GÖRÜNTÜLÜ

‘Gulistan mesleğine ve halkına adanmış bir gazeteciydi’

Gazeteci Nihat Kaya, 23 Ağustos 2024’te katledilen gazeteci Gulistan Tara’yı anarak, onun mesleğine ve halkına adanmış bir gazeteci olduğunu söyledi.

GULİSTAN TARA

Gazeteci Nihat Kaya, katledilişinin birinci yıldönümünde Gulistan Tara’ya ilişkin konuştu. Tara ile tanışıklıklarının 20 yılı aşkın bir süreye dayandığını belirten Kaya, onun mesleğe masa başı çalışmalarıyla başladığını, zamanla basının hemen her alanında emek verdiğini söyledi.

Kaya, Gulistan’ın meslekte kısa sürede ilerlediğini, zamanla basının hemen her alanında yer aldığını ifade ederek “Biz sonradan dahil olduk basına ama Gulistan bizden önce başlamıştı. Röportajlardan muhabirliğe, oradan televizyonculuğa kadar birçok işi üstlendi. Yaptığı hiçbir işe üstünkörü yaklaşmadı. Ciddi olmasa, azimli olmasa bu kadar ilerleyemezdi. Eğer bazen sonuç iyi çıkmazsa, bu bilmediğinden kaynaklı olurdu, yoksa ciddiyetinden değil. Böyle durumlarda hemen kendisine yönelirdi: ‘Burada yetersiz kaldım, nasıl aşabilirim?’ diye sorgulardı. Bu yönüyle mesleki alanda gerçekten örnek bir kişilikti” dedi.


'HEM MESLEĞİNE HEM İNSANLARA EMEK VERDİ'

Gulistan’ın en temel özelliklerinden birinin, yalnızca basına değil, insanlara da emek vermesi olduğunu da dile getiren gazeteci Kaya, “Gulistan emekçiydi. Basın için emek verirdi ama aynı zamanda insanlara da. Etrafında kim bir sorun yaşıyorsa, ister mesleki ister ailevi, yanında olurdu. Duygusaldı, etrafındaki huzursuzluğu hemen hisseder, o da huzursuz olurdu. İşinde bir aksama yaşandığında yine huzursuz olurdu çünkü mesleğine, insanlara, yol arkadaşlarına inanıyordu ve seviyordu” şeklinde konuştu.

Onun bu yaklaşımının, çevresinde güven ve samimiyet yarattığını da belirten Kaya, “Hem basın çalışmasında hem de insan ilişkilerinde aynı ciddiyet ve inançla hareket ederdi. Bir işi seviyorsan emek vermen gerekir; o da sevdiği için emek verirdi” ifadelerini kullandı.

Gulistan Tara’nın gazeteciliğinin halkının sesi olma mücadelesiyle bütünleştiğini anlatan Kaya, “Bir Kürt gazeteci, bir Kürt kadını, bir Kürt yurtseveri olarak mücadeleye girdi. Halkının baskı altındaki iradesini, yok sayılmasını görünür kılmak istedi. Birçok defa sohbetlerimizde ‘Basın, görülmeyeni görünür kılmaktır. İradesi yok sayılanın iradesini ortaya çıkarmaktır’ derdi. Bu yüzden çalıştı, bu yüzden mücadele etti. Ve bu yüzden hedef oldu” dedi.

'ÇOK ÇALIŞIRDI AMA KENDİNİ DE BESLERDİ'

Nihat Kaya, Tara’nın çok yoğun çalıştığını ama aynı zamanda kendisini kültürel olarak beslemeyi ihmal etmediğini şu sözlerle anlattı: “Normalde insanlar sabah sekizde işe başlar, akşam altı gibi bırakır. Ama Gulistan bazen gece 9-10’a kadar çalışırdı. İnanarak yaptığı için böyleydi. Ama aynı zamanda kendisini de ihmal etmezdi. Çok okurdu, müzik dinlerdi. Beni bu konuda çok eleştirirdi. ‘Biraz da edebiyattan, biraz da müzikten konuşalım’ derdi. Bir keresinde iş yoğunluğundan daralmıştım, bana kızdı: ‘Sanat konuşalım, müzik konuşalım’ dedi. Hem şaka hem telkin gibiydi. O an bana bir şey gösterdi, insan kendini de beslemek zorunda. Bu yönüyle yol göstericiydi.”

'ARKADAŞ, DERTTAŞ, YOLDAŞ'

Kaya, sözlerini Gulistan’ın bıraktığı boşluğa değinerek tamamladı: “Gulistan benim için arkadaş, derttaş, sırdaş, yoldaştı. Hem benim için hem de birlikte çalıştığı tüm meslektaşları için büyük bir kayıp. Onun anısına layık olmanın tek yolu, bıraktığı yerden mücadelesini sürdürmek. Bu da ancak ciddiyet, emek ve inançla olur. Gulistan böyle yaşadı, böyle çalıştı. Ona layık olmak bizim görevimizdir.”