Korkmaz: Kanal İstanbul projesiyle Körfez sermayesi hedefleniyor

‘Kanal İstanbul’un bir rant projesi olduğunu belirten Şahintepe Barınma Meclisi’nden Korkmaz Aslan, bu projeyle Körfez sermayesinin Türkiye’ye getirilmesinin hedeflendiğine dikkat çekti.

KANAL İSTANBUL

Kanal İstanbul projesi, özellikle İstanbul’un ekosistemi ve yerleşim alanları üzerinde yaratacağı tahribat nedeniyle kamuoyunda tartışılmaya devam ediyor. Proje, özellikle bölge halkı ve sivil toplum örgütleri tarafından yoğun tepkiyle karşılanırken, iktidar kanadı projeye ilişkin adımlarını sürdürüyor.

Son olarak, Kanal İstanbul güzergahı çevresinde kurulması planlanan “Yenişehir” rezerv yapı alanına yeni imar planları ve uygulama değişiklikleri ilgili bakanlık tarafından onaylanarak yürürlüğe girdi. Şubat ayının ilk haftasında art arda yayımlanan ilan ve duyurulara göre, Arnavutköy ilçesinin farklı noktalarında toplam 400 bin metrekareyi aşan alanın imar statüsü yeniden düzenlendi.

Öte yandan, proje alanı içinde yer alan Şahintepe’de barınma hakkı mücadelesi yürüten Şahintepe Barınma Meclisi de çalışmalarını sürdürüyor. Meclis, yürüttükleri mücadeleyi konu alan bir belgesel çekti. Belgeselin kısa bir süre içinde izleyiciyle buluşması bekleniyor.

Kanal İstanbul proje alanında uzun süredir faaliyet gösteren Şahintepe Barınma Meclisi’nden Korkmaz Aslan, bakanlığın son kararını ve bölgedeki gelişmeleri ANF’ye değerlendirdi.

Yapılmak istenenin bir rant projesi olduğunu ve Körfez sermayesinin Türkiye’ye getirilmesinin hedeflendiğine işaret eden Korkmaz Aslan, şunları söyledi: “İstanbul’un kuzeyinde yer alan tarım alanları ve yeşil alanlar imara açılarak kentin kuzeyinde yeni bir şehir kurulmak isteniyor. Kanal İstanbul projesi güzergahının ve İstanbul Havalimanı’nın iki ayrı ucunda yer alan ‘Yenişehir’ dedikleri rant planının finans kaynağının özellikle Körfez sermayesi olması hedefleniyor. Kanal İstanbul Projesi’nin çevreye, tarım alanlarına, hatta Marmara Denizi’ne vereceği zararlar kamuoyunun malumu zaten. 

Kanal İstanbul projesi an itibarıyla İstanbul'un kuzeyinde yaşayan yoksul mahallelerin yaşam alanlarını da tehdit ediyor ve sürgün politikaları devreye sokuluyor.  Körfez sermayesini finanse etmek için yeni rant planlarına ihtiyaçları var.”

İktidarın yaklaşık yirmi yıldır inşaat sektörünü ülke ekonomisinin lokomotifi olarak konumlandırdığını belirten Aslan, ‘Beşli çete’ olarak bilinen yandaş firmalara kaynak aktarımında ısrarcı olunduğuna dikkat çekerek sözlerini şöyle sürdürdü: “Şahintepe'nin de içerisinde yer aldığı çok sayıda mahallede, Kanal İstanbul projesi gerekçesiyle 2012 yılında rezerv alan kararları alınmış. Ülkedeki ilk rezerv alan kararları bu bölgede alınmış olmasına rağmen, bu mahallelerde yaklaşık on yıl boyunca bu konuda herhangi bir karşı koyuş, itiraz ya da açılan dava olmamış. Sadece bölge halkı değil, kent ve ekoloji mücadelesi sürdüren kişi ve inisiyatifler de dava açmamış.

2022’nin başında pandemi sürerken, yeni bir imar uygulaması marifetiyle Başakşehir ve Arnavutköy'de rezerv alan ilan edilen mahallelerde yer alan binlerce parseldeki taşınmazlar, üzerinde ev olup olmadığına bakılmaksızın 25-35 kilometre mesafedeki Arnavutköy Hacımaşlı semtine taşınıyor.”

