GÖRÜNTÜLÜ

Komisyonda söz alan isimler: Sayın Öcalan komisyonda dinlenmeli

Meclis’te kurulan komisyona ilişkin görüşlerini paylaşan İHD Amed Şube Başkanı Ercan Yılmaz ve Barış Annesi Nezahat Teke, sürecin güvenilirliği için hem ana dil ve kimlik taleplerinin hem de Önder Apo’nun rolünün önemine dikkat çekti.

KOMİSYON TARTIŞMALARI

Önder Apo’nun 27 Şubat’ta yaptığı çağrının ardından Meclis’te kurulan "Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu" çalışmalarını sürdürüyor. Halkı dinlemeye başlayan komisyon, geçtiğimiz günlerde Cumartesi Anneleri/İnsanları, Barış Anneleri ve İHD üyelerini dinledi. Komisyonda yıllardır maruz kaldıkları ihlalleri, kayıpları ve mücadelelerini anlatan kişiler, barışın toplumsallaşması vurgusunu sık sık yineledi.

Komisyona konuşan isimler, gerekli somut adımların hızla atılması çağrısında bulunarak, "Masanın bir tarafı olan Sayın Öcalan'ın komisyonda konuşması gerektiği" vurguladı.

Komisyona katılan Barış Annesi Nezahat Teke, ilk olarak Meclis’te Kürtçe konuşma taleplerinin Numan Kurtulmuş tarafından reddine tepki gösterdi. Barış ve çözüm talep eden kesimin, öncelikle ana dille barışması ve bunu inkâr etmemesi gerektiğini vurgulayan Nezahat Teke, ana dillerini her alanda konuşmaya devam edeceklerini ifade etti.


Bu durumun kabul edilemez olduğunu belirten Nezahat Teke, "Bu süreç samimiyetle ve içten yürütülmeli. İnkâr kimseye fayda getirmez" dedi.

'ANA DİLİMİZLE BARIŞSINLAR'

Meclis’te Kürtçe konuşmalarının engellendiğini dile getiren Nezahat Teke, şunları aktardı:

“Ben Kürtçe konuşmak için hazırlanmıştım. Biz hiçbir dile karşı değiliz, ama kendi ana dilimizde kendimizi daha iyi ifade ederdik. Dilimizi yasaklayanlara karşı her zaman tepki gösteririm. Bugün çözüm ve barış için bir komisyon kuruluyorsa ve burada Kürt sorunu konuşuluyorsa, bunun içinde ana dil ve kültür de vardır. Dil ve kimlik yok sayılırsa, bu komisyonun samimiyeti ve güvenilirliği sorgulanır.”

'SAVAŞ UÇAKLARI İLE UYANIYORUZ'

Nezahat Teke, barış annelerinin her koşulda barışın yanında olduğunu vurgulayarak şöyle devam etti: “Biz oradaydık çünkü başka anneler ağlamasın istiyoruz. Dün Süleymaniye’deydik, bugün Ankara’dayız. Bu sorunun bir an önce çözülmesini talep ediyoruz. Ancak hâlâ her sabah savaş uçaklarının sesleriyle uyanıyoruz.”

'SAYIN ÖCALAN KOMİSYONDA YER ALMALI'

Sürecin ilerleyebilmesi için Önder Apo’nun muhatap alınması gerektiğinin altını çizen Nezahat Teke, “Bugün barışın mimarı Sayın Öcalan’dır. İnsanlar sürecin yeniden aynı şekilde başlamasını bekliyor. Sekiz ay geçti, hâlâ somut bir adım atılmadı. Sayın Öcalan’ın bu komisyonda konuşması ve muhatap olarak yer alması gerekiyor” dedi.

Komisyona katılan İnsan Hakları Derneği (İHD) Amed Şube Başkanı Ercan Yılmaz ise komisyonu her anlamda önemli bulduklarını ifade etti. Yılmaz, sürece yalnızca iktidar partisi ve ortaklarının değil, tüm siyasi partilerin ve sivil toplum örgütlerinin katılımının önemli olduğunu vurguladı.


“İYİ Parti dışında bütün partiler temsilci verdi. Bu açıdan süreci önemsiyoruz. Komisyon hem bizim hem de Cumartesi İnsanları, Barış Anneleri ve diğer sivil toplum örgütlerinin sunduğu önerileri dikkatle dinledi. Görüşmenin olumlu geçtiğini söyleyebilirim” dedi.

'İHLALLER SONA ERMELİ'

Yılmaz, PKK’nin başlattığı silahsızlanma sürecine dikkat çekerek, toplumsal entegrasyonun sağlanması için yasal düzenlemelerin acilen hayata geçirilmesi gerektiğini söyledi: “Silahların bırakılmasının ardından, topluma dönüşü kolaylaştıracak entegrasyon yasalarının çıkarılması gerekiyor. Cumhuriyet’in kuruluşundan bugüne devam eden bazı meseleler hala çözülemedi. Şeyh Said, Seyit Rıza ve Said-i Nursi’nin mezar yerlerinin tespit edilerek ailelerine teslim edilmesi, sürece olan güveni artıracaktır.”

Yılmaz, ayrıca Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) kararlarının ivedilikle uygulanmasının zorunlu olduğunu vurguladı.

'HAKİKAT KOMİSYONU KURULMALI'

Cezaevlerinde ciddi bir insan hakları krizinin yaşandığını dile getiren Yılmaz, “İdare ve Gözlem Kurulları aracılığıyla mahpusların cezaları fiilen uzatılıyor. Hasta mahpusların koşulları, infaz yasasındaki eşitsizlikler ve Terörle Mücadele Yasası’ndaki ayrımcı uygulamalar derhal sona erdirilmeli. Hakikat komisyonları kurulmalı. Bugün Türkiye’de açılmamış yaklaşık 303 toplu mezar bulunuyor. Buralarda 4 bine yakın insanın naaşı olduğu tahmin ediliyor. Bu mezarların uluslararası protokollere uygun biçimde açılması, delillerin toplanması ve etkin soruşturmalar yürütülmesi gerekiyor” diye konuştu.

'SÜREÇ TOPLUMSALLAŞMALI'

Silahların susmasının tek başına yeterli olmadığını belirten Ercan Yılmaz, “Toplum bu sürecin bir parçası haline gelmeli. Yaşanan travmalarla yüzleşilmeli, resmi özür ve tazmin süreci başlatılmalı. Komisyon bu noktada kurulmakta geç bile kaldı. Keşke çok daha önce kurulmuş olsaydı ve 11 Temmuz’daki silah bırakma törenine katılsaydı. Ayrıca meselenin tarafı olan Sayın Öcalan ve PKK üyelerinin de dinlenmesi gerekirdi” ifadelerini kullandı.