Kaybedilen kadınların akıbeti soruldu

Cumartesi Anneleri, her hafta düzenledikleri eylemlerinde 8 Mart Dünya Emekçiler Günü vesilesiyle gözaltında kaybedilen kadınların akıbetini sordu.

Cumartesi Anneleri, gözaltında kaybedilen yakınlarının akıbetini sormak ve faillerin yargılanması talebiyle her hafta gerçekleştirdikleri eylemin 1093’üncüsünü Galatasaray Meydanı’nda düzenledi.  Karanfil ve kaybedilenlerin fotoğraflarıyla meydanda toplanan Cumartesi Anneleri, bu hafta 8 Mart Dünya  Emekçi Kadınlar Günü dolayısıyla gözaltında kaybedilen kadınların akıbetini sordu.

Açıklamada, gözaltında katledilen ve kaybedilen kadınların isimleri sıralandı: 

“* 1991 yılında Cizre’de gözaltına alındıktan 18 yıl sonra yol yapım çalışmaları sırasında kemikleri bulunan Makbule Ökdem’i 

* 1992 yılında Dêrsim’de gözaltına alındıktan sekiz gün sonra işkence nedeniyle tanınmaz haldeki bedeni Elazığ Karşıyaka Kartepe mevkiinde gömülü bulunan Ayten Öztürk’ü

* 1992 yılında Mardin-Derik’te gözaltına alındıktan sonra kendisinden bir daha haber alınamayan Rıdda Yavuz’u 

* 1993 yılında Nusaybin’de kaçırıldıktan sonra kendisinden bir daha haber alınamayan Sedika Dal’ı 

* 1993 yılında Bitlis Tatvan’daki evlerinden askerler tarafından gözaltına alındıktan sonra kendisinden bir daha haber alınamayan Hamide Şarlı’yı 

* 1994 yılında Dersim’de askeri operasyonun ardından kendilerinden bir daha haber alınamayan Hatun Işık, Yeter Işık, Elif Işık, Gülizar Serin ve üç yaşındaki kızı Dilek Serin’i 

* 1994 yılında İstanbul’da gözaltına alındıktan sonra kendisinden bir daha haber alınamayan Lütfiye Kaçar’ı 

* 1994 yılında Muş Ortaç Köyü’nde askeri operasyon sırasında kendilerinden bir daha haber alınamayan Gülnaz Tatu ve Kadriye Tatu’yu 

* 1995 yılında Ankara’da gözaltına alınan ve işkence görmüş bedeni 76 gün sonra ‘kimliği meçhul kişi’ olarak gömülen Ayşenur Şimşek’i.

* 1995 yılında Diyarbakır-Bismil’de gözaltına alındıktan sonra kendisinden bir daha haber alınamayan Hatice Şimşek’i

* 1996 yılında Diyarbakır-Bağlar’da gözaltına alındıktan sonra kendisinden bir daha haber alınamayan Şükran Daş’ı 

* 1996 yılında Diyarbakır’da gözaltına alındıktan sonra ‘kimliği meçhul kişi’ olarak gömülen Fahriye Mordeniz’i 

* 1997 yılında Diyarbakır-Kulp yolunda kaçırıldıktan sonra kendisinden bir daha haber alınamayan Zozan Eren’i

* 1998 yılında İzmir-Çeşme’de gözaltına alındıktan sonra kendisinden bir daha haber alınamayan Neslihan Uslu’yu 

* 1998 yılında Hizbullah tarafından kaçırıldıktan sonra işkenceyle öldürülen Konca Kuriş’i unutmadık.

Gözaltında kaybetmeler insanlığa karşı suçtur.”

 Açıklama, meydana karanfillerin bırakılmasıyla son buldu.