‘KANAL İSTANBUL İÇİN YÜZLERCE İPTAL DAVASI AÇILDI’

Kanal İstanbul projesine ilişkin uzun süre hiçbir kurum ve örgüt tarafından dava açılmadığını aktaran Aslan, yargı sürecine ilişkin şunları ifade etti: “On yıl önceki rezerv alan kararları sonrasında, Kanal İstanbul projesinin bölgede yaşayan binlerce insanın yaşamına doğrudan müdahale anlamına geldiği anlaşılmış oluyor. Bunun üzerine Avukat Can Atalay ve Sosyal Haklar Derneği'nden diğer hukukçuların öncülüğünde yüzlerce iptal davası açılıyor. Açılmış olan davalarda verilmiş olan ‘karar verilmesine yer olmadığına’ ilişkin kararlar sonrasında, Bakanlık her ne kadar imar uygulamasını geri almamış olsa da ‘Hacımaşlı Sürgünü’ olarak ifade edilen imar uygulamasını tapuda tescil edemiyor. Hacımaşlı sürgününü en azından şimdilik engellemek, Şahintepe'de ilk kazanım olarak kayda geçmiş oluyor.

2022 Haziran ayından itibaren, 2023 yılı boyunca Başakşehir Belediye Meclisi toplantılarında alınmış olan yetki devri konulu kararların hemen hemen tamamı, açılmış olan davalar sonucunda iptal ediliyor ve Kanal İstanbul güzergahında inşa edilmeye çalışılan konut projeleri akamete uğratılmış oluyor. Aynı zamanda, 2020 yılında Şahintepe ve Sonevler imar uygulamalarının iptali istemiyle açılmış olan davalar sonucunda 2020 yılındaki imar uygulamaları da mahkeme kararlarıyla iptal ediliyor.

2024 yılında Bakanlık ve belediye Sonevler bölgesinde harekete geçiyor. 2024 yılında Başakşehir Belediye Meclisi’nde Kanal İstanbul güzergahında yer alan adalarla ilgili alınan iki ayrı karar da mahkeme kararlarıyla iptal ediliyor.”

Bahçeşehirliler Derneği (BADER) tarafından açılan iki ayrı davadaya da değinen Aslan, BADER’in açmış olduğu iki ayrı davada, ilk olarak bölgenin planları iptal edildi; devamında ise diğer davada rezerv alan kararlarının tamamının yürütmesi durduruldu. Geçtiğimiz günlerde üç ayrı bölgenin planı ve imar uygulaması yeniden askıya çıkarıldı. Bakanlık ise her zaman olduğu gibi mahkeme kararlarının arkasından dolanarak hukuka aykırı uygulamalarında ısrar etmekte” diye konuştu.

‘MART VE NİSAN AYLARINDA EYLEMLER ORGANİZE EDECEĞİZ

Bölgede iki ayrı mahallede barınma hakkı mücadelesinin sürdüğünü, Barınma Hakkı Meclislerinin çalışmalarına devam ettiğini belirten Korkmaz Aslan, mücadelelerinin süreceğini vurgulayarak şöyle konuştu:

“Bölgede iki ayrı mahallede barınma hakkı mücadelesi sürdüren iki ayrı Barınma Hakkı Meclisi çalışmalarına devam ediyor; Başakşehir Şahintepe Barınma Hakkı Meclisi ve Arnavutköy İmrahor Barınma Hakkı Meclisi. Şahintepe'de açılan davalar sayesinde Bakanlık ve belediye durduruldu; ama yeni imar planları ve imar uygulamalarıyla saldırıların yeniden başlatılacağı öngörülüyor. Bunun için mahallede geçtiğimiz hafta ‘Rant için değil, halk için imar ve borçsuz yerinde dönüşüm İstiyoruz’ isimli bir kampanya başlatıldı.

İmrahor Mahallesi de İstanbul Havalimanı’na komşu bir mahalle. Bu mahallede de 2023 yılında askıya çıkarılarak tapuda tescil adilmiş olan imar uygulamasına karşı açılmış iki yüze yakın dava mevcut. Bu davaların bir kısmından olumlu, büyük kısmından ise olumsuz kararlar geliyor. İmrahor Mahallesi'nde halk toplantıları devam ederken, mart ve nisan aylarında belediye önünde ve mahallede eylemler organize edilecek.”