Son süreçte güncel olayların yaşandığı ve saldırıların devam ettiği Kuzey ve Doğu Suriye'den yeni anlaşma haberi geldi. QSD Basın Merkezi, QSD Genel Komutan Mazlum Ebdî ile Rojava Özerk Yönetimi Dış İlişkiler Dairesi Eş Başkanı Îlham Ehmed'in Şam’da Suriye yönetimini temsilen Şara ile yaptığı görüşmede anlaşmaya varıldığını açıkladı. Birçok maddenin yer aldığı anlaşmada askeri ve güvenlik güçlerinin yeniden konumlandırılmasını, Özerk Yönetim kurumlarının Suriye devleti bünyesine entegrasyonunu, Kürt halkının sivil ve eğitsel haklarının güvence altına alınmasını ve yerinden edilmiş kişilerin evlerine dönüşünü kapsadığı belirtildi.
Anlaşmayı ve Türkiye'de devam eden sürece etkilerine dair değerlendirmede bulunan Halkların Demokratik Eş Sözcüsü Meral Danış Beştaş, yapılan anlaşmanın değerli olduğunu ve diyalog zemininin devam etmesi gerektiğini ifade etti. Devam eden saldırıların ve ablukanın durdurulması gerektiğini belirten Beştaş anlaşmayı, "Bu anlaşma kendiliğinden ortaya çıkmış değildir; çok uzun yıllara dayanan bir mücadele, direniş ve tarihsel bir arka planın ürünüdür. Bu gerçekliği göz ardı etmemek gerekir. Neticede bu anlaşmayla birlikte insanların yaşam hakkı güvence altına alınmaktadır ki bu son derece önemli ve kıymetli bir gelişmedir" sözleri ile yorumladı.
'BARIŞ MASASI HERKESE KAZANDIRIR'
Barışın kazandırdığı gerçekliği ile kurulan masanın bütün halklar açısından önemli olduğunu vurgulayan Beştaş, "Bizler, halkların bir arada özgür yaşamını savunanlar olarak, diyalogun, müzakerenin, ortaklaşmanın ve halkların onurlu bir şekilde masada yer almasının önemini her zaman vurguladık. Bu anlaşma da bu yaklaşımın bir kez daha somutlaştığını göstermektedir. Elbette Rojava ve Suriye özelinde tartışılması gereken pek çok boyut bulunmaktadır. Ancak meseleye şu açıdan da bakmak mümkündür: Bu masa, herkesin kazanabileceği bir masadır. Bizim temel yaklaşımımız, barışın kazandırdığı; savaşın ise kaybettirdiği gerçeğidir. Bu bir realitedir ve hepimiz bunu biliyoruz" dedi.
'MASADAN ÇIKAN SONUCUN ARKA OLANI GÜÇLÜ SAHİPLENMEDİR'
Saldırılarla açığa çıkan ulusal birlik ve bilincin önemine de dikkat çeken Beştaş, Kürdistan'da ve dünyada açığa çıkan tepkisellikle bu diyalog zemininin oluştuğunun altını çizdi. Beştaş konuşmasının devamında şunlara yer verdi: "Bu süreçte Kürt halkı, dünyanın her yerinde olduğu gibi Türkiye’de ve Kürdistan’ın tüm parçalarında emsalsiz bir sahiplenme ortaya koymuştur. Oldukça güçlü bir direniş sergilenmiş; halkların birlikteliği, Kürt halkının birlik ve ittifak duygusu tüm dünyaya yansıtılmıştır. Aslında bu masadan böyle bir sonucun çıkmasının en önemli arka planlarından biri de bu güçlü sahiplenmedir. Öyle bir sahiplenme ki, hiçbir dünya devleti bunu görmedim ya da duymadım diyemez. Kürt halkının başka halkların haklarına saldırmayan, yalnızca kendi haklarını ve tüm halkların ortak yaşamını savunan bir duruş sergilemesi bu anlaşmayı ayrıca değerli kılmaktadır. Bu süreci mutlak bir zafer ya da yenilgi olarak görmekten ziyade, bundan sonrasını nasıl öreceğimiz esas meseledir. Bu sahiplenmenin, ittifakın ve birlikteliğin devamlılığı büyük önem taşımaktadır."
'KÜRT HALKI KAZANIRSA SURİYE HALKLARI DA KAZANIR'
Demokratik entegrasyona dikkat çeken Beştaş, "Yine demokratik entegrasyonu savunduğumuzu ifade etmek isterim. Nasıl demokratik bir Türkiye’yi savunuyorsak, demokratik bir Suriye’yi de savunuyoruz. Burada gözden kaçan önemli bir ayrıntı bulunmaktadır: Bu süreç tek taraflı bir entegrasyon değildir.
Yalnızca SDG ya da Kürtlerin bir yapıya entegre olması söz konusu değildir; Şam hükümeti ile SDG arasında karşılıklı bir demokratik entegrasyon süreci söz konusudur. Bu önemli bir bağlamdır. Silahların sustuğu bir ortamda siyaset ve müzakere çok daha güçlü bir zemin kazanacaktır. Önümüzdeki süreçte bu çerçevenin içeriği daha fazla tartışılacak, ayrıntılar müzakereyle şekillenecektir. Bu metni, asgari bir uzlaşma ve diyalog zeminini sürdürülebilir kılan bir çerçeve olarak değerlendiriyorum" sözlerini kullandı.
'DİYALOG ZEMİNİNİN KORUNMASI GEREKİYOR'
"Bu metin aynı zamanda karşılıklı demokratik entegrasyona geçişi ifade etmektedir" diyen Beştaş, "Elbette bu bir günde tamamlanacak bir süreç değildir; adım adım ilerleyecek ve zamanla derinleşecektir. Günlerdir, başta Kürt halkı olmak üzere insanlıktan yana olan herkesin büyük bir kaygı ve endişe içinde olduğunu biliyoruz. Bu uzlaşı, en azından diyalogun başladığını ve sürdüğünü göstermesi bakımından son derece önemlidir. Diyalog zemininin ve masanın korunması büyük önem taşımaktadır. Uzlaşma metninde yerel demokrasinin güçlendirilmesi ve merkezle ilişkilerin demokratik bir zeminde sürdürülmesi gibi önemli başlıklar yer almaktadır. Bunlar önümüzdeki süreçte daha fazla tartışılacaktır" açıklamasında bulundu.
'ANLAŞMA TÜRKİYE'DE Kİ SÜRECİ HIZLANDIRACAK'
Demokratik bütünleşmenin değerinin önümüzdeki süreçte daha net görüleceğini vurgulayan Beştaş, Kürt halkının kazanmasının, Suriye’nin ve Suriye’de yaşayan tüm halkların kazanması anlamına geldiğin altını çizdi. Bu anlaşmanın Türkiye'de devam eden barış sürecine de olumlu etki edeceğini aktaran Beştaş son olarak şunları söyledi: "Türkiye’deki sürece baktığımızda da, Suriye’de kurulan bu masanın Türkiye’yi olumlu yönde etkileyeceğini düşünüyorum. Bu sürecin Türkiye’den ve uluslararası dengelerden bağımsız olduğunu söylemek mümkün değildir. Suriye’de diyalog kurulmadan Türkiye’de sağlıklı bir barış sürecinin ilerlemesi zaten mümkün olmuyordu. Tersinden bakıldığında ise burada kurulan masanın Türkiye’deki süreci hızlandıracağı kanaatindeyim. Elbette bu, yalnızca beklemekle değil; çalışarak, mücadele ederek ve süreci sahiplenerek mümkün olacaktır."