AKP'li Kiremitçilere ait Özşen Madencilik'te dayatılan kölece çalışma koşullarına, ücret gasplarına ve tazminatsız işten çıkarma hukuksuzluğuna karşı Bağımsız Maden-İş öncülüğünde yeraltı ve yerüstünde direnen maden işçileri ve ailelerine silahla ateş açarak gözdağı vermeye çalışan holdingçi çeteler, İstanbul Kadıköy'de protesto edildi. Bağımsız Maden-İş’in çağrısıyla gerçekleşen protestoya çok sayıda siyasi parti, sendika ve demokratik kitle örgütü temsilcisi katıldı. Eylemde, “Madencilere sıkılan kurşun, hepimize sıkılmıştır” yazılı pankart açıldı ve sık sık, “Direne direne kazanacağız”, “Bağımsız Maden-İş yalnız değildir”, “Silah sıktın suçlusun, madenciye borçlusun” sloganları atıldı.
‘YERALTINDA DİRENEN MADENCİLERİN AÇLIK GREVİ 62. SAATİNDE’
Bağımsız Maden-İş adına açıklamayı okuyan Lütfi Sabri Batı, dün Edirne Uzunköprü’de, Kiremitçiler Grup’a bağlı Özşen Madencilik önünde 26 gündür sürdürdükleri direnişe patron Bekir Kiremitçi’nin tetikçileri tarafından silahlı saldırı gerçekleştirildiğini hatırlatarak sözlerine başladı. Maaşları ve ek mesai ücretleri gasp edilen, tazminatsız bir şekilde işten atılan 21 maden işçisinin işe iade talebiyle sendikanın öncülüğünde üretimi durdurduğunu ve direnişe başladığını belirten Batı, yaşanan süreci şöyle anlattı: “O günden bugüne işveren tarafı ile yapılan görüşmelerde patron ve vekilleri sözlü olarak talepleri kabul etse de hiçbir şekilde yazılı bir anlaşmaya imza atmaya yanaşmamış ve işçilerle sendika arasında bir fark, bir ayrım varmış gibi sendikamızı devre dışı bırakmaya çalışmış, hala da çalışmaktadır. Bu durum doğal olarak madenciler nezdinde ciddi bir güvensizlik yaratmış, bu sebeple sendikasız hiçbir anlaşmaya varılmayacağını madenci arkadaşlarımız defalarca dile getirmiştir. Patron Bekir Kiremitçi’nin türlü ayak oyunlarıyla müzakere kapılarını kapatması, işçilerin aklıyla dalga geçmesi üzerine madenciler geçtiğimiz cumartesi sabahı saat 05.00’te kendilerini madenin içerisine kapatmış ve açlık grevine başlamışlardır. Şu an itibarıyla açlık grevinin 62. saatindeyiz” dedi.
‘ATEŞ EDENLERDEN BİRİSİ PATRON BEKİR KİREMİTÇİ’NİN ŞOFÖRÜYDÜ’
14 Haziran’da yaşanan silahlı saldırının gelişme şeklini anlatan Batı, “Kendilerini yeraltına kapatan işçiler ile yerüstünde kalan işçilerin arasındaki iletişimin patron tarafından kesilmesi üzerine, işçilerin aileleri durumu öğrenmek üzere idari binaya yöneldiği sırada işçi ailelerinin üzerine iki ayrı silahtan üç defa ateş edilmiştir. Ateş edenlerden birisi Bekir Kiremitçi’nin şoförüdür. Bu saldırı sadece direnişe devam eden işçilere, çocuklarına, eşlerine, ailelerine ve sendikanın örgütlenme uzmanlarına karşı değil; tüm madencilere, tüm işçi sınıfına ve emekçi halka gerçekleştirilmiştir. Bu saldırının hemen ardından, idari binadan çıkan ve ne madenciler ne de aileleri tarafından daha önce görülmemiş 15-20 kişi tarafından madencilere ve sendika örgütlenme uzmanlarına karşı yeni bir saldırı gerçekleştirilmiştir. Tüm bunlar günlerdir direnişi bastırmaya çalışan jandarma ve polisin gözleri önünde olmuştur” diye konuştu.
‘SİLAHLI SALDIRIYI GERÇEKLEŞTİRENLERİN GÜÇLERİNİ NEREDEN ALDIKLARI AÇIK’
Bu silahlı saldırıyı gerçekleştirenlerin güçlerini nereden aldıklarının açık olduğunu vurgulayan Batı, işveren Bekir Kiremitçi’nin bir dönem AKP ilçe başkan yardımcılığı yaptığına, bir önceki işveren olan babası Nuhil Kiremitçi’nin de bir dönem AKP belediye başkanlığı görevinde bulunduğuna dikkat çekti. Bu makamlarda bulunmalarını gerektirmeyecek şekilde devletin her kademesinden siyasetçilerle ilişkilerinin aşikâr olduğunu kaydeden Batı, “Uzunköprü Kaymakamlığı ve Edirne Valiliği aleni bir şekilde patronun yanında, işçilerin karşısında tavır alıyor; işçilere eylemin kanunsuz olduğunu söyleyerek direnişi bastırmaya çalışıyor. Oysa burada kanunsuz olan şey madencilerin şubat ayından beri maaş alamamasıdır, bir yıldır mesai ücretlerine çökülmesidir, madencilere yönelen üç kurşundur, havzada kimsenin tanımadığı 15-20 kişilik çetelerin saldırısıdır” tepkisinde bulundu.
‘İKİ GÜN İÇİNDE ÇÖZÜM SAĞLANMAZSA MADENE EL KOYACAĞIZ!’
Tüm bu saldırılara rağmen Özşen maden işçisinin disiplinli ve saygın bir şekilde çözüm çağrılarında bulunmaya devam ettiğini dile getiren Batı, şu uyarıda bulundu, “İki gün içinde çözüm sağlanmazsa madene el koyacağımızı, üreten madenciler olarak madeni kendimizin yöneteceğini duyurduk. Asgari ücrete mahkûm edildiğimiz, yoksullaştırıldığımız, her gün iş cinayetlerinde öldürüldüğümüz, çalışıp paramızı alamadığımız bu düzen; kaderlerimizin holdinglerin, patronların insafına terk edilemeyeceğinin kanıtıdır. Her şeyi üreten işçiler olarak kendi işyerlerimizi, kendi sendikalarımızı, kendi ülkemizi, kendi hayatlarımızı yönetebileceğimizi biliyor, mücadelemizi bu doğrultuda büyütüyoruz. O yüzden bugün Özşen madencisinin karşısına kanunla, kitapla gelip patronların sözcülüğünü yapan mülki amirlerin sözleri boştur. Kanunsuz olanın ne olduğunu gayet iyi biliyor ve 27 gündür bunları anlatıyoruz. Bu ülkede milyonlarca işçi aynı kaderi paylaşıyoruz. Kölelik şartlarında çalışıp paramızı alamıyor, tehdide, baskıya, mobbinge maruz kalıyoruz. Her yıl iki bin işçi iş cinayetlerinde öldürülüyor. Sesimizi çıkarmak istediğimizde kanunla korkutuluyor, terbiye edilmeye çalışılıyoruz. Tekrar ve tekrar söylüyoruz; kanunsuz olan holding düzenidir. Kanunsuz olan, bizden çalıp biriktirdiğiniz servetiniz ve sermayenizdir. Özşen madencilerinin mücadelesi, direnişi bu ülkenin milyonlarca emekçisinin gözünde meşrudur, öğreticidir.”