işçilerin iş kolunu değiştirerek sarı sendika Tez Koop-İş’e üye olmalarını empoze ediyor. Migros yönetiminin tek amacının DGD-Sen’i diskalifiye etmek olduğunun farkına varan işçiler bu manevraya seçtikleri sendikayla kenetlenerek, direnişi büyüterek cevap veriyor. Migros’tan gelen bir SMS ile işten çıkarıldıklarını öğrenen işçiler direnişlerini, bu haksız ve hukuksuz uygulamaların, sömürünün esas adresi olan Migros’un patronu, Anadolu Grubu’nun ‘onursal patronu’ olan, uzun yıllar TÜSİAD başkanlığı ve yüksek istişare konseyi (YİK) başkanlığı yapan Tuncay Özilhan’ın İstanbul Beykoz’daki villasının önüne taşıdı. Polis koruması altına alınan villanın önünde Özilhan ile görüşme talepleri geri çevrilen işçiler ve sendika yöneticileri ters kelepçelenerek işkenceyle gözaltına alındı. Tüm gözaltı ve engellemelere rağmen emeklerine sahip çıkmak için 7/24 direnişe devam eden Migros depo işçilerinden Nursima Özcan ANF’ye konuştu.
‘14 SAAT RAMPANIN AĞZINDA CEREYAN ALTINDA ÇALIŞIYORUM, AKŞAM AYAKLARIMI HİSSETMİYORUM!’
Nursima Özcan, sefalet ücret dayatmasına karşı sendikası DGD-Sen öncülüğünde iş bırakma eylemi başlattığı için telefonuna gelen bir SMS ile işten atılan işçilerden biri. 4 yıl önce de direnişin kalesi olan Migros’un Esenyurt deposunda 6 yıldır çalışan 26 yaşındaki Özcan, işe başladığında ağır koliler taşıdığı depoda şimdi kamyonlarla gelen ürünleri kontrol edip, liste yaptığını anlattı. Diğer kadın işçilere göre iş yükünün nispeten daha hafif olduğunu ifade eden Özcan, “Depoda transpaletlerle ağır yük çeken ve taşıyan kadın arkadaşlarımız var. Kaldırılan koliler 20-25 kilodan başlıyor. O yüzden hemen hemen hepsinde ya bel fıtığı ya boyun fıtığı rahatsızlığı var. Ben de depoda yaklaşık 2 yıl onların yaptığı işi yaptım. Şimdi ise çok soğuk olan depo koşullarında rampanın ağzında çalışıyorum cereyan altında. Sabah 08.00’da geliyorum işe ve 22.30’a kadar para için mesaiye kaldığım için bir kadın olarak o soğuğu saatlerce çekiyorum. Akşam eve gittiğimde ayaklarımı hissetmiyorum, yatağa uzandığım zaman ağrı sızıdan uyuyamıyorum. Bu şekilde ekmek parası için bu koşullara direnmeye çalışıyoruz” dedi.
‘DÜŞÜNÜN 50 SAAT MESAİ KARŞILIĞINDA AYLIK SADECE 34 BİN TL ALDIM!’
İstanbul’da gurbetçi olduğunu anlatan Özcan, ailesine maddi olarak destek olmak için buraya Van’dan geldiğini belirtti. Ancak aldığı maaşın kendisine dahi yetmediğine işaret eden Özcan, “Kiralar olmuş 20 bin TL ama bize 28’lik zam dayatması yapıyorlar. Biz Ocak ve Şubat ayında aldığımız parayı zaten daha sonraki aylar alamıyoruz. Maaşımız yine asgari ücrete dayanıyor. Kira ödüyorum, fatura ödüyorum. Borçlarım var, o yüzden yeri geliyor yememden içmemden kesmek zorunda kalıyorum. Bu kadar çalışmaya karnımı da doğru düzgün doyuramıyorum. Depoda yediğimle kalıyorum. Normalde asgari ücret alıyoruz, fazla mesailer de kurtarmıyor. Düşünün ki Aralık ayında yaptığım 50 saatlik mesai karşılığında aldığım aylık maaş sadece 34 bin TL oldu. Bu maaş ne kiramı ne elektriğimi karşılıyor. Esenyurt’ta bodrum katında kalan arkadaşlarımız bile aylık 20 bin TL kira veriyor” diye konuştu.
