Demokratik Alevi Federasyonu’na (FEDA) bağlı Leverkusen Dergâhı’nda düzenlenen aşure etkinliğinde, Çorum, Maraş, Sivas ve Dersim katliamlarında yaşamını yitiren canlar anıldı. Anmanın ardından Pir Hüseyin’in çerağ uyandırması ve lokma duasıyla aşure lokmaları canlarla pay edildi.
Etkinlikte konuşan Demokratik Alevi Federasyonu Eş Başkanı Şahin Polat, aşurenin Alevi inancının en kadim geleneklerinden biri olduğunu belirterek, aşureyi oluşturan on iki farklı malzemenin kendi rengini ve tadını kaybetmeden aynı kazanda uyum içinde pişerek ortak bir lezzete dönüştüğünü ifade etti.
Polat, bu anlayışın Alevilikteki “binbir sürek, bir yol” felsefesini yansıttığını belirterek, farklı inançların, kültürlerin ve kimliklerin eşitlik, rızalık ve ortak yaşam temelinde bir arada var olabileceğini vurguladı.
‘KERBELA DİRENİŞİN SİMGESİDİR’
Kerbela’nın yalnızca tarihsel bir olay değil, günümüzde de zulme, baskıya ve adaletsizliğe karşı direnişin simgesi olduğunu ifade eden Polat, bugün Ortadoğu’da ve dünyanın birçok bölgesinde halkların savaşlarla karşı karşıya bırakıldığını söyledi. Buna karşı halkların birlikte yaşamı, dayanışması ve barışı büyütmesinin tarihsel bir sorumluluk olduğunu dile getirdi.
‘KALICI BARIŞ DEMOKRATİK ZEMİNLE SAĞLANIR’
Konuşmasında Türkiye’de devam eden Barış ve Demokratik Toplum Çağrısı sürecine de değinen Polat, bu sürecin başarısının ancak toplumun tüm kesimlerinin aktif katılımı ve sahiplenmesiyle mümkün olacağını belirtti.
İdeolojik, etnik ve inançsal farklılıklar nedeniyle uygulanan ötekileştirme politikalarına son verilmesi gerektiğini ifade eden Polat, kalıcı barışın ancak toplumun bütün kesimlerinin rızalığını esas alan demokratik ve hukuki bir zeminin oluşturulmasıyla sağlanabileceğini vurguladı.
Etkinlik, anma programının ardından aşure lokmalarının paylaşılması ve birlik, dayanışma ile ortak yaşam mesajlarının yinelenmesiyle sona erdi.