Önder Apo’nun öncülüğünü yaptığı “Barış ve Demokratik Toplum” sürecine uluslararası alandan destekler gelmeye devam ediyor. Kürt meselesini sık sık Birleşmiş Milletler gündemine taşıyan Irkçılığa Karşı Halklar Arası Dayanışma Hareketi (MRAP) BM Daimi Temsilcisi Gianfranco Fattorini, konuya ilişkin ANF’ye değerlendirmelerde bulundu.
Türkiye’de yürütülen sürecin, ülkedeki toplumsal barış açısından kritik bir fırsat sunduğunu ifade eden Fattorini, kalıcı barışın sağlanması için güvenlikçi politikalardan çıkılarak sorunun kök nedenleriyle yüzleşilmesi gerektiğini vurguladı.
Sürecin dikkatle takip edilmesi gerektiğini belirten Fattorini, “Türkiye’deki süreç, nihayet toplumsal barışa ulaşmak için son derece ilginç ve vazgeçilmez bir süreçtir. Ancak sürecin bu ilk aşamasında -sivil toplumun ve siyasi aktörlerin dinlendiği aşamada- parlamento komisyonunun raporuna baktığımızda hâlâ terörle mücadeleye odaklanan bir yaklaşımın sürdüğünü görüyoruz” dedi.
Türkiye’de son elli yılda yaşananların arka planında azınlık haklarına yönelik yaklaşımın bulunduğunu ifade eden Fattorini, özellikle Kürt halkının haklarının tanınmamasının sorunun merkezinde yer aldığını dile getirdi.
“Türkiye’de son elli yılda ve daha uzun sürede yaşanan her şeyin, ülkedeki azınlıklara saygı gösterilmemesinin bir sonucu olduğunu çok iyi biliyoruz” diyen Fattorini, özellikle Kürt halkının haklarına, kültürüne ve diline saygı gösterilmemesinin çatışmaları derinleştirdiğini kaydetti.
‘TÜRKİYE’DE GÜÇLÜ BİR İRADE GÖSTERGESİ YOK’
Yaşanan çatışmaların ağır insani sonuçlar doğurduğunu belirten Fattorini, şunları söyledi: “On binlerce sivilin öldürüldüğü bir durumda tepkinin ortaya çıkması anlaşılabilir bir durumdur. Hiç kimse aynı ülke içinde savaş istemez. Bu nedenle barış yönündeki bu süreç memnuniyetle karşılanmalıdır. Şiddetin bu biçimde ortaya çıkmasının nedenleriyle ve kökleriyle yüzleşmek gerekir. Ne yazık ki barışçıl sürecin bu ilk aşamasında Türkiye devletinin mevcut durumdaki sorumluluklarını kabul etmeye yönelik güçlü bir irade gördüğümüzü söyleyemeyiz. Yine de sürecin ilerlemesi gerekir.”
‘ÖCALAN SÜRECE DOĞRUDAN DAHİL OLMALI’
Önder Apo’nun sürece doğrudan dahil olmasının önemli olduğunu vurgulayan Fattorini, uluslararası örnekleri hatırlattı. Güney Afrika’daki sürece dikkat çeken Fattorini, şunları söyledi: “Örneğin Nelson Mandela da Güney Afrika’daki barış sürecine aktif şekilde katılmıştı ve bu katılım doğrudandı. Mandela neredeyse yarı özgürlük koşullarında müzakere masasında yer alıyordu. Temenni edilmesi gereken şey, Türk yetkililerin Sayın Öcalan’ı kişiliğine daha saygılı bir çerçevede başka bir yere nakletmeyi kabul etmeleridir.”
‘ULUSLARARASI TOPLUM ROL ALMALI’
MRAP olarak Birleşmiş Milletler’de çeşitli girişimlerde bulunduklarını belirten Gianfranco Fattorini, Türkiye’deki duruma ilişkin uluslararası farkındalık yaratmaya çalıştıklarına dikkat çekerek şunları ifade etti: “Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Konseyi çerçevesinde yan etkinlikler ve konferanslar düzenliyoruz. Amacımız, Türkiye’de yaşananlar hakkında mümkün olan tüm gerçeği dile getirmek ve uluslararası toplumu, devletleri ve Birleşmiş Milletler’in insan haklarını koruma mekanizmalarını özellikle Kürt halkının durumuna ilişkin harekete geçmeye çağırmaktır.”