‘VASIFSIZ PERSONEL DEYİP DAHA RAHAT SÖMÜREBİLİYORLAR’
Depoda sürekli bir mobbing ve baskı altında çalışmak zorunda bırakıldıklarına dikkat çeken Özcan, “Ben iade bölümünde çalıştığım için vasıfsız personel olarak geçiyor. Büro personeli olarak gösterildiğimiz için birçok arkadaşımız mobbinge maruz kalıyor. Tükendiğimiz zaman, fazla mesai yapma takatimiz kalmadığında veya bize kötü bir davranışta bulunan depo amirine tepki gösterdiğimizde hemen sürgün yiyoruz. Depoda bir işten diğer işe koşuşturmak zorunda kalıyoruz. Diyelim palet bittiğinde kasaya, kasadan temizliğe, yani oradan oraya angarya işleri yaptırıyorlar. Bizi mal kabulü elemanı olarak göstermeleri lazım normalde ama işlerine gelmediği için bu şekilde bizi daha rahat sömürebiliyorlar” diye tepki gösterdi.
‘KADROYA DAHİL ETMENİN ŞANTAJI SARI SENDİKAYA ÜYE OLMAK!’
Depoda kendi sendikalarını seçme haklarının da engellendiğini vurgulayan Özcan, işçileri kadroya alma karşılığında sarı sendika Tez Koop-İş’e üye olma şantajı yapıldığını vurguladı. Bu dayatmayı işçiler olarak kabul etmedikleri için iş kollarının değiştirilip zorla Tez Koop-İş’e mecbur bırakımak istediklerine dikkat çeken Özcan, “Bize dalga geçer gibi depo personeli olmadığımızı söylüyorlar. Bu açıkça hilekarlık. Biz Tez Koop-İş’e üye olmak istemiyoruz. Şimdi bbağlı olarak çalıştığımız Us-Grup taşeron şirketin patronu olan Veysel Cingöz, eski Tez Koop-İş Başkan yardımcılığı yapmış biri. Bu sendika açıkça patron sendikası ve biz bu sendikayı istemiyoruz. Migros yönetimi de daha önce depo işçilerinin haklarını söke söke alan DGD-Sen’e yetki vermek istemediği için bizim iş kolumuzu değiştirip bu patron sendikasına üye olmamızı şart koşuyor. Çünkü Tez Koop-İş’e geçmeyen işçiler Toplu İş Sözleşmesi’ndeki haklardan mahrum bırakılacak. Biz bu şantajı, bu oyunu kabul etmiyoruz. Biz kendi seçtiğimiz sendikada örgütü olmak istiyoruz” dedi.
‘İK MÜDÜRÜ DİRENİŞTEKİ TEMİZLİK İŞÇİSİNİ ‘SEN KAMBUSUN, SENİ KİM İŞE ALIR’ DİYE AŞAĞILADI’
Migros depo yönetiminden patronu Tuncay Özilhan’a kadar 11 gündür bir muhatap bulamadıklarını belirten Özcan, direnişe başladıklarından bu yana Migros yönetimi tarafından sürekli baskı ve tehdit mesajları aldıklarını duyurdu. Migros Esenyurt Depo’daki yönetimin işçilere yönelik bakışını İnsan Kaynakları’nın bir işçiye savurduğu tehdit üzerinden örneklendiren Özcan, “Deponun İK müdürü Kezban Erol, hakları için iş bırakma eylem yapan bir işçiye, ‘Sen kambursun zaten, seni kim işe alır? Otur oturduğun yerde’ diye aşağıladı” diye özetledi.
‘YANIMIZDA OLUN, MİGROS’U BOYKOT EDİN!’
İş bırakma eylemine başladıkları zaman Migros yönetimi tarafından yöneltilen tehditler karşısında geri adım atmadıkları gibi işten atma saldırısı karşısında da geri adım atmayacaklarının altını çizen Özcan, “Bütün haklarımızı alana kadar direnişimizi sürdüreceğiz, bu kölelik koşullarını asla kabul etmeyeceğiz. Halkın da Migros’u boykot ederek bizim haklı direnişimizin yanında olmasını istiyoruz” çağrısında bulundu.