Rojava Kongra Star Koordinasyon Üyesi Jiyan Hisên, kadın devriminin kazanımlarına ve önemine ilişkin ANF’ye konuştu.
Konuşmasının başında kadınların büyük bir mücadele yürüterek kazanımlar elde ettiğine değinen Jiyan Hisên, “Rojava Devrimi’nden söz ettiğimizde, 14 yıldır kesintisiz bir mücadele ve kadınlar öncülüğünde yürütülen bir çalışma söz konusudur. Bu mücadele sonucu birçok kazanım elde edilmiştir. Bu kazanımlar temel ölçütler üzerine inşa edilmiştir; bunların başında kadın özgürlüğü gelmektedir. Kadın özgürlüğü dediğimizde, kadının düşünsel ve bilimsel alanda varlığının olması ve toplum içindeki rolünün güçlenmesi kastedilmektedir. Bu nedenle demokrasinin ve özgürlüğün temel ölçütleri, kadınların tüm kurumlarda, siyasi ile toplumsal alanlarda var olmasıdır.
YPJ’nin nasıl kurulduğunu gördük; bu güç hem Rojava’daki, hem de Rojava dışındaki tüm kadınlara ilham kaynağı oldu. Eğer bugün bir kadın silah alıp savaşabiliyor ve böylesine karanlık bir güce karşı bu kadar kazanım elde edebiliyorsa, o zaman yaşamın tüm alanlarında da rolünü oynayabilir. Kürt halkı özgürlük ve demokrasi bilincine olduğu için devrime öncülük eden de Kürt kadınları olmuştur. Ardından Rojava’daki diğer halklardan kadınlar da devrime katılmak, kazanım sahibi olmak ve bu kazanımları birlikte korumak istemiştir. Bu kazanımlar kadınların verdiği bedeller ve kahramanlıklarıyla elde edilmiştir. Kadın özgürlüğü ne kadar ilerlerse ve kadın varlığı ne kadar güvence altına alınırsa, kadına yönelik saldırılar da o kadar artmaktadır. Çünkü kadınların varlık ve statü sahibi olması istenmemektedir” diye konuştu.
KAZANIMLARIMIZI KORUMAK GÖREV VE SORUMLULUĞUMUZDUR
Jiyan Hisên, kadın varlığının güvence altına alınması için kadınların mücadeleyi daha da yükseltmesi gerektiğini belirterek sözlerini şöyle sürdürdü: “Kadınların bu saldırılar karşısında bilinçli olması için bilinç ve mücadele düzeylerini yükseltmeleri gerekir. Bu bilinç sadece bireysel olmamalı, tüm kadınlar için esas alınmalı ve kadın birliği daha da güçlendirilmelidir. Bugün Kürdistan’ın diğer parçalarına ve dünyaya baktığımızda kadınların birçok kazanımı var; bu alanda mücadelemizi daha da büyütmeliyiz. İçinden geçtiğimiz süreçte kadın varlığı kabul edilmemektedir. Bu varlığı siyasi, hukuki ve anayasal açıdan güvence altına almak için bir mücadele yürütülmelidir. Aynı zamanda kadın birlikteliği daha güçlü hale getirilmelidir. Rojava’da birçok kazanımımız var. Özellikle kırmızı çizgi olarak gördüğümüz ve asla vazgeçmeyeceğimiz temel güç, YPJ’dir. Çünkü varlığımızı ve toprağımızı koruyan, bugüne kadar kesintisiz şekilde savaş alanında mücadele yürüten ve direnen onlardır. Bu gerçeklik uğruna binlerce kadın şehit verilmiştir.
Aynı şekilde eşbaşkanlık sistemimizin de her yerde yaygınlaştırılması gerekir. Çünkü kadın karar mekanizmalarında yer aldığında her yerde eşitlik inşa edilir; bu nedenle bu sistem güvence altına alınmalıdır. Öz savunmamız için, eğitimimiz, dilimiz ve varlığımız için mücadelemizi sürdürmeliyiz. Rêber Apo’nun 2008 yılında bize sunduğu ve Rojava’da temel bir bilim olarak kabul edilen Jineoloji bilimi, bizi hem tarihimizle hem de geleceğimizle buluşturmaktadır. Suriye’deki mevcut hükümet kadınların varlığını kabul etmiyor. Çünkü yürüttükleri hükümet sisteminde kadınlara yer verilmiyor. Oysa biz onlarla tartıştığımız her konuda kadınların yer alması gerektiğini savunuyoruz. Burada 14 yıllık bir kadın mücadelesi var; bilinçte değişim yaratıldığında kazanımlarımızı da koruyabiliriz. Bu nedenle kazanımlarımızı korumak ve bu geçici hükümet karşısında varlığımızı güvence altına almak görev ve sorumluluğumuzdur